TMSF, ABD’de FETÖ Bağlantılı Okul Davasını Kazandı
ABD Mahkemesi, TMSF Alacağını Faizleriyle Tahsil Edecek
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), Amerika Birleşik Devletleri’nde Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ile iltisaklı olduğu belirtilen bir okula karşı açtığı alacak davasını kazandı. New York Eyaleti Kings Yüksek Mahkemesi, FETÖ bağlantılı Brooklyn Amity School’un Bank Asya’dan aldığı 15,5 milyon dolarlık krediyi faiziyle birlikte ödemesine hükmetti.
Söz konusu kredi, 2011 yılında okulun binasını almak ve tadilatını gerçekleştirmek amacıyla tahsis edilmiş olup, bankacılık sektöründe nadir görülen 19 yıl vadeli ve 4 yıl geri ödemesiz bir yapıya sahipti. Kredilerin, Bank Asya’nın dönemin A grubu hissedarlarından Ali Akbulut’un referansıyla kullandırıldığı belirtildi. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından ödemeleri durduran okul yönetimi, Bank Asya’nın iflasının siyasi nedenlere dayandığını savunarak kredi geri ödeme yükümlülüğünün kalktığını iddia etti. Ancak mahkeme, 1 Haziran 2026 tarihli kararında bu iddiaları reddederek, TMSF’nin alacağı faizleriyle birlikte tahsil etmesi yönünde hüküm kurdu.
BDDK raporlarına göre, borçlu hakkında yeterli mali inceleme yapılmadan yüksek tutarlı ve uzun vadeli kredilerin tahsis edildiği tespit edilmişti. Bu kredi süreçlerinde görev alan bazı banka yöneticileri hakkında Türkiye’de de mali sorumluluk ve zimmet davaları devam etmektedir. Bu karar, TMSF’nin uluslararası alacak takibi açısından önemli bir hukuki zafer olarak nitelendiriliyor.
Finans Hattı Yorum:
TMSF’nin ABD’de kazandığı bu dava, FETÖ ile iltisaklı olduğu düşünülen varlıklar üzerinden elde edilecek geri kazanımlar açısından kritik bir öneme sahip. Bu tür hukuki süreçlerin başarıyla sonuçlanması, fonun varlıklarını etkin bir şekilde yönetme kabiliyetini pekiştirirken, aynı zamanda uluslararası alanda da Türkiye’nin finansal aktörlerinin hak arayışını güçlendiriyor. Bu gelişme, benzer hukuki süreçleri takip eden yatırımcılar ve finans profesyonelleri için de önemli bir gösterge niteliği taşıyor.
Davaya konu olan kredi yapısının (uzun vade, geri ödemesiz dönem) bankacılık prensiplerine ne kadar uygun olduğu konusundaki BDDK tespitleri, olayın temelinde yatan riskleri ve sorumlulukları da gözler önüne seriyor. Mahkemenin, okul yönetiminin siyasi gerekçelerle geri ödemeyi reddetme savunmasını reddetmesi, hukukun üstünlüğü ilkesinin uluslararası alanda da geçerliliğini teyit eder nitelikte. Bu durum, yatırımcı güveni açısından da olumlu bir sinyal olarak okunabilir.
Ancak, bu hukuki kazanımın TMSF’nin genel portföyüne yapacağı etkisinin boyutu, tahsil edilecek nihai tutarın miktarı ve ilgili yöneticiler hakkındaki adli süreçlerin seyri gibi faktörler yakından izlenmelidir. Ayrıca, bu tür uluslararası hukuki süreçlerin zaman alıcı ve maliyetli olabileceği de göz ardı edilmemelidir. Yatırımcıların bu tür fon varlık yönetimi haberlerini değerlendirirken, şirketin Güncel Şirket Haberleri ve genel piyasa koşullarını birlikte ele almaları sağlıklı olacaktır.











