TÜRKİYE’NİN OTOMOTİVDE AB’YE İHRACATI BÜYÜYOR
Türkiye, AB Otomotiv İhracatında İlk 3’e Yerleşti: Ticaret Hacmi 37 Milyar Euroya Ulaştı
Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği (ACEA) tarafından açıklanan son veriler, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne (AB) yönelik yeni araç ihracatındaki konumunu güçlendirdiğini ortaya koyuyor. 2025 yılı itibarıyla Türkiye, AB’nin yeni araç tedarikinde üçüncü en büyük pazar konumuna yükselirken, iki bölge arasındaki toplam yeni araç ticaret hacmi ise 37 milyar euro seviyesine ulaştı. Bu rakamlar, Türkiye otomotiv sektörünün Avrupa pazarlarındaki stratejik önemini ve artan ihracat performansını net bir şekilde gözler önüne seriyor.
ACEA’nın raporuna göre, 2025 yılında AB’den Türkiye’ye yapılan yeni araç ihracatı 811.957 adet olarak gerçekleşti. Bu ihracatın parasal değeri ise bir önceki yıla göre %24,8‘lik dikkate değer bir artışla 18,8 milyar euroya çıktı. Bu büyüme, Türkiye’nin Avrupa otomotiv tedarik zincirindeki rolünün sadece niceliksel değil, niteliksel olarak da geliştiğini gösteriyor. Türkiye’nin bu artışla AB’nin ihracat pazarı içindeki payı 2024’teki %8,3‘ten 2025’te %11,1‘e yükseldi. Bu durum, Türkiye’nin hem ithalatçı hem de ihracatçı konumunda otomotiv sektöründe ne kadar kritik bir aktör haline geldiğini vurgulamaktadır. Detaylı bir inceleme için Güncel Şirket Haberleri bölümümüzü ziyaret edebilirsiniz.
AB’den Türkiye’ye Otomobil İhracatında Elektrikli Araçların Yükselişi
AB’den Türkiye’ye yapılan otomobil ihracatında, elektrikli araçların payı dikkat çekici bir şekilde arttı. 2025 yılında AB’de üretilen ve Türkiye’ye ihraç edilen toplam 713.476 yeni otomobilin değeri 15,6 milyar euro olarak kaydedildi. Bu rakamlar içinde, elektrikli otomobillerin payı oldukça önemli bir yer tutuyor. Türkiye’ye ihraç edilen elektrikli araç sayısı 124.055 adede ulaşırken, bunların toplam değeri 3,7 milyar euro olarak belirlendi. Bu, AB menşeli otomobil ihracatının %17,4‘ünün elektrikli modellerden oluştuğu anlamına geliyor. Bu eğilim, küresel otomotiv pazarındaki elektrifikasyon trendinin Türkiye’ye yansımasını ve Türkiye pazarındaki elektrikli araçlara olan talebin arttığını gösteriyor.
Türkiye’den AB’ye Otomobil ve Ticari Araç İhracatındaki Performans
Öte yandan, Türkiye’nin AB’ye yönelik otomobil ve ticari araç ihracatı da ivme kazandı. 2025 yılında Türkiye’de üretilen 566.888 otomobil AB’ye ihraç edildi ve bu ihracatın değeri 9,9 milyar euroya ulaştı. Türkiye menşeli araçların içinde elektrikli otomobil ihracatı ise 7.517 adetle 176 milyon euro değerinde gerçekleşti. Bu rakamlar, Türkiye üretimi otomobillerin AB’ye ihracatının sadece %1,3‘ünün elektrikli araçlardan oluştuğunu gösterse de, bu alandaki potansiyelin gelecek dönemde daha da artması bekleniyor. Ticari araç segmentinde de güçlü bir performans sergilendi. 2025 yılında AB’ye 230.833 adet ticari araç ve otobüs ihraç edildi ve bu satışlardan elde edilen gelir 9,9 milyar euro oldu. Ayrıca, AB’den Türkiye’ye ihraç edilen ticari araç ve otobüs sayısı ise 98.481 adetle 3,2 milyar euro değerinde kaydedildi. Bu veriler, Türkiye’nin hem binek otomobil hem de ticari araç segmentlerinde Avrupa pazarında giderek daha fazla söz sahibi olduğunu kanıtlıyor.
