Hürmüz Gerilimi Tekstili Doğal Pamuğa Yöneltti: Sentetik Fiyatları Uçtu
İzmir’de düzenlenen 8. Ulusal Pamuk Zirvesi’nde yapılan açıklamalar, Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmelerin tekstil sektörünü ve pamuk piyasalarını nasıl etkilediğini gözler önüne serdi. Özellikle Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilim, petrol bazlı sentetik elyaf fiyatlarında yaşanan sert artışla birlikte doğal pamuğa olan talebi artırdı. Bu durum, Türk tekstil sanayisine de yeni siparişler olarak geri dönmeye başladı.
Sentetik Elyaf Fiyatlarındaki Artış Sektörü Etkiledi
8. Ulusal Pamuk Zirvesi’nde konuşan Çondur, ABD/İsrail-İran Savaşı ve özellikle Hürmüz Boğazı odaklı gerilimin pamuk fiyatlarını yukarı yönlü ivme kazandırdığını belirtti. Çondur, Hürmüz Boğazı’ndan petrol ve petrol ürünleri sevkiyatının aksamasının, tekstil sanayisinde yoğun kullanılan petrol bazlı sentetik elyafın fiyatını doğrudan etkilediğini vurguladı. Savaş öncesinde kilogramı ortalama 1 dolar seviyesinde olan sentetik elyaf fiyatlarının, bu gelişmelerin ardından 1,70 dolara kadar yükseldiğini ifade etti.
Doğal Pamuk Yeniden Gündemde
Sentetik elyaf fiyatındaki bu yüzde 70‘lik artış, tekstil sektöründe daha önce geri planda kalan doğal elyafı yeniden gündeme getirdi. Çondur, bu gerilim nedeniyle 3 yıldır değişmeyen pamuk fiyatlarının yukarı yönde seyrettiğini söyledi. ABD/İsrail-İran Savaşı’ndan dolayı petrol fiyatlarının yükselmesiyle birlikte tekstil sektörünün sentetik elyaf yerine doğal pamuğa yönelmeye başladığını dile getiren Çondur, bu durumun uluslararası piyasalarda ciddi şekilde gündeme geldiğini belirtti.
Orta Doğu’daki Gelişmeler Türk Pamuğuna Yaradı
Çondur, Orta Doğu’da yaşananların pamuğa, özellikle de Türk pamuğuna olumlu yansıdığını ifade etti. Türkiye’nin tekstilde rakibi olan ve enerjide Körfez ülkelerine bağımlı ülkelerin siparişlerini yerine getiremez hale gelmesi, Türk tekstil sanayisine sipariş olarak olumlu bir geri dönüş sağladı. Son 20-25 günde, 3-4 ayın çalışmasını sağlayabilecek ciddi bir sipariş akışının başladığına dikkat çekildi. Bu durumun “iki taraflı bir fayda” sağladığı yorumu yapıldı.
Ege Bölgesi’nde Su Durumu ve Üretim Beklentileri
Ege Bölgesi’nde son 2 yıldır yaşanan kuraklığın ardından baraj doluluk oranlarının bu sene iyi seviyelere ulaştığını belirten Çondur, 2026 üretim sezonu için su kısıtı beklemediklerini ancak vahşi sulamadan kaçınılması gerektiğini vurguladı.
Türkiye’nin GDO’suz Pamuk Avantajı
ÇUKOBİRLİK Şanlıurfa Kooperatifi Başkanı ve Ulusal Pamuk Konseyi Yönetim Kurulu Üyesi Selahattin Güneş, Türkiye’nin pamuk üretiminin yüzde 45‘inin Şanlıurfa’da gerçekleştirildiğini söyledi. Türkiye’nin dünyada GDO’suz pamuk üreten üç ülkeden biri olduğunu kaydeden Güneş, “Dünyanın büyük bölümü GDO’lu pamuk üretirken Türkiye’de organik ve kaliteli üretim yapılıyor. Aslında bizim en büyük avantajımız bu, bunu değerlendirmemiz lazım” dedi.
Finans Hattı Yorum:
Orta Doğu’daki jeopolitik tansiyonun küresel emtia piyasalarındaki etkileri, tekstil sektöründe de önemli bir kırılmaya yol açtı. Hürmüz Boğazı‘nda yaşanan gerilim ve bunun petrol fiyatlarına yansıması, sentetik elyafın maliyetini artırarak doğal pamuğun cazibesini yeniden ön plana çıkardı. Bu durum, özellikle Türkiye gibi pamuk üretimi ve tekstil ihracatı yapan ülkeler için bir fırsat penceresi aralıyor. Sentetik elyaftaki yüzde 70‘lik fiyat artışı, uluslararası alıcıları daha istikrarlı ve doğal bir alternatif olan pamuğa yönlendirmiş görünüyor. Bu yönelimin, Türk tekstil sanayisinin son dönemde aldığı siparişlere yansıması da bu yorumu destekliyor.
Ayrıca, Türkiye’nin GDO’suz ve organik pamuk üretimindeki konumu, küresel pazarda önemli bir avantaj sağlıyor. Selahattin Güneş’in de belirttiği gibi, bu kalite ve güvenilirlik, uluslararası alıcılara hitap etme potansiyelini artırıyor. Ege Bölgesi’ndeki su kaynaklarının iyileşmesi de üretim tarafında olumlu bir gelişme olarak öne çıkıyor. Ancak, “vahşi sulama”dan kaçınma uyarısı, sürdürülebilir tarım uygulamalarının önemini bir kez daha hatırlatıyor. Genel olarak, bu gelişmeler hem pamuk üreticileri hem de tekstil sektörü için kısa ve orta vadede olumlu etkiler yaratma potansiyeli taşıyor.












