Türk Tiyatrosuna Adanmış Bir Ömür: Dikmen Gürün’den Eleştirel Bir Tarih Kitabı
Dikmen Gürün, Türk tiyatrosuna neredeyse 50 yılını adamış önemli bir isim. Akademik çalışmaları, yetiştirdiği öğrenciler, yazdığı eleştiri yazıları ve 20 yıl boyunca İKSV Tiyatro Festivali Direktörlüğü gibi pek çok alandaki katkılarıyla tanınan Gürün, Kadir Has Üniversitesi tarafından ‘Emeritus Profesör’ unvanıyla onurlandırıldı. Bu özel ödülün yanı sıra, Gürün’ün ENKA Sanat desteğiyle Doğan Kitap tarafından yayımlanan “Bir Dönem Üstünden Türk Tiyatrosunu Eleştirilerle Okumak” adlı yeni kitabı, tiyatromuza tarihsel ve belgesel bir bakış sunuyor.
Kitabın Kapsamı ve Oluşum Süreci
“Bir Dönem Üstünden Türk Tiyatrosunu Eleştirilerle Okumak”
Dikmen Gürün‘ün uzun yıllar üzerinde çalıştığı ve Doğan Kitap etiketiyle okuyucuyla buluşan yeni kitabı, 1950-1980 yılları arasındaki Türk tiyatrosunu eleştiriler ışığında mercek altına alıyor. Tasarımı Bülent Erkmen‘e ait olan eser, Gürün’ün daha önceki çalışmaları olan “Tiyatro Yazıları”, “Tiyatro Benim Hayatım: Yıldız Kenter’in Hayat Hikâyesi” ve “Ateş Kuşu Semiha Berksoy” gibi kitaplarından farklı olarak, tiyatromuzun tarihsel ve belgesel yönüne odaklanıyor.
Geniş Bir Oluşum Sürecinin Ardındaki Emek
Bu kapsamlı çalışmanın temelinin, Dikmen Gürün‘ün Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Tiyatro Kürsüsü‘nde Prof. Dr. Sevda Şener danışmanlığında hazırladığı, Türkiye’de tiyatro eleştirisi odaklı doktora tezine dayandığını belirten Gürün, kitabın oluşum sürecinin de yoğun bir çalışma gerektirdiğini ifade etti. Dört yılı aşkın bir sürenin sonunda tamamlanan kitapta, İstanbul Üniversitesi Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji Bölümü’nden Doç. Dr. Nilgün Fıridinoğlu‘nun editoryal katkıları büyük destek sağladı. Yoğun arşiv taramaları, belgelerin toplanması, incelenmesi ve ayıklanması gibi aşamaları içeren bu süreçte, Gürün’ün ana kaynaklar üzerinden ilerleyerek eleştirileri orijinal halleriyle kullanma özeni dikkat çekiyor.
1950-1980 Döneminin Seçilme Nedenleri
Tarihsel Kırılmalar ve Tiyatronun Yeri
1950-1980 dönemi, Türkiye’nin siyasal, toplumsal, ekonomik ve sosyal anlamda önemli kırılmalar yaşadığı bir zaman dilimi. Çok partili sisteme geçişin yaşandığı 1950‘ler, ardından gelen 1960 askeri darbesi, 1961 Anayasası ile gelen özgürlükler ve özel tiyatroların patlaması, 1971 askeri muhtırası ve Eylül 1980 askeri darbesi ile ülkenin içinde bulunduğu şiddet sarmalı, bu dönemin belirleyici unsurları olarak öne çıkıyor. Adalet ve hukuk kavramlarının zafiyet gösterdiği bu kritik süreçte, tiyatronun ve eleştirinin durduğu yeri irdelemek gerektiğini düşünen Gürün, bu derin sulara merak ve şevkle daldığını dile getiriyor.
Gelecek Çalışmalar ve Yeni Nesil Araştırmacılar
1980‘ler ve sonrasını aynı yoğunlukta incelemek için yeterli zamanı kalmadığını düşünen Gürün, gelecekte farklı çalışmalarının olabileceğini de ekliyor. Eleştirinin 1980’lerden günümüze uzanan yolculuğunun, genç araştırmacıların sorumluluğunda olduğuna ve böyle bir çalışmanın mutlaka yapılması gerektiğine inanıyor.
80’den Günümüze Tiyatro ve Eleştiri Ortamı Karşılaştırması
Değişen Dinamikler ve Seyirci İlişkisi
1980 darbesi ile birlikte tiyatro ortamında belirgin bir değişim yaşandığını belirten Gürün, bu değişimin aslında darbeden önce başladığını vurguluyor. 1970‘lerde politik oyunların oynanıp eleştiri dergilerinin çıktığı dönemde bile seyircide bir içine kapanma gözlemlendiğini ifade ediyor. Kent nüfusundaki değişimlerin de kültürel anlamda tiyatro-seyirci ilişkisini etkilediğini ekliyor. Genel olarak tiyatroların kendi iç dinamiklerinde bir yavaşlamanın 1980 sonrasında görüldüğünü ve bunun eleştiri kurumunu da etkilediğini belirtiyor.