Ticaret Hacminin Detaylı Görünümü
2025 yılına ait veriler, Türkiye ile AB arasındaki yeni araç ticaretinin toplam hacminin 37 milyar euroya ulaştığını detaylandırıyor. Bu rakamın dağılımı şu şekildedir:
| Kalem | 2025 (Milyar Euro) | Değişim (Yıllık) |
| AB’den Türkiye’ye Yeni Araç İhracatı | 18,8 | +%24,8 |
| Türkiye’den AB’ye Yeni Araç İhracatı | 18,2 | +%18,5 |
| Toplam Ticaret Hacmi | 37,0 | – |
Bu tablo, Türkiye’nin otomotiv sektöründeki ihracat kapasitesinin artmasıyla birlikte, AB ile olan ticari dengesinin de olumlu yönde şekillendiğini gösteriyor. Özellikle Türkiye’den AB’ye yapılan ihracattaki %18,5‘lik artış, Türk otomotiv üreticilerinin uluslararası standartlara uyumunu ve küresel rekabet gücünü pekiştiriyor. Sektörün bu performansı, Türkiye ekonomisi için de önemli bir döviz girdisi sağlamaya devam ediyor.
Finans Hattı Yorum:
Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği’nin (ACEA) yayınladığı son veriler, Türkiye’nin Avrupa Birliği otomotiv pazarlarındaki konumunu sağlamlaştırdığını net bir şekilde ortaya koymaktadır. Türkiye’nin AB’nin üçüncü büyük yeni araç ithalatçısı haline gelmesi ve karşılıklı ticaret hacminin 37 milyar euroya ulaşması, küresel tedarik zincirindeki stratejik önemini bir kez daha teyit etmektedir. Bu durum, Türkiye’deki otomotiv üretim kapasitesinin ve kalitesinin arttığını, aynı zamanda Avrupa pazarındaki talebin de çeşitlendiğini göstermektedir. Özellikle elektrikli araçlara yönelik artan talep ve Türkiye’nin bu alandaki üretim potansiyeli, sektörün geleceği açısından önemli bir kaldıraç olacaktır.
Piyasa duyarlılığı açısından bakıldığında, bu tür olumlu ihracat rakamları otomotiv sektöründeki şirketler ve ilgili yan sanayiler için güven vericidir. Bu durum, Borsa İstanbul’daki otomotiv ve ilgili sektör hisselerine yönelik yatırımcı ilgisini artırabilir. Sektörün genel Fiyat/Kazanç (F/K) oranları ve Piyasa Değeri/Defter Değeri (PD/DD) oranları, bu büyüme potansiyeli göz önünde bulundurularak analiz edilmelidir. Teknik olarak, sektördeki lider firmaların grafikleri, bu olumlu haber akışına paralel olarak önemli destek seviyelerini koruyarak yükseliş trendlerini sürdürebilir.
Ancak, bu olumlu tablonun sürdürülebilirliği açısından dikkat edilmesi gereken riskler de bulunmaktadır. Küresel ekonomik yavaşlama ihtimalleri, tedarik zincirindeki olası aksaklıklar, artan enerji maliyetleri ve döviz kurlarındaki dalgalanmalar, otomotiv sektörünün karlılığını ve ihracat performansını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Avrupa Birliği’nin otomotiv sektörüne yönelik yeni düzenlemeleri ve standartları, Türkiye’deki üreticiler için uyum süreçlerini ve ek maliyetleri beraberinde getirebilir. Bu nedenle, yatırımcıların hem sektörel hem de makroekonomik gelişmeleri yakından takip etmesi önem taşımaktadır.












