SAVUNMA SANAYİNDE ‘OYUN DEĞİŞTİRİCİ’ YERLİ TEKNOLOJİLER
İstanbul Fuar Merkezi’nde SAHA 2026 Fuarı Kapsamında Duyurulan Yenilikler Türkiye’nin Savunma Teknolojilerindeki Hızını Gözler Önüne Serdi
Milli Savunma Bakanlığı (MSB) tarafından düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nda, Türkiye’nin savunma sanayi vizyonuna dair önemli bilgiler paylaşıldı. Yıllardır süren Ar-Ge çalışmaları neticesinde kritik üretim altyapıları, ileri teknoloji laboratuvarları ve hassas üretim tesisleri oluşturulduğu belirtildi. Bu çerçevede, milli füze Yıldırımhan‘da kullanılan sıvı yakıtların yerli imkanlarla üretimi ve tamamen yerli turbo-fan jet motoru Güçhan‘ın geliştirilmesi gibi çığır açan projeler duyuruldu.
Savunma sanayii alanında yaşanan bu gelişmeler, Türkiye’nin teknolojik bağımsızlığını ve yerli üretim kapasitesini artırma stratejisinin somut bir göstergesi olarak öne çıkıyor. MSB’nin Ar-Ge merkezleri tarafından geliştirilen UDMH ve azot tetra oksit türevi sıvı yakıtlar, milli füze Yıldırımhan‘da kullanılarak stratejik bir öneme sahip bulunuyor. Bu sayede dışa bağımlılık azaltılırken, milli projelerin güvenliği ve sürdürülebilirliği garanti altına alınıyor.
Öte yandan, tamamen yerli imkanlarla geliştirilen yüksek itki gücüne sahip milli jet motoru Güçhan, dikkat çeken bir diğer başarı olarak kayıtlara geçti. 42 bin lbf (paund kuvvet) itki gücüne sahip olan bu motordan bugüne kadar 6 adet üretildi. Motorların kalifikasyon testlerinin ise bu yıl içinde tamamlanması planlanıyor. Bu adım, Türkiye’nin hava kuvvetlerinin geleceği ve insansız hava araçlarının motor ihtiyacının yerli ve milli kaynaklarla karşılanması açısından büyük önem taşıyor.
- MSB Ar-Ge merkezi tarafından yerli imkanlarla üretilen UDMH ve azot tetra oksit türevi sıvı yakıtlar, milli füze Yıldırımhan‘da kullanılacak.
- Tamamen yerli imkanlarla geliştirilen yüksek itki gücüne sahip milli jet motoru Güçhan‘ın 42 bin lbf itki gücü bulunuyor.
- Bugüne kadar 6 adet Güçhan motoru üretildi ve kalifikasyon testlerinin bu yıl tamamlanması hedefleniyor.
İspanya’dan KAAN’a İlgi ve Baykar’dan İtalyan Devleriyle Otomasyonlu Üretim Hattı Anlaşması
İspanya’nın ABD yapımı F-35 savaş uçakları alım seçeneğini reddetmesinin ardından, Türkiye’nin geliştirdiği KAAN savaş uçağı programına ilgi gösterdiği duyuruldu. El Espanol gazetesinin haberine göre, İspanya yönetimi alternatif beşinci nesil savaş uçağı arayışında Türkiye’nin KAAN projesini masaya yatırdı. Bu durum, KAAN‘ın uluslararası savunma pazarındaki potansiyelini ve Türkiye’nin havacılık alanındaki gücünü göstermesi açısından kritik bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Baykar da İtalyan şirketi Gruppo Esea ile robotik çözümler ve otomasyonlu montaj hatları üzerine bir sözleşme imzaladı. Baykar CEO’su Haluk Bayraktar ve Gruppo Esea CEO’su Alessandro Liberatore tarafından imzalanan anlaşma, Baykar’ın insansız hava aracı teknolojilerinin seri imalat hatlarının kurulmasını hedefliyor. Bu işbirliği, Türkiye ve İtalya arasındaki savunma sanayii alanındaki işbirliğinin de bir göstergesi olarak vurgulandı.
