TÜRKİYE HAVA SAHASI GELİRİNDE YÜZDE 53 ARTIŞ
Türkiye’nin Hava Sahası Geliri 33 Milyar TL’yi Aştı: EUROCONTROL Verileri Rekoru Ortaya Koydu
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na bağlı Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğü’nün 2025 Yılı Faaliyet Raporu’na göre, Türkiye’nin hava sahası kullanımından elde ettiği gelir, geçen yıl yaklaşık 33 milyar 55 milyon liraya ulaşarak rekor kırdı. Bu rakam, 2024 yılındaki 21 milyar 586 milyon 803 liralık gelirin yüzde 53 artışla gerçekleştiğini gösteriyor.
Avrupa Hava Seyrüsefer Emniyeti Teşkilatı (EUROCONTROL) kuralları çerçevesinde hava sahası kullanıcılarından tesis ve hizmet kullanımı karşılığında harç tahsil eden Türkiye, maliyet tabanı üzerinden ücretlendirme yapıyor. Bu maliyetler, personele yapılan ödemeler, diğer cari giderler, amortismanlar ve sermaye maliyetinden oluşuyor ve Türkiye’nin hava seyrüsefer hizmetlerine yaptığı harcamaların geri ödeme tutarını temsil ediyor. Türkiye, bu gelir artışıyla “milli maliyet tabanının büyüklüğü endeksi”nde EUROCONTROL üyesi 42 ülke arasında 6’ncı sırada yer alırken, “hava sahasına talep” sıralamasında ise 2’nciliğe yükseldi.
Geçtiğimiz yılın kasım ve aralık ayları ile bu yılın ocak ayında Avrupa hava sahasında en fazla birime hizmet veren ülke konumunu sürdüren Türkiye, ilgili aylar bazında sistem içi hizmet birim sayısı rekorunu da tazeledi. EUROCONTROL üyelerinin bir önceki yıla kıyasla hizmet birim sayısı büyüme oranı ortalama yüzde 5,5 iken, Türkiye bu oranda yüzde 9,3 ile öne çıktı. Geçen yıl sonunda Türkiye’de hizmet verilen birim sayısı yaklaşık 21,869 milyon olarak kaydedildi. Bu başarının ardında artan iç hat talebi, güçlü altyapı ve insan kaynağı yatırımları yatarken, Türkiye’nin jeopolitik konumu ve doğu-batı arasındaki hava trafiği için bir koridor niteliği taşıması da yüksek hizmet birim sayısına katkı sağladı.
Finans Hattı Yorum:
Türkiye’nin hava sahası gelirinde elde ettiği bu rekor artış, uluslararası havacılık sektöründeki stratejik konumunu ve operasyonel verimliliğini bir kez daha kanıtlar nitelikte. Özellikle yüzde 53’lük artış, sadece artan hava trafiği talebini karşılamakla kalmayıp, aynı zamanda DHMİ’nin sunduğu hizmet kalitesinin ve altyapı yatırımlarının da bu büyümede kritik bir rol oynadığını gösteriyor. Bu durum, havacılık sektörüne doğrudan veya dolaylı olarak hizmet veren yerli ve yabancı şirketler için olumlu bir gelişme olarak değerlendirilebilir.
Yatırımcı nezdinde, bu tür olumlu finansal sonuçlar, ilgili kamu şirketlerinin (DHMİ doğrudan borsada işlem görmese de, havalimanı işletmecileri, havayolları gibi bağlı şirketlerin performansını dolaylı olarak etkileyebilir) finansal sağlığına dair güveni artırır. EUROCONTROL verilerindeki üst sıralar, Türkiye’nin küresel havacılık pastasındaki payının arttığını ve bu durumun uzun vadede sektöre olan ilgiyi canlı tutabileceğini işaret ediyor. Genel piyasa duyarlılığı açısından bakıldığında, bu tür “kazan-kazan” durumları, ekonomik büyüme beklentilerini destekleyici niteliktedir.
Önümüzdeki dönemde yatırımcıların dikkat etmesi gereken başlıca unsurlar, küresel ekonomik koşullardaki değişimlerin hava trafiği talebi üzerindeki potansiyel etkileri ve bölgesel jeopolitik gelişmelerin hava sahası kullanımını nasıl şekillendireceği olacaktır. Ayrıca, DHMİ’nin teknolojik altyapı güncellemeleri ve sürdürülebilirlik alanındaki yatırımları da gelecekteki büyüme potansiyelini belirleyici unsurlar arasında yer alacaktır. Teknik olarak ise, bu tür haberler, havacılık sektörüyle ilişkili hisselerde alım iştahını artırarak fiyatlarda yukarı yönlü bir ivmelenmeyi tetikleyebilir.
















