REKOR ARTIŞ: İLK ÇEYREK TURUNÇGİL İHRACATI YÜZDE 61 ZİRVEDE
Turunçgil İhracatında Tarihi Sıçrama: Yılın İlk Üç Ayında Gelir Rekor Tazeledi
Türkiye’nin dış ticaret performansında önemli bir yer tutan turunçgil ihracatı, yılın ilk çeyreğinde sergilediği muazzam performansla dikkatleri üzerine çekti. Ocak-mart dönemini kapsayan analizler, sektörün geçen yılın aynı dilimine kıyasla yüzde 61‘lik etkileyici bir büyüme kaydederek toplam ihracat gelirini 697 milyon 678 bin 706 dolara taşıdığını ortaya koydu.
Sektörden Rekor Getiri: Miktar ve Değerde Çift Haneli Büyüme
Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB) tarafından yayımlanan verilere göre, 2025 yılının ilk üç ayında sektör temsilcileri toplamda 638 bin 442 ton ürün ihraç etmeyi başardı. Bu rakam, geçen yılın aynı döneminde 565 bin 106 ton olarak kaydedilmişti. Miktar bazındaki bu artış, doğal olarak döviz girdilerinde de hissedildi. Geçtiğimiz yılın ilk çeyreğinde 433 milyon 91 bin 663 dolar seviyesinde seyreden ihracat gelirleri, bu yıl kaydedilen önemli sıçramayla beklentilerin üzerine çıktı.
Mandalina Başı Çekti, Irak Lider Pazar Oldu
Yılın ilk çeyreğinde en çok ihraç edilen turunçgil ürünü mandalina olarak kayıtlara geçti. Bu dönemde 429 bin 771 ton mandalina, dış pazarlarda alıcı buldu. Onu sırasıyla 101 bin 247 ton limon, 63 bin 920 ton portakal ve 43 bin 504 ton greyfurt takip etti. Ülke bazında değerlendirildiğinde ise 245 milyon dolarlık ihracat hacmiyle Irak en büyük pazar konumuna yükseldi. Irak’ı 206 milyon dolar ile Rusya, 39 milyon dolar ile Ukrayna, 30 milyon dolar ile Polonya ve 23 milyon dolar ile Romanya izledi.
Ulusal Turunçgil Konseyi: “Lokomotif Görevini Üstlendik”
Ulusal Turunçgil Konseyi Başkan Vekili Kemal Kaçmaz, elde edilen başarının sektörel motivasyonu artırdığını belirterek, dış satımdaki bu yükselişten duydukları memnuniyeti dile getirdi. Birçok hedef pazarda Türk turunçgiline olan talebin arttığını vurgulayan Kaçmaz, şunları söyledi:
“Turunçgil ihracatında yaşanan artış, üretim kalitemizin ve uluslararası pazarlardaki talebin yükselişiyle doğrudan desteklendi. Ocak-mart döneminde toplam turunçgil ihracatımız, miktar bazında kaydettiğimiz önemli büyüme ile paralel olarak döviz girdisi açısından da yükseliş gösterdi. Yaş meyve ve sebze ürün grubunun bu üç aylık dış satımında en büyük payı turunçgil sektörü üstlenmiş oldu. Turunçgil, sektör ihracatının adeta lokomotifi haline gelmiştir.”
Kaçmaz ayrıca, üretim sezonunda olumlu seyreden hava koşullarının rekolteyi olumlu yönde etkilediğini sözlerine ekledi. Dış satımı daha da ileriye taşımak için çalışmaların aralıksız sürdüğünü vurgulayan Kaçmaz, “Piyasaların beklentilerine tam olarak cevap verebildik ve talep edilen ürünleri başarıyla gönderdik. Turunçgil sektöründe hem üretim hem de ihracat konusunda söz sahibi olduğumuzu bu rakamlar net bir şekilde ortaya koymaktadır” ifadelerini kullandı.
Finans Hattı Yorum:
Türkiye’nin turunçgil ihracatında yılın ilk çeyreğinde elde ettiği yüzde 61‘lik artış, sektöre olan küresel ilginin ve Türk üreticilerin rekabet gücünün somut bir göstergesidir. Özellikle Irak ve Rusya gibi önemli pazarlardaki güçlü performans, bu ürün grubunun dış ticaretteki stratejik önemini bir kez daha teyit etmektedir. Elde edilen 697 milyon 678 bin 706 dolarlık gelir, döviz kurundaki dalgalanmaların yaşandığı bir dönemde ülke ekonomisine önemli bir katkı sağlamaktadır.
Bu rekor artışın arkasında yatan temel faktörler arasında, Kemal Kaçmaz‘ın da belirttiği gibi, artan üretim kalitesi, olumlu hava koşullarının rekolteye yansıması ve uluslararası talebin çeşitlenmesi bulunmaktadır. Turunçgil sektörünün, yaş meyve ve sebze ihracatında adeta bir “lokomotif” görevi görmesi, bu alana yönelik yatırımların ve desteklerin devam etmesi gerektiğini göstermektedir. Bu durum, özellikle tarım ve gıda sektöründe faaliyet gösteren şirketler için olumlu bir sinyal niteliğindedir.
Geleceğe yönelik olarak, Türk turunçgil üreticilerinin ve ihracatçılarının uluslararası pazarlardaki konumlarını daha da güçlendirmesi beklenmektedir. Yeni pazarlara açılma, ürün çeşitliliğini artırma ve katma değerli ürünlere yönelme gibi stratejiler, bu ivmenin sürdürülebilirliği açısından kritik öneme sahip olacaktır. Yatırımcılar ve sektör paydaşları için bu gelişmeler, uzun vadeli planlamalar yaparken dikkate alınması gereken önemli fırsatlar sunmaktadır.










