Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, 2026 Yılının İkinci Enflasyon Raporu’nu Açıkladı
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, İstanbul Finans Merkezi Yerleşkesi‘nde 2026 yılının ikinci enflasyon raporunu kamuoyuyla paylaştı. Rapor, küresel jeopolitik gelişmelerin ve enerji fiyatlarının enflasyon üzerindeki etkilerini detaylandırıyor.
Fatih Karahan, 12 Şubat‘ta açıklanan yılın ilk enflasyon raporunda 2026 sonunda enflasyonun yüzde 15 ile yüzde 21 aralığında olacağını öngördüklerini belirtmişti. Bugün yaptığı sunumda ise güncel gelişmeler ışığında değerlendirmelerde bulundu. Karahan, küresel dinamiklerin yarattığı zorluklara dikkat çekerek, İran ile ABD arasındaki gelişmelerin Merkez Bankaları için zorlu bir dönemi başlattığını ifade etti. Bu süreçte savaşın enerji ve ulaştırma fiyatlarına yansıdığını ve enflasyonu etkilediğini vurguladı. Bölgedeki gerilimin süresinin belirsizliğini koruduğunu belirten Karahan, enflasyonist etkilerin kısa vadede devam edeceğini öngördüklerini aktardı. Dezenflasyon sürecinde para politikasında ihtiyatlı bir yaklaşımın önemini vurgulayan Karahan, kararlılıklarından vazgeçmediklerini ve fiyat istikrarı doğrultusunda araçlarını kullanmaya devam edeceklerini bildirdi.
Jeopolitik gelişmelerin tedarik zincirinde aksamalara yol açtığını, Hürmüz Boğazı’nın kapanma riskinin enerji fiyatlarını yüksek tuttuğunu belirtti. Enerji dışı fiyatlarda da artış yaşandığını dile getiren Karahan, savaş bölgesindeki gelişmelerin ve küresel ekonomik büyümeye ilişkin güncellemelerin enflasyon tahminlerini etkilediğini söyledi. Hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde 2026 yılı enflasyon tahminlerinin yukarı yönlü güncellendiğine dikkat çekti.
- Küresel jeopolitik riskler enflasyonist baskıları artırıyor.
- Para politikasında ihtiyatlı ve kararlı duruş vurgulandı.
- Enerji ve enerji dışı fiyatlardaki artışlar enflasyona yansıyor.
Finans Hattı Yorum:
Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan’ın enflasyon raporu sunumu, Türkiye ekonomisinin karşı karşıya olduğu küresel zorlukları ve bunların enflasyon üzerindeki etkilerini net bir şekilde ortaya koyuyor. İran-ABD gerilimi ve potansiyel tedarik zinciri aksamaları gibi jeopolitik riskler, enerji fiyatları üzerinden enflasyonist baskıyı artırmaya devam ediyor. Bu durum, Merkez Bankası’nın fiyat istikrarını sağlama yolundaki mücadelesini daha da güçleştiriyor.
Yatırımcılar nezdinde, bu açıklamalar para politikasının sıkı duruşunu koruyacağına dair beklentileri pekiştiriyor. Enflasyon tahminlerinin yukarı yönlü güncellenmesi, faiz indirim beklentilerini ötelerken, döviz kurları ve reel getirili varlıklara olan ilgiyi artırabilir. Piyasa, Merkez Bankası’nın “ihtiyatlı yaklaşım” vurgusunu yakından izleyerek, enflasyonla mücadelede atılacak somut adımları değerlendirecektir.
Önümüzdeki dönemde, küresel jeopolitik gelişmelerin seyrinin yanı sıra, yurt içi enflasyonist göstergelerdeki değişimler yakından takip edilecektir. Özellikle enerji ve gıda fiyatlarındaki seyir, çekirdek enflasyon üzerindeki baskıyı belirleyecek. Ayrıca, Merkez Bankası’nın enflasyon raporunda yer alan orta ve uzun vadeli hedeflere ulaşma konusundaki kararlılığı, piyasa beklentileri ve stratejileri için kilit rol oynayacaktır. Teknik olarak ise, TCMB’nin politika faizine ilişkin olası değişiklikler veya faiz koridorunun daraltılması/genişletilmesi gibi adımlar piyasalar tarafından yakından izlenecektir.