- İspanya, ABD yapımı F-35 yerine Türkiye’nin geliştirdiği KAAN savaş uçağı programına yöneldi.
- Baykar, İtalyan Gruppo Esea ile insansız hava aracı teknolojileri için seri imalat ve otomasyonlu üretim hattı sözleşmesi imzaladı.
BMC’den Yeni Zırhsız Hafif Araç PAMİR 4×4 ve Sarsılmaz’dan İspanyollarla Kule Üretimi İşbirliği
BMC Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, SAHA 2026 Fuarı’nda ilk kez sergilenen ve teslimata hazır hale gelen PAMİR 4×4 aracının, sahadaki yeni ihtiyaçlara cevap verecek şekilde geliştirildiğini belirtti. Tosyalı, Türkiye’deki terör atmosferinin dağılmasıyla birlikte personel ve yükü daha çevik taşıyacak zırhsız hafif araç ihtiyacının ortaya çıktığını ve bu ihtiyacı karşılamak üzere PAMİR 4×4‘ün geliştirildiğini vurguladı. Aracın daha ekonomik, hafif ve her koşulda pratik bir ulaşım aracı olacağı ifade edildi.
Sarsılmaz Dış Ticaret Genel Müdürü Nuri Kızıltan ise fuar kapsamında İspanya’nın önde gelen kule firmalarından Escribano ile stratejik bir işbirliği anlaşması imzaladıklarını duyurdu. Anlaşma kapsamında, Escribano‘nun makineli tüfeklerini ve TR Mekatronik‘in ürettiği topları Türkiye’den alarak kendi ürünlerine entegre etme kararı aldığı belirtildi. Kızıltan, ihracatla büyümek için 2026 yılında üç katına çıkardıkları hedefi büyük ölçüde başaracaklarını ve 2030 hedeflerinin çok daha yüksek rakamlara ulaştığını sözlerine ekledi.
- BMC’nin geliştirdiği ve teslimata hazır PAMİR 4×4 zırhsız hafif araç, çevik personel ve yük taşımacılığına odaklanıyor.
- Sarsılmaz, İspanyol kule firması Escribano ile stratejik işbirliği yaparak ihracat hedeflerini üçe katladı.
STM’den Dev İnsansız Sualtı Aracı TENGİZ ve TÜRKSAT’tan Robotik İletişim Platformu
Türk savunma sanayiinin önemli oyuncularından STM, otonom insansız sualtı araçları (İSA) ailesinin en büyük platformu olan TENGİZ‘i ilk kez tanıttı. Ekstra Büyük Sınıf İnsansız Sualtı Aracı (XLUUV) kategorisinde geliştirilen TENGİZ, 400 metreyi aşan görev derinliği ve 20 günü geçen operasyon süresiyle dikkat çekiyor. 11,2 metre uzunluğa ve 17,8 ton deplasmana sahip platform; istihbarat, keşif, denizaltı savunma harbi, mayın operasyonları ve kritik altyapı güvenliği gibi görevleri insan unsuru olmadan yerine getirebiliyor.
STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, TENGİZ‘in konvansiyonel denizaltıların görevlerini yüksek otonomiyle yerine getirebileceğini ve Türkiye’nin sualtındaki teknolojik egemenliğini pekiştireceğini belirtti. Platformun en dikkat çekici özelliklerinden biri ise taşıyıp sualtından fırlatabildiği NETA 300 insansız sualtı aracı ve ALPAGUT akıllı mühimmat sistemi olarak öne çıkıyor. ADVENT komuta kontrol mimarisiyle entegre çalışan sistem, uydu haberleşmesi üzerinden veri aktarımı da sağlıyor.
TÜRKSAT AŞ Genel Müdürü Ahmet Hamdi Atalay ise temel teknolojileri kullanarak kesintisiz iletişim sağlamayı amaçlayan farklı teknolojiler üzerinde çalıştıklarını ve bunlardan birinin de Robotik Platform olduğunu bildirdi. Bu mobil sistemin ağırlıklı olarak afet bölgeleri ve haberleşme imkanı olmayan yerlerde kullanılabileceğini belirten Atalay, sistemin savunma alanı için de geçerli olduğunu ve hareket halindeki askeri birliklerin haberleşmesini sağlayabileceğini vurguladı.
