ABD Borsaları İstihdam Verisiyle Yükseldi: Fed Beklentileri Değişiyor
ABD İstihdam Verileri Piyasaları Nasıl Salladı: Yatırımcılar Fed’e Kilitlendi
New York borsası, haftanın son işlem gününe, ABD’de temmuz ayına ilişkin açıklanan ve beklentilerin altında kalan istihdam verilerinin ardından belirgin bir yükselişle başladı. Dow Jones Endeksi açılışta yatay bir seyir izlerken, S&P 500 ve Nasdaq endeksleri ise pozitif bir ivme kazandı. Bu gelişme, yatırımcıların Federal Rezerv’in (Fed) para politikası beklentilerinde önemli bir değişikliğe işaret ediyor.
Açılış itibarıyla Dow Jones endeksi 53.849 puanda yatay seyrederken, S&P 500 endeksi %0,32‘lik bir artışla 7.735 puana ulaştı. Teknoloji ağırlıklı Nasdaq endeksi ise %0,70‘lik bir primle 26.535 puana yükseldi. Bu pozitif başlangıç, küresel piyasalarda da iyimser bir havanın oluşmasına katkı sağladı.
Piyasalardaki bu iyimser görünümün temelinde, ABD’de tarım dışı istihdam verisinin temmuz ayında beklentilerin aksine 23 bin kişi azalması yatıyor. Piyasa beklentisi ise istihdamın 85 bin kişi artacağı yönündeydi. Bu beklenmedik düşüş, ekonomik aktivitenin yavaşladığına dair bir sinyal olarak yorumlandı ve Fed’in faiz artırımı baskısını hafifletti.
Verinin yanı sıra, mayıs ve haziran aylarına ilişkin açıklanan istihdam rakamlarının da toplamda 103 bin kişi aşağı yönlü revize edilmesi, ekonomik yavaşlama endişelerini güçlendirdi. Buna karşın, işsizlik oranının %4,2‘den %4,1‘e gerilemesi, piyasalarda bir miktar dengeleyici unsur olarak algılandı. Ancak genel eğilim, ekonomik büyümenin ivme kaybettiği yönünde.
Fed’in Faiz Politikası Beklentileri Yeniden Şekillendi
Zayıf gelen istihdam verileri, yatırımcıların Federal Rezerv’in (Fed) yakın vadede ek bir faiz artırımı yapma olasılığının azaldığına dair fiyatlamalarını hızlandırdı. Analistler, bu verinin, Fed’in eylül ayında düzenlenecek para politikası toplantısında vereceği kararlar üzerindeki etkisinin belirleyici olacağını öngörüyor. Ekonomik yavaşlama işaretleri, Fed’i daha ‘şahin’ bir duruş yerine ‘güvercin’ bir yaklaşım benimsemeye itebilir.
Bilanço Sezonu ve Sektörel Performanslar
ABD’de devam eden bilanço sezonunda, bazı şirketlerin beklentilerin üzerinde açıkladığı finansal sonuçlar da endekslere destek oldu. Özellikle teknoloji hisseleri, güçlü bilançoları ve olumlu gelecek beklentileriyle öne çıktı. Örneğin, Atlassian hisseleri finansal sonuçlarının ardından %31‘in üzerinde bir yükseliş kaydederken, Microchip Technology hisseleri %9‘dan fazla değer kazandı. Cloudflare hisseleri %11‘in üzerinde, Airbnb hisseleri ise %8‘i aşan prim yaptı.
Bu genel yükselişe ek olarak, ABD yönetiminin polisilikon ithalatına yönelik aldığı yeni tarife kararının ardından güneş enerjisi sektöründe de hareketlilik gözlendi. First Solar hisseleri, bu gelişmenin etkisiyle açılışta %6‘nın üzerinde bir değer artışı yaşadı.
Jeopolitik Gelişmeler ve Küresel Riskler
Yatırımcılar, küresel piyasalardaki gelişmeleri yakından takip ederken, Orta Doğu’daki diplomatik gelişmeler de gündemdeki yerini koruyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran ile yürütülen müzakerelerin olumlu ilerlediği ve kısa süre içinde bir anlaşmaya varılabileceği yönündeki açıklamaları, piyasalarda kısa vadeli bir rahatlama sağladı. İran tarafının da Umman aracılığıyla yürütülen Hürmüz Boğazı görüşmelerinde genel çerçevenin büyük ölçüde tamamlandığını bildirmesi, jeopolitik risklerin azalması beklentisini destekledi.
Finans Hattı Yorum:
ABD’den gelen zayıf istihdam verileri, küresel piyasalarda bir süredir hakim olan ‘yüksek faiz ortamının’ devam edeceği beklentisini önemli ölçüde değiştirdi. Özellikle teknoloji ve büyüme odaklı hisselerdeki son dönemdeki dalgalanmaların ardından, bu veri hem sektördeki şirketler hem de genel piyasa algısı üzerinde belirgin bir iyimserlik dalgası yarattı. Sektördeki diğer oyunculara da benzer bir ivme kazandırma potansiyeli taşıyan bu durum, yatırımcıların risk iştahını artırabilir.
Makroekonomik göstergelerdeki yavaşlama sinyalleri, Fed’in faiz politikası üzerindeki baskıyı azaltarak, yatırımcı duyarlılığını daha fazla risk alımına yönlendirebilir. Teknik olarak, S&P 500 ve Nasdaq endekslerinin direnç seviyelerini aşma potansiyeli artarken, yatırımcıların gözü özellikle önümüzdeki dönemdeki enflasyon verileri ve Fed yetkililerinin yapacağı açıklamalarda olacak. Mevcut durumda, piyasanın F/K (Fiyat/Kazanç) oranları hala göreceli olarak yüksek seviyelerde seyretse de, faiz beklentilerindeki değişim bu oranların daha sürdürülebilir hale gelmesine yardımcı olabilir.
Ancak, jeopolitik gelişmelerdeki belirsizlikler ve Orta Doğu’daki tansiyonun yeniden tırmanma potansiyeli, bu iyimser havanın ne kadar kalıcı olacağı konusunda bir soru işareti yaratıyor. ABD ekonomisindeki yavaşlamanın beklendiği kadar derinleşmesi halinde, şirket kâr marjları üzerinde baskı oluşabilir. Yatırımcıların, bu olumlu verilerin uzun vadeli bir trend değişikliğine mi yoksa geçici bir rahatlamaya mi işaret ettiğini dikkatle izlemesi gerekmektedir.


















