SPK’dan Yatırım Fonlarına Yeni Düzenlemeler Geldi
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), yatırım fonlarına yönelik güncellediği rehber ile piyasada yoğunlaşma riskini azaltmayı, kurumsal gözetim ve sorumlulukları güçlendirmeyi, teminat güvenliğini artırmayı hedefleyen önemli düzenlemeler getirdi. Bu yeni kurallar, yatırım fonlarındaki risklerin daha etkin yönetilmesine katkı sağlaması bekleniyor.
Yapılan düzenlemeye göre, bir portföy yönetim şirketinin kurucusu olduğu serbest şemsiye fona bağlı olarak ihraç edilecek özel fonlar ve serbest fonların sayısı, istihdam edilen portföy yöneticisi sayısını geçemeyecek. Aynı şekilde, bir şirketin kurabileceği serbest fon sayısı da portföy yöneticisi sayısını aşamayacak. Mevcut durumda faaliyet gösteren şirketlere bu yeni düzenlemelere uyum sağlamaları için 30 Haziran 2029‘a kadar süre tanındı. Ayrıca, serbest fonların yönettiği portföyler içindeki payı yüzde 50‘yi aşan şirketlere sermaye artırımı yükümlülüğü getirildi.
Para piyasası fonları açısından da önemli değişiklikler öngörüldü. Yeni kurallarla birlikte, para piyasası fonlarının portföylerinin en az yüzde 10‘u devlet iç borçlanma senetlerine veya Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından ihraç edilen kira sertifikalarına yatırılacak. Bu adım, para piyasası fonlarının güvenliğini ve istikrarını artırmayı amaçlıyor.
Bir portföy yöneticisinin, serbest fonlar dahil olmak üzere yönetebileceği fon sayısı en fazla 7 ile sınırlandırıldı. Bu, portföy yöneticilerinin iş yükünü dengeleyerek daha etkin bir yönetim sergilemelerini sağlamayı amaçlamaktadır.
Serbest fonların yatırım stratejilerinde de önemli kısıtlamalar getirildi. Bir serbest fonun, fon portföy değerinin yüzde 5‘inden fazlasını oluşturan sermaye piyasası araçlarının toplam değeri, fon portföy değerinin yüzde 20‘sini aşamayacak. Bu düzenleme, fonların tek bir varlığa aşırı yoğunlaşmasını engelleyerek riski dağıtmayı hedefliyor.
Yeni düzenlemeler kapsamında, serbest fonların bir şirketin fiili dolaşımdaki hisselerinden alabileceği miktar, şirketin halka açıklık oranıyla daha sıkı bir ilişki içine girdi. Bir serbest fonun, yöneticinin hakimiyetindeki gerçek veya tüzel kişilerin ya da üst yönetimin, ortakların hakimiyetindeki ihraççıların sermaye piyasası araçlarına yaptığı toplam yatırım, fon portföy değerinin yüzde 20‘sini geçemeyecek.
Halka açıklık oranları düşük olan şirketlerin hisselerine yönelik yatırım limitleri de yeniden belirlendi. Buna göre;
- Fiili dolaşımdaki pay oranı yüzde 25’in altında olan ihraççıların paylarının, fiili dolaşım oranının yüzde 8’inden fazlasına
- Fiili dolaşımdaki pay oranı yüzde 25-50 arasında olan ihraççıların paylarının, fiili dolaşım oranının yüzde 6’sından fazlasına
- Fiili dolaşımdaki pay oranı yüzde 50-75 arasında olan ihraççıların paylarının, fiili dolaşım oranının yüzde 4’ünden fazlasına
- Fiili dolaşımdaki pay oranı yüzde 75’ten fazla olan ihraççıların paylarının, fiili dolaşım oranının yüzde 2’sinden fazlasına
yatırım yapılamayacak. Bu adımlar, özellikle az sayıda yatırımcının hakim olduğu hisselerdeki manipülasyon riskini azaltmayı ve piyasa derinliğini artırmayı amaçlamaktadır. Bu kapsamda, güncel şirket haberleri ve piyasa düzenlemeleri yakından takip edilmelidir.
Finans Hattı Yorum:
SPK’nın yatırım fonlarına yönelik getirdiği yeni düzenlemeler, özellikle serbest fonlar tarafında görülen pozisyon yoğunlaşması riskini azaltarak piyasa istikrarına katkı sağlamayı amaçlıyor. Daha dağınık portföy yapılarına geçişin teşvik edilmesiyle birlikte, BIST 30 gibi likiditesi yüksek hisselere yönelik bir akışın başlaması beklenebilir. Bu durum, bazı hisse senetlerindeki aşırı fiyatlamaların önüne geçerek piyasanın daha sağlıklı bir zeminde işlemesine yardımcı olacaktır.
Getirilen yeni kurallar, fon yönetim şirketleri üzerinde hem operasyonel hem de finansal uyum süreçleri açısından bir baskı oluşturabilir. Portföy yöneticisi başına düşen fon sayısı sınırlaması ve fonların belirli hisselerdeki yatırım limitlerinin daraltılması, sektörde bir konsolidasyon ve sadeleşme sürecini tetikleyebilir. Mevcut pozisyonların belirlenen takvim çerçevesinde kademeli olarak ayarlanacak olması, piyasa etkisinin ani yerine zamana yayılmasına olanak tanıyacaktır.
Bu düzenlemeler, genel olarak piyasa derinliğini artırma, küçük yatırımcıların korunması ve sistemdeki köpük oluşumlarının engellenmesi açısından olumlu bir adım olarak değerlendirilebilir. Fonların daha etkin ve risk yönetimi odaklı çalışması, uzun vadede yatırımcı güvenini pekiştirecektir. Bununla birlikte, uyum süreçlerinin sorunsuz atlatılması ve sektördeki olası konsolidasyonların yakından izlenmesi, piyasa katılımcıları için kritik önem taşımaktadır.
