- STM’nin geliştirdiği TENGİZ, 400 metre görev derinliği ve 20 gün operasyon süresine sahip XLUUV kategorisinde bir platform.
- TENGİZ, NETA 300 insansız sualtı aracı ve ALPAGUT akıllı mühimmat sistemini taşıyıp fırlatabiliyor.
- TÜRKSAT’ın geliştirdiği Robotik Platform, afet bölgeleri ve askeri birlikler için mobil iletişim çözümleri sunuyor.
SYS’den Dron Avcısı CANiK M3 FALCON ve Elektroland’dan Yerli Kara Aracı GÖKBÖRÜ
Samsun Yurt Savunma (SYS) tarafından geliştirilen, helikopterlere entegre edilebilen ve dron ile İHA’ları imha etme amacıyla kullanılan ağır makineli tüfek CANiK M3 FALCON hakkında bilgi veren SYS Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Aral, sistemin tamamen dronlara karşı tasarlandığını belirtti. Aral, ilk sevkiyatların Pakistan ve Azerbaycan‘a yapıldığını açıkladı.
Elektroland Defence Genel Müdürü Ferhat Uğur, SAHA 2026’da yerli ve çok amaçlı insansız kara aracı GÖKBÖRÜ‘nün ilk kez sergilendiğini söyledi. Saatte 30 kilometre hıza ulaşabilen, 800 kilogram taşıma kapasitesine sahip GÖKBÖRÜ, zorlu arazi koşullarında yüksek hareket kabiliyeti sunuyor. Uğur, GÖKBÖRÜ‘ye yurt dışından talep olduğunu da dile getirdi.
- SYS’nin geliştirdiği CANiK M3 FALCON, helikopterlerden dronlara karşı etkili bir silah sistemi.
- İlk sevkiyatları Pakistan ve Azerbaycan‘a yapılan CANiK M3 FALCON, aktif olarak kullanılıyor.
- Elektroland Defence’in yerli insansız kara aracı GÖKBÖRÜ, 30 km/s hız ve 800 kg taşıma kapasitesine sahip.
Aselsan’dan Hava Taarruzunda ‘Oyun Değiştirici’ Radar FULMAR 500A ve TOLUN Mühimmatı
Aselsan, fuarda hava taarruzunda ‘oyun değiştirici’ olarak nitelendirilen FULMAR 500A radarını ve TOLUN mühimmat ailesinin 3 farklı varyasyonunu tanıttı. AKINCI ve AKSUNGUR gibi insansız hava araçlarına entegre edilmek üzere geliştirilen FULMAR 500A, aynı anda kara, hava ve deniz hedeflerini tespit ve takip edebiliyor. AESA radar mimarisi sayesinde yüksek tarama hızı ve düşük tepki süresi sunan sistem; SAR görüntüleme, hareketli kara hedefi takibi ve bulut altı görüntüleme gibi kabiliyetleriyle öne çıktı.
Tanıtıma katılan Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu, “SİHA’larımız artık mükemmel bir kombinasyonla uzaktan teşhis ederek, gerçek hard kill yapmaya giden süreci tek başına yapabilecek yetenekleri kazanacak. Dolayısıyla oyun değiştirici bir model oluşuyor.” ifadelerini kullandı. Kadıoğlu, bunun hayal gücünü zorlayan bir gelişme olduğunu ve Silahlı Kuvvetler olarak bu yeteneklerin hakkını vereceklerini belirtti.
- Aselsan’ın FULMAR 500A radarı, AKINCI ve AKSUNGUR SİHA’larına entegre ediliyor.
- FULMAR 500A, kara, hava ve deniz hedeflerini aynı anda tespit ve takip edebiliyor.
- Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu, geliştirilen teknolojileri ‘oyun değiştirici’ olarak nitelendirdi.