Eleştiri Nedir? Tiyatro Eleştirisinin Özü
Sanatın Özündeki Çelişkiler ve Çatışmalar
Tiyatro sanatının, insanla ve yaşamla birebir hesaplaşan, sorgulayarak bugüne gelen bir sanat olduğunu belirten Gürün, tiyatronun ufkumuzu açtığını ve her dönemde özgürlükler, umutlar ve umutsuzluklar adına konuştuğunu ifade ediyor. Tiyatro eleştirisinin ise, kanımca tiyatro sanatının özünü oluşturan çelişkiler ve çatışmalar çevresinde dönen, bu unsurları estetik ve bilimsel bir çizgide değerlendiren bir alan olduğunu vurguluyor.
Eleştirinin Sorumluluğu ve Oyunlara Yaklaşım
Yol Gösterici Bir ‘Yan Bakış’
Bir tiyatro eleştirisi yazısının, oyuncu, yönetmen ve seyirci için yol gösterici olma ya da bir ‘yan bakış’ sunma rolü oynadığını belirten Gürün, eleştirmenliğin iğne oyası gibi işlenmesi gereken, sorumluluk isteyen bir alan olduğunu ifade ediyor. Eleştirinin sadece oyunu yüzeysel bir bakışla yazıya dökmek olmadığını, aksine akıl ve düşünceyi zorlayan türlü açılımlara gebe bir alan olduğunu düşünüyor.
Gelecek Kuşak Eleştirmenlere Öneriler
Sağlam Bir Kültürel Altyapı Şart
Eleştirinin belirli bir temele oturtulması gerektiğini vurgulayan Gürün, eleştirmenin temele neyi, nasıl ve neden konumlandırdığının bilincinde olması gerektiğini belirtiyor. Bu durumun da sağlam bir kültürel altyapı gerektirdiğinin altını çiziyor.
Günümüzde Kültür-Sanat Yazınının Durumu
Sosyal Medya, Basın ve Genç Tiyatrolar
Tiyatro var oldukça eleştirinin de olacağını söyleyen Gürün, bunun nasıl olacağının ayrı bir tartışma konusu olduğunu belirtiyor. Günümüzdeki sosyal medya ortamının ‘eleştiri’ olmaktan uzaklaştığını gözlemlediğini ifade ediyor. Basının da eleştiriye yeterince yer vermediği gerçeğine değinen Gürün, belki de içinde bulunulan çağın temposunun bu yönde geliştiğini dile getiriyor. Öte yandan, genç tiyatroların çoğalması ve üretiyor olmasının sevindirici bir gelişme olduğunu belirten Gürün, büyük bir iyimserlikle eleştiri alanında da olumlu gelişmeler olacağına inanıyor.
Dikmen Gürün Kimdir?
Emeritus Profesörlük, akademik hayatını tamamladıktan sonra üniversitesine ve bilim dünyasına uzun yıllar boyunca yaptığı katkılar nedeniyle onursal bir unvanla anılmaya devam eden profesörlere verilen bir statüdür. Kadir Has Üniversitesi, bu istisnai unvanı Türkiye’de çok az üniversite vermektedir.
Dikmen Gürün, Arnavutköy Amerikan Kız Koleji‘nin ardından Amerika’da lisans ve yüksek lisans eğitimini (Parsons College ve Texas Tech University) tamamladı. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih- Coğrafya Fakültesi Tiyatro Kürsüsü‘nde doktora yaptı. 1982 yılında Cumhuriyet gazetesinde eleştiri yazıları yazmaya başladı. 1993 yılından itibaren İstanbul Üniversitesi‘nde Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji Bölümü’nde önce öğretim üyeliği sonra bölüm başkanlığı yaptı. Kariyerindeki en önemli dönüm noktalarından biri olan İKSV İstanbul Tiyatro Festivali direktörlüğünü yaklaşık 20 yıl sürdürürken, dünya tiyatrosunun önemli isimlerini Türkiye’ye getirdi ve yerli sanatçıların uluslararası alanda görünürlük kazanmasına büyük katkı sağladı.
Finans Hattı Yorum:
Dikmen Gürün‘ün Kadir Has Üniversitesi tarafından ‘Emeritus Profesör’ unvanıyla onurlandırılması ve aynı zamanda Doğan Kitap etiketiyle yayımlanan yeni kitabı “Bir Dönem Üstünden Türk Tiyatrosunu Eleştirilerle Okumak”, Türk tiyatro tarihine ışık tutan önemli bir gelişme. Özellikle 1950-1980 gibi çalkantılı bir dönemi eleştirel bir perspektifle ele alması, hem akademik çevreler hem de tiyatro meraklıları için büyük bir değer taşıyor. Kitabın, o dönemin siyasi ve toplumsal kırılmalarının tiyatro üzerindeki etkilerini analiz etmesi, sanatın toplumsal bellekteki yerini anlamak açısından kritik öneme sahip. Gürün’ün, eleştirinin özünü çelişkiler ve çatışmalar üzerine kurması, sanatın sadece estetik değil, aynı zamanda felsefi ve toplumsal bir sorgulama alanı olduğunu da gösteriyor. Günümüzdeki kültür-sanat yazınının durumu hakkındaki yorumları ise, dijital çağın getirdiği değişimlere ve basının rolüne dair önemli bir tartışma zemini sunuyor. Bu tür kapsamlı çalışmaların, genç araştırmacılara ilham vermesi ve tiyatro eleştirisinin geleceği adına umut vermesi bekleniyor.










