Tarımda Maliyet Baskısı Destek İhtiyacını Artırıyor
İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, küresel ekonominin zorlu bir eşikten geçtiğini ve bu durumun küresel beklentileri zayıflatarak belirsizlikleri artırdığını belirtti. Kestelli, artan enerji maliyetlerinin gübre fiyatlarını yükselterek üretim maliyetlerini artırdığını ve bunun da gıda fiyatları üzerinde baskı oluşturduğunu vurguladı. Bu durumun artık sadece enerji meselesi olmadığını, üretim kapasitesini, gıda güvenliğini ve ekonomik istikrarı doğrudan ilgilendiren çok boyutlu bir sınama olduğunu ifade etti.
Jeopolitik Riskler ve Kırılgan Ekonomik Göstergeler
Kestelli, derinleşen jeopolitik riskler ve kırılganlığını koruyan ekonomik göstergeler çerçevesinde atılacak adımların büyük önem taşıdığını söyledi. Başarının; hızlı uyum, güçlü finansal disiplin ve doğru pazar konumlandırmasıyla mümkün olacağını belirten Kestelli, bu kritik süreçte önceliğin daha dirençli bir ekonomik yapı inşa etmek, enerji arz güvenliğini tahkim etmek, üretim altyapısını koruyup güçlendirmek ve istikrar odaklı politikaları kararlılıkla sürdürmek olması gerektiğini vurguladı.
Petrol Fiyatlarındaki Yükselişin Tarım Sektörüne Etkisi
Özellikle İran-ABD gerilimi ile birlikte petrol fiyatlarında yaşanan yükselişin tarım sektörünü doğrudan etkilediğini belirten Kestelli, Nisan ayı verilerinin gelişmeleri daha net göstereceğini düşündüğünü söyledi. Enerji maliyetlerindeki artışın gübre, üretim ve lojistik giderlerini yükseltirken, aynı zamanda biyoyakıt talebini artırarak tarım ürünlerini enerji piyasasının bir parçası haline getirdiğini belirtti. Bu nedenle bitkisel yağ ve şeker fiyatlarındaki sert artışların yalnızca tarımsal değil, aynı zamanda jeopolitik bir gelişmenin yansıması olarak görülmesi gerektiğini ifade etti.
Küresel Gıda Piyasalarındaki Kırılgan Denge
Kestelli, küresel gıda piyasalarında bir denge olduğunu ancak bu dengenin oldukça kırılgan olduğunu vurguladı. Enerji fiyatları, jeopolitik gelişmeler ve ticaret akışlarındaki değişimlerin bu dengeyi hızla bozabileceğini her daim göz önünde bulundurmak gerektiğini söyledi. Gelinen noktada en önemli riskin fiyat seviyesinden ziyade belirsizlik olduğunu belirten Kestelli, gıda piyasalarının artık sadece üretimle değil; enerji, jeopolitik ve ticaret dinamikleriyle birlikte şekillendiğini ve bu nedenle gıda güvenliği konusunun da riskleri etkin şekilde yönetme meselesi haline geldiğini ifade etti.
Hükümetten Beklenen Destekler
Bu süreçte hükümetten destek talep eden Kestelli, yüksek faiz ortamında tarımsal ticaret erbabı ve üreticiler için ihtisas kredilerinin limitlerinin artırılması ve kullanım şartlarının hafifletilmesi, enerji ve gübre gibi temel girdilerde üretim gücünü koruyacak destekleme mekanizmalarının kurulması ve yeşil dönüşüm sürecine uyum sağlayacak KOBİ ölçekli tarım işletmelerine özel hibe ve vergi muafiyetlerinin hayata geçirilmesi gibi talep ve beklentilerini dile getirdi.
Dijital Ürün Pasaportu ve Küresel Ticaretteki Dönüşüm
Kestelli, küresel ticarette öne çıkan dönüşümlerden birinin Dijital Ürün Pasaportu olduğunu belirterek, AB‘nin bu sistemle ürünlere dijital kimlik kazandırıp üretimden çevresel etkilere kadar tüm süreci izlenebilir hale getirdiğini söyledi. Şeffaflığın arttığını ve sürdürülebilirliğin ölçülebilir hale geldiğini ifade eden Kestelli, sistemin 2027‘den itibaren başta tekstil olmak üzere yaygınlaşacağını vurguladı. Tarım ve gıda kapsamı dışında kalsa da tekstil bağlantısıyla pamuğun sürece dahil olacağını ifade eden Kestelli, AB‘ye yapılan 14 milyar dolarlık ihracat nedeniyle hızlı uyumun kritik olduğunu ve Türkiye’de çalışmaların başladığını ancak sürecin titizlikle yürütülmesi gerektiğini kaydetti.
Döviz Dönüşüm Desteğinin Artırılması Talebi
İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Üyesi Erol Avni Bozkurt, ihracatçılar için kritik önemde olan yüzde 3 oranındaki döviz dönüşüm desteğinin yüzde 20‘ye çıkarılmasını istedi. Tarım sektöründe 2025 yılı ihracatının 36 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini hatırlatan Bozkurt, döviz dönüşüm desteği kapsamında verilen toplam desteğin teoride 1 milyar dolara ulaştığını belirtti. Ancak Merkez Bankası‘na yüzde 35 döviz bozdurma zorunluluğu nedeniyle ihracatçının eline geçen gerçek desteğin 400 milyon dolar (yaklaşık 0.4 milyar dolar) olduğunu söyledi. Bozkurt, “Bir ilaç yeterli dozda alınmazsa fayda sağlamaz. Yüzde 3 destek bile yeterli değil. Etkili olması için bu oran yüzde 20‘ye çıkarılmalı” diye konuştu.
Finans Hattı Yorum:
İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli ve Yönetim Kurulu Üyesi Erol Avni Bozkurt‘un açıklamaları, tarım sektörünün içinde bulunduğu zorlu ekonomik koşulları ve geleceğe yönelik kritik beklentilerini net bir şekilde ortaya koymaktadır. Artan enerji maliyetleri ve jeopolitik belirsizliklerin birleşimi, sadece tarımsal üretimde değil, aynı zamanda küresel gıda güvenliği üzerinde de önemli baskılar yaratmaktadır. Kestelli’nin vurguladığı gibi, bu durum artık sadece bir maliyet artışı değil, aynı zamanda bir risk yönetimi meselesi haline gelmiştir. Hükümetten talep edilen ihtisas kredilerinin limitlerinin artırılması, girdi destekleri ve yeşil dönüşüm teşvikleri, sektörün dayanıklılığını artırmak ve sürdürülebilirliği sağlamak adına atılması gereken adımlardır. Erol Avni Bozkurt‘un döviz dönüşüm desteğinin artırılması yönündeki talebi ise, ihracatçıların uluslararası pazarlarda rekabet gücünü korumaları ve döviz kazandırıcı faaliyetlerini sürdürebilmeleri için hayati öneme sahiptir. Özellikle küresel ticaretteki yeni düzenlemeler ve Dijital Ürün Pasaportu gibi uygulamalar, sektörün adaptasyon kabiliyetini ve şeffaflık ilkesine uyumunu zorunlu kılacaktır. Tarım ve gıda sektörünün bu karmaşık dinamiklerle başa çıkabilmesi için acil ve kapsamlı destek mekanizmalarına ihtiyaç duyulduğu açıktır.