TÜBİTAK ve Paydaşlardan ‘Milli Teknoloji Hamlesi’ Kapsamında 14 Stratejik İşbirliği Anlaşması
SAHA 2026’nın ikinci gününde, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır‘ın katılımıyla TÜBİTAK ile paydaş kurum ve kuruluşlar arasında tesis edilen işbirliklerinin somut bir göstergesi olarak TÜBİTAK SAHA İmza Töreni düzenlendi. Törende, ‘Milli Teknoloji Hamlesi’ doğrultusunda 14 stratejik işbirliği anlaşması imzalandı. Bu anlaşmalarla uydu ve uzay teknolojileri, radar sistemleri ve muhimmat geliştirme gibi alanlarda önemli adımlar atılması hedefleniyor.
Öne çıkan anlaşmalardan biri, ASELSAN ile TÜBİTAK UZAY arasında “Yüksek Çözünürlüklü Takım Uydu Geliştirilmesi Projesi Kapsamında Aselsan Dönüölçer Ekipmanı Tedarik Sözleşmesi” oldu. ROKETSAN ile TÜBİTAK UZAY arasında ise uydu ve uzay teknolojileri alanında işbirliğini güçlendirmeye yönelik “Uzay Teknolojilerine Yönelik” bir sözleşme imzalandı. Bu işbirlikleri, Türkiye’nin uzay ve savunma sanayiindeki yetkinliğini artırarak uluslararası alanda rekabet gücünü yükseltmeyi amaçlıyor.
- ‘Milli Teknoloji Hamlesi’ kapsamında TÜBİTAK ve paydaş kurumlar arasında 14 stratejik işbirliği anlaşması imzalandı.
- ASELSAN ve TÜBİTAK UZAY arasında yüksek çözünürlüklü takım uydu geliştirilmesi projesi için tedarik sözleşmesi yapıldı.
- ROKETSAN ve TÜBİTAK UZAY, uydu ve uzay teknolojileri alanındaki işbirliğini güçlendirecek.
Finans Hattı Yorum:
SAHA 2026 Fuarı’nda sergilenen ve duyurulan bu yerli ve milli savunma teknolojileri, Türkiye’nin savunma sanayii ekosisteminin ne kadar hızlı geliştiğini ve küresel pazarda giderek daha iddialı bir konuma geldiğini açıkça gösteriyor. Özellikle insansız sistemler, otonom operasyon kabiliyetleri, gelişmiş radar teknolojileri ve yerli jet motoru gibi stratejik alanlardaki ilerlemeler, ülkenin teknolojik bağımsızlığını artırmanın yanı sıra önemli bir ihracat potansiyeli de barındırıyor. İspanya’nın KAAN‘a gösterdiği ilgi ve Baykar’ın İtalyan firmasıyla yaptığı anlaşma, bu potansiyelin somut göstergeleri olarak ön plana çıkıyor.
Piyasa genelinde savunma sanayii şirketlerine yönelik yatırımcı ilgisi artış eğiliminde. Yerli ve milli projelere verilen önemin yanı sıra, bu şirketlerin ihracat odaklı büyüme stratejileri de olumlu bir hava yaratıyor. Özellikle STM, Aselsan, Baykar gibi önde gelen firmaların yeni ürün lansmanları ve uluslararası işbirlikleri, gelecek dönemde bu şirketlerin finansal performanslarına olumlu yansıyabilir. Ancak, global ekonomik dalgalanmalar ve jeopolitik gelişmelerin de bu sektörü etkileyebileceği unutulmamalıdır.
Yatırımcıların önümüzdeki dönemde dikkat etmesi gereken başlıca noktalar arasında, imzalanan işbirliği anlaşmalarının somut çıktılara ne kadar hızlı dönüşeceği, yerli üretim kapasitesinin ne ölçüde artırılacağı ve ihracat pazarlarında elde edilecek başarılar yer alıyor. Özellikle KAAN‘ın uluslararası pazardaki akıbeti, Güçhan jet motorunun seri üretime geçişi ve TENGİZ gibi büyük platformların operasyonel kabiliyetleri yakından takip edilmelidir. Ayrıca, ASELSAN‘ın FULMAR 500A radarının SİHA’larla entegrasyonunun etkinliği de sektörün geleceği açısından kritik önem taşıyor.












