SASA ve İhlas sermaye tescil süreçlerini tamamlarken; Alarko GYO’dan %200 bedelli hamlesi, banka ve aracı kurumlardan ise 100 milyar TL’yi aşan borçlanma tavanı başvurusu geldi.
Borsa İstanbul’da 6-10 Temmuz 2026 haftası, halka açık şirketlerin finansal yapılarını güçlendirme ve borçlanma araçları yoluyla likidite sağlama hamlelerine sahne oldu. Sermaye Piyasası Kurulu’na (SPK) sunulan dosyalarda; yüksek oranlı bedelsiz sermaye artırımları, devasa borçlanma tavanı talepleri ve stratejik birleşme operasyonları ön plana çıktı. Özellikle finans sektöründeki dev borçlanma iştahı ve enerji şirketlerinin sermaye tahkimi, piyasanın 2026 ikinci yarı rotasını belirleyen ana unsurlar oldu.
1. Bedelli ve Bedelsiz Sermaye Artırımları: Özkaynak Tahkimi Hızlandı
Haftanın en dikkat çeken hamleleri, yatırımcıların portföylerini doğrudan etkileyecek sermaye operasyonlarından geldi:
Alarko GYO (ALGYO): Şirket, 10 milyar TL’lik kayıtlı tavanı dahilinde, sermayesini %200 oranında bedelli (nakden) artırarak 2,02 milyar TL’den 6,08 milyar TL’ye çıkarmak için izahname onayı istedi.
Durukan Şekerleme (DURKN): İç kaynaklardan karşılanmak üzere %666,04 oranında dev bir bedelsiz artırımla sermayesini 1,01 milyar TL’ye yükseltmek amacıyla SPK kapısını çaldı.
Baydöner (BYDNR): Tamamı iç kaynaklardan karşılanan %615 oranındaki bedelsiz sermaye artırım süreci için esas sözleşme tadili başvurusunu gerçekleştirdi.
İhlas Holding (IHLAS): 1,5 milyar TL’lik nakit girişinin tamamlanmasının ardından çıkarılmış sermayesini 3.000.000.000 TL’ye tescil ettirmek üzere son onay sürecine girdi.
2. Borçlanma Araçları: Finans Devlerinden Milyarlık Limit Talepleri
Yüksek faiz ortamında banka kredisine alternatif olarak sermaye piyasası araçlarına yönelen kurumlar dev limitler talep etti:
QNB Bank (QNBTR): Yurt içinde nitelikli yatırımcılara satılmak üzere tam 60.000.000.000 TL (60 Milyar TL) tutarında borçlanma aracı ihraç tavanı için başvuru yaptı.
Oyak Yatırım (OYYAT): Nitelikli yatırımcılar için 40.000.000.000 TL (40 Milyar TL) limitli borçlanma tavanı onayı istedi.
Gelecek Varlık (GLCVY): Alacak portföyü yatırımları için 15.000.000.000 TL borçlanma tavanı başvurusu gerçekleştirdi.
İnfo Yatırım (INFO): Toplamda 6.000.000.000 TL (5 milyar TL standart, 1 milyar TL yapılandırılmış) borçlanma aracı ihracı için düğmeye bastı.
Smart Güneş (SMRTG): 5 yıl vadeye kadar 4.000.000.000 TL limitli borçlanma aracı ihracı için izin istedi.
3. Stratejik Birleşme, Tahsisli Satışlar ve Pay Devirleri
Rönesans GYO (RGYAS): %100 bağlı ortaklığı Cevizli Gayrimenkul ile “Kolaylaştırılmış Usulde Birleşme” için SPK onayına başvurdu.
Balsu Gıda (BALSU): Mevcut ortakların rüçhan haklarını kısıtlayarak 4,64 milyar TL nakit girişli tahsisli sermaye artırımı dosyasını sundu.
Smart Güneş (SMRTG): Planlanan tahsisli sermaye artırımı için 7 Temmuz itibarıyla resmi müracaatını tamamladı.
Tera Yatırım (TERA): Şirket paylarında Gül Ayşe Çolak’tan Emre Tezmen’e yapılacak olan pay devri için kurul onayı bekliyor.
4. Teknik Güncellemeler ve İfa Sonrası Başvurular
Sasa Polyester (SASA): Paya dönüştürülebilir tahvillerin (PDT) hisseye çevrilmesi süreci sonrası, sermayesinin 52,5 milyar TL seviyesine güncellenmesi için esas sözleşme tadili başvurusu yaptı.
Soho Giyim (SOHOE): Halka arz sonrası artan sermayenin (306,7 milyon TL) esas sözleşmeye işlenmesi için SPK’ya müracaat etti.
Finans Hattı Yorum:
Borsa İstanbul şirketlerinin 6-10 Temmuz haftasındaki SPK mesaisi, Türkiye ekonomisinin içinde bulunduğu “yüksek finansman maliyeti” dönemine karşı geliştirilen en net savunma ve büyüme stratejisidir. Finansal analizimizde öne çıkan en kritik veri; QNB Bank, Oyak Yatırım ve Gelecek Varlık gibi kurumların toplamda 120 milyar TL’yi aşan borçlanma tavanı talepleridir. Bu durum, finansal kuruluşların banka kredileri yerine tahvil ve bono piyasası üzerinden doğrudan borçlanmayı “yeni normal” olarak kabul ettiklerini ve likiditeye erişim konusunda proaktif davrandıklarını gösteriyor.
Alarko GYO (ALGYO) tarafındaki %200 bedelli sermaye artırımı hamlesi, gayrimenkul sektöründeki dev projelerin finansmanı için özkaynak kullanımının ne denli hayati hale geldiğini kanıtlıyor. Şirketin projelerini banka borcuyla değil, hissedar katkısıyla fonlama isteği, orta vadede finansman giderlerini baskılayarak net kârlılığı koruma amacı taşıyor. Ancak bu durumun, kısa vadede piyasadaki likidite iştahını test edeceği ve “capital call” (nakit çağrısı) etkisiyle tahta üzerinde baskı yaratabileceği unutulmamalıdır.
Durukan Şekerleme (DURKN) ve Baydöner (BYDNR) gibi kağıtlardaki yüksek oranlı bedelsiz kararları, enflasyon muhasebesi sonrası bilançolarda oluşan “sermaye düzeltme farklarını” rasyonalize etme çabasıdır. Bu tür artırımlar, hisse fiyatını nominal olarak düşürerek tahta derinliğini ve likiditeyi artırmakta, kağıtların tabana yayılmasını kolaylaştırmaktadır.
Finans Hattı olarak analizimiz; bu yoğun başvuru trafiğinin, endeksin 15.000 puan üzerindeki kalıcılık çabasında kurumsal bir “taban” oluşturacağı yönündedir. Özellikle SASA‘nın tahvil dönüşümünü başarıyla sermayeye eklemesi, yabancı kurumsal güveninin tescili niteliğindedir. Yatırımcıların; onay süreçleri boyunca ilgili hisselerde haber bazlı volatiliteye hazırlıklı olması, bedelli artırım planlayan şirketlerde ise rüçhan hakkı kullanım maliyetlerini doğru hesaplaması rasyonel bir portföy yönetimi için elzemdir. Özetle; piyasa şu an “bilanço temizliği ve sermaye tahkimi” evresindedir ve bu süreç tamamlandığında rasyoları güçlenen şirketler Temmuz sonu rallisinin ana aktörleri olacaktır.
















