Nisanda Elma, Havuç ve Yeşil Soğanda Fahiş Makaslar Görüldü
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Nisan ayında üretici ve market arasındaki fiyat farklarına dikkat çekerek, tarımsal girdi maliyetlerindeki keskin artışları değerlendirdi. Analizler, özellikle elma, havuç ve yeşil soğan gibi ürünlerde üretici ile tüketici fiyatları arasında astronomik makaslar oluştuğunu ortaya koydu.
Nisan ayı verilerine göre, üretici ile market arasındaki fiyat farkının en yüksek oranla yüzde 393,7 ile elmada yaşandığı belirtildi. Bu ürünleri sırasıyla yüzde 329,9 ile havuç, yüzde 245,3 ile yeşil soğan, yüzde 245,2 ile marul ve yüzde 242,4 ile pırasa takip etti. Bu durum, tüketicinin temel gıda maddelerine ulaşımında ciddi maliyet artışlarına işaret ediyor.
Bayraktar, bu uçurumun somut rakamlarla da desteklendiğini ifade ederek, üreticide 18,75 lira olan elmanın markette 92,58 liraya, 11 liralık havucun 47,29 liraya, 17,64 liralık yeşil soğanın 60,91 liraya, 23,20 liralık marulun 80,08 liraya ve 13,53 liralık pırasanın ise markette 46,33 liraya kadar satıldığını paylaştı.
Son dönemdeki piyasa hareketliliğine de değinen Bayraktar, Nisan ayında markette en yüksek fiyat artışının yeşil soğanda görüldüğünü, buna karşın üretici tarafında artışın kuru soğanda öne çıktığını belirtti. Aynı dönemde en sert fiyat düşüşünün hem üretici hem de markette patlıcanda yaşandığı kaydedildi.
TZOB Başkanı, market tarafında incelenen 40 üründen 18inde fiyatların yükseldiğini, 12sinde ise gerilediğini açıkladı. Marketlerde en fazla fiyat artışının yüzde 48,7 ile yeşil soğanda gerçekleştiğini vurgulayan Bayraktar, bu ürünleri ıspanak, kuru soğan, nohut ve zeytinyağının izlediğini söyledi. Marketlerdeki en belirgin fiyat düşüşünün ise yüzde 74,3 ile patlıcanda yaşandığını aktardı. Patlıcandaki gerilemeyi salatalık, sivri biber, karnabahar ve kabak takip etti.
Üretici tarafında ise 31 üründen yalnızca 10unda fiyat artışı görülürken, 12 üründe düşüş yaşandığı ve 9 üründe ise herhangi bir değişim olmadığı bilgisi verildi. Üretici tarafında en dikkat çekici fiyat artışının yüzde 109,1 ile kuru soğanda gerçekleştiğini belirten Bayraktar, en sert düşüşün ise yüzde 64,7 ile patlıcanda yaşandığını ifade etti. Patlıcandaki fiyat düşüşünü yüzde 61,1 ile sivri biber, yüzde 47,2 ile elma, yüzde 38,9 ile havuç ve yüzde 37,7 ile salatalık izledi.
Kuru soğan ve patates stoklarının azaldığını, yeni hasadın ise yağışlar nedeniyle olumsuz etkilendiğini belirten Bayraktar, “Bu durum, rekoltenin düşmesine ve fiyatların artmasına neden oldu. Limon fiyatları ise arzın azalmasıyla birlikte yükseldi” dedi.
Üretici maliyetlerinde yaşanan artışlara da değinen Bayraktar, gübre, besi yemi ve süt fiyatlarında maliyetlerin katlandığını vurguladı. Nisan ayında Mart ayına göre:
- Amonyum sülfat gübresi yüzde 24,1
- Amonyum nitrat gübresi yüzde 17,6
- ÜRE gübresi yüzde 8,6
- DAP gübresi yüzde 8,1
- 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 5,3 oranında artış gösterdi.
Son bir yılda ise:
- Amonyum sülfat gübresi yüzde 104,3
- Amonyum nitrat gübresi yüzde 84,2
- Üre gübresi yüzde 76,2
- 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 58,3
- DAP gübresi yüzde 56,8 oranında artış yaşandı.
Beslenme maliyetlerindeki artışa da dikkat çeken Bayraktar, Nisan ayında Mart ayına göre besi yemi ve süt yemi fiyatlarında yüzde 3,5‘lik bir artış olduğunu, son bir yılda ise besi yemi fiyatlarının yüzde 37,7, süt yemi fiyatlarının ise yüzde 34,6 arttığını belirtti. Elektrik fiyatlarının yıllık bazda yüzde 25,1, tarım ilacı fiyatlarının ise yüzde 27,8 oranında arttığına işaret eden Bayraktar, Nisan ayında mazot fiyatında aylık olarak yüzde 3,1‘lik bir azalma görülse de, yıllık bazda yüzde 57,6‘lık bir artış kaydettiğini ekledi.
Finans Hattı Yorum:
Bu veriler, tarımsal ürünlerdeki maliyet baskısının ve aracılar arasındaki yüksek kar marjlarının tüketici fiyatlarına doğrudan yansıdığını açıkça göstermektedir. Özellikle elma gibi temel meyvelerde üretici ile tüketici arasındaki neredeyse beş katı aşan fiyat farkı, arz-talep dengesindeki bozulmaların ve zincirdeki etkin olmayan halkaların bir sonucu olarak yorumlanabilir. Girdi maliyetlerindeki yüksek oranlı artışlar (gübrede yıllık %100’ün üzerinde artışlar gibi) üreticinin eline geçen geliri azaltırken, market raflarındaki fiyatların astronomik seviyelere çıkması, enflasyonist baskıyı daha da artırmaktadır.
Piyasadaki genel yatırımcı ve tüketici algısı, temel gıda ürünlerinin ulaşılabilirliğinin giderek zorlaştığı yönündedir. Üreticinin artan maliyetlere rağmen yeterli geliri elde edememesi, marketlerin ise yüksek fiyatlarla kar elde etmesi, “kazanan” ve “kaybeden” tarafları net bir şekilde ortaya koymaktadır. Bu durum, gıda enflasyonuna karşı duyulan endişeleri körüklemekte ve fiyat istikrarı konusunda derin kaygılar yaratmaktadır.
Önümüzdeki dönemde, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ve Rekabet Kurumu’nun bu makasları daraltmaya yönelik atacağı adımlar yakından takip edilecektir. Özellikle hasat dönemleri, kuraklık veya aşırı yağış gibi meteorolojik faktörlerin rekolte üzerindeki etkisi ve buna bağlı olarak oluşacak yeni fiyat eğilimleri önem kazanacaktır. Ayrıca, gübre, yem ve enerji fiyatlarındaki küresel ve yerel gelişmelerin de üretici maliyetleri üzerindeki baskıyı sürdürüp sürdürmeyeceği, yatırımcılar tarafından yakından izlenecektir.












