Sasa Polyester (SASA) İçin Gedik Yatırım’dan Kademeli Satış Yorumu
Gedik Yatırım, Sasa Polyester Sanayi A.Ş. (SASA) hisseleri üzerine yayımladığı bir değerlendirme raporuyla dikkat çekti. Şirket ziyareti sonrası hazırlanan analizde, SASA’nın güncel operasyonel gelişmeleri ve hisse senedinin potansiyel gelecek seyri hakkında önemli tespitlerde bulunuldu.
Raporda, şirketin geçmiş dönemdeki finansal zorluklarına değinilerek, PTA yatırımındaki gecikmeler ve küresel jeopolitik gelişmelerin (Ukrayna savaşı) net borç/FAVÖK oranını 2025 yıl sonunda 15,5x seviyesine taşıdığı belirtildi. Ancak, 2026 itibarıyla tablo önemli ölçüde değişti. İran’daki çatışmaların Uzak Doğu’dan gelen ham madde arzını sekteye uğratması ve aynı dönemde PTA tesisinin faaliyete geçmesiyle SASA, temel hammadde tedarikinde kendi kendine yeter hale geldi. Bu gelişmeler, şirketin FAVÖK’ünü 1Ç25‘teki 23 milyon dolardan 1Ç26‘da 70 milyon dolara yükseltirken, marjı da %8,4’ten %19,4’e taşıdı. Ayrıca, Ocak 2026‘da ihraç edilen paya dönüştürülebilir tahvillerin 412,6 milyon EUR‘luk kısmının hisseye dönüşümüyle, net borç/FAVÖK oranının Haziran sonu itibarıyla 10x‘e, yıl sonunda ise yaklaşık 8x‘e gerilemesi bekleniyor.
2026 yılında bir araya gelen yapısal rüzgarlar, SASA’nın rekabet gücünü artırdı. İran çatışması, Uzak Doğu kaynaklı arz kesintileriyle şirketin hem ihracat hem de yurt içi piyasalardaki konumunu güçlendirirken, maliyet artışlarının satış fiyatlarına yansıtılmasına olanak tanıdı. Avrupa Birliği ve Türkiye’nin Çin menşeli polyester ürünlerine uyguladığı anti-damping önlemleri de fiyatlama ortamına destek sağladı ve bu önlemlerin yıl boyunca etkisinin hissedilmesi öngörülüyor. EMEA bölgesinin en yüksek kapasiteli PTA tesisinin (1,75 milyon ton/yıl) faaliyete geçmesi, SASA’yı temel hammaddesinde kendi kendine yeter kılarken, aynı zamanda tedarik maliyetlerini, navlun giderlerini ve işletme sermayesi ihtiyacını da azaltıyor.
Kaldıraç azalmasının hızlandığı gözlemleniyor. FAVÖK’teki artış ve marj genişlemesiyle birlikte, Ocak-Mayıs 2026 döneminde satış hacmi ve gelir yıllık bazda sırasıyla %53 ve %55 arttı. Yönetim, önümüzdeki dönem için %16-20 FAVÖK marjı öngörüsüyle, yakın vadede büyük bir yatırım ihtiyacı bulunmadığını belirtiyor. Artan karlılık ve tahvil dönüşümüyle sağlanan borç azaltımı, kaldıraç oranının yıl boyunca gerilemeye devam edeceğini gösteriyor.
Şirketin uzun vadeli büyüme vizyonu kapsamında, Cumhurbaşkanlığı Özel Endüstri Bölgesi statüsündeki Yumurtalık/Adana’da yıllık 10 milyon ton kapasiteli bir kondensat rafinerisi ve petrokimya kompleksi kurulması planlanıyor. Bu yatırımın, net borç/FAVÖK oranının 3x‘e gerilemesi ve ortaklık anlaşmasının tamamlanmasının ardından başlatılması öngörülüyor. Yaklaşık 25 milyar dolarlık yatırımın fazlar halinde gerçekleştirilmesi ve stratejik ortaklarla paylaşılması planlanıyor.
Değerleme açısından mevcut durumun henüz cazip olmadığı belirtiliyor. Mayıs 2026 birim fiyat ve hacim trendlerinin yıl sonuna kadar sürmesi varsayımıyla hesaplanan 366 milyon ABD$ 2026T FAVÖK dikkate alındığında, hisse 15,2x 2026T FD/FAVÖK çarpanıyla işlem görüyor. Bu çarpanın mevcut seviyelerde cazip bir giriş noktası sunmadığına işaret ediliyor. Yatırım döngüsünün tamamlanması ve borç azaltma sürecinin netleşmesi operasyonel hikayeyi desteklese de, mevcut fiyat düzeyinde risk/getiri dengesinin yeterince cazip görünmediği vurgulanıyor. Bu durum, yatırımcıların Güncel Şirket Haberleri kategorisini yakından takip etmelerini gerektirebilir.
Finans Hattı Yorum:
Gedik Yatırım’ın SASA üzerine yaptığı bu detaylı analiz, şirketin finansal yapısındaki belirgin dönüşümü ve operasyonel iyileşmeleri net bir şekilde ortaya koyuyor. Özellikle PTA tesisinin faaliyete geçmesi ve küresel tedarik zincirindeki gelişmelerin yarattığı olumlu rüzgarlar, şirketin FAVÖK ve marjlarında kayda değer bir iyileşme sağladı. Bu durum, geçmişteki yüksek borçluluk oranlarının yönetilebilir seviyelere çekilmesi potansiyelini güçlendiriyor ve şirketin gelecekteki büyük ölçekli yatırım projeleri için zemin hazırlıyor.
Analizdeki “Değerleme henüz cazip değil” vurgusu, mevcut piyasa koşullarında hissenin potansiyel yukarı yönlü hareketinin sınırlı olabileceğine işaret ediyor. Yatırımcı sentimantı, şirketin operasyonel hikayesindeki ilerlemelerle desteklense de, değerleme çarpanlarının sunduğu risk primi, mevcut seviyelerde temkinli bir yaklaşımı gerektiriyor. Şirketin finansal sağlığındaki iyileşme ve stratejik yatırımları, uzun vadeli perspektifte olumlu olsa da, kısa ve orta vadede giriş noktası arayanlar için çarpanların daha makul seviyelere gelmesi beklenebilir. Teknik olarak, hissenin önemli direnç seviyeleriyle karşılaştığı gözlemlenebilir.
Yatırımcılar için “watch-out” noktası, planlanan devasa petrokimya kompleksinin finansmanının nasıl sağlanacağı ve stratejik ortaklıkların ne zaman netleşeceği olacaktır. Ayrıca, global jeopolitik risklerin ve emtia fiyatlarındaki olası dalgalanmaların şirketin operasyonları üzerindeki etkileri yakından takip edilmelidir. Mevcut değerleme çarpanları, kısa vadeli alım iştahını sınırlasa da, şirketin uzun vadeli büyüme potansiyeli ve finansal disiplinini sürdürmesi durumunda, gelecekteki fırsatlar için bir gözlem listesinde tutulması makul görünüyor.












