Tekne Üreticileri Krizde: Vergi ve Altyapı Engeli İhracatı Vuruyor
Türkiye’nin önde gelen tekne ve yat üreticileri, yüksek vergi oranları ve yetersiz marina altyapısı gibi sorunlar nedeniyle iç pazarın daraldığını ve ihracat potansiyelinin tam olarak kullanılamadığını belirterek devletten acil destek talebinde bulundu. Sektör temsilcileri, KDV ve ÖTV yükünün azaltılması ve marina yatırımlarının hızlandırılmasıyla Türkiye’nin küçük ve orta boy teknelerde milyar dolarlık ihracat kapasitesine ulaşabileceğini vurguluyor.
MAST İzmir Boat Show’da Sektörün Sorunları Gündemde
İzmir’de düzenlenen MAST İzmir Boat Show‘da konuşan sektör temsilcileri, Türkiye’nin mega yat üretiminde dünyada ikinci sırada yer almasına rağmen, küçük ve orta ölçekli tekne üretiminde yanlış vergi politikaları ve altyapı eksiklikleri nedeniyle büyüyemediğine dikkat çekti. Bu durum, yerli üreticilerin rekabet gücünü olumsuz etkiliyor.
TEYÜD Başkanı Görnü: “Yerli Üretici Cezalandırılıyor”
Tekne ve Yat Endüstrisi Derneği (TEYÜD) Başkanı Erhan Görnü, mevcut vergi sisteminin yerli üreticiyi cezalandırdığını belirtti. Görnü, yerli üreticinin yüksek KDV ve ÖTV baskısı altında ezildiğini ve mevcut yapının ithal ürünleri avantajlı hale getirdiğini ifade etti. Görnü, “Yerli üretici yatırım yapıyor, istihdam sağlıyor, ülkeye döviz kazandırıyor ancak vergi yükü nedeniyle rekabet edemiyor. Bugünkü sistem üretimi değil ithalatı destekliyor. Böyle bir yapıyla büyüme mümkün değil” dedi. Sektörün yaklaşık 9 bin kilometrelik kıyı şeridine sahip Türkiye’nin denizcilik potansiyelinin çok gerisinde kaldığını da vurgulayan Görnü, vergi yükünün azaltılması halinde kısa sürede ihracatta büyük sıçrama yaşanabileceğini ekledi.
TEKİMDER Başkanı Akduman: “Tekne Üretimi Lüks Tüketim Algısından Kurtarılmalı”
Tekne İmalatçıları ve Yan Sanayicileri Derneği (TEKİMDER) Başkanı Hüseyin Akduman ise sektörün yıllardır ‘lüks tüketim’ algısıyla değerlendirildiğini ve bunun da yanlış vergi politikalarına neden olduğunu dile getirdi. Akduman, tekne üretiminin yüksek katma değerli bir sanayi kolu olduğunu belirterek, “Bu sektör yalnızca tekne üretmiyor; yan sanayiyi büyütüyor, istihdam yaratıyor, ihracat geliri sağlıyor. Ama hâlâ lüks tüketim muamelesi görüyor. Bu bakış açısı değişmeden sektörün büyümesi mümkün değil” dedi. Türkiye’nin yıllık yaklaşık 480 milyon dolarlık tekne ihracatı yaptığını hatırlatan Akduman, mevcut üretim gücüne rağmen potansiyelin çok daha yüksek olduğunu ve doğru teşviklerle bu rakamın birkaç katına çıkabileceğini belirtti.
Marina ve Bağlama Alanı Yetersizliği İç Pazarı Baskılıyor
Sektör temsilcileri, vergi yükünün yanı sıra marina ve bağlama alanı eksikliğinin de iç pazarı baskıladığını belirtiyor. Türkiye’de tekne sahibi olmak isteyenlerin yüksek maliyetler ve yetersiz altyapı nedeniyle geri adım attığı ifade ediliyor. Akduman, “Tekne üretmek kadar onu bağlayacak alan oluşturmak da önemli. Marina kapasitesi yetersiz olduğu sürece iç pazar büyüyemez. Üretici var ama kullanıcı için gerekli altyapı yok” dedi. Avrupa’da denizcilik sektörünün altyapı yatırımlarıyla desteklendiğini belirten sektör temsilcileri, Türkiye’de de marina kapasitesinin artırılması ve bağlama alanlarının yaygınlaştırılması gerektiğini ifade ediyor.
Sektörün Talepleri ve Gelecek Perspektifi
Yerli üreticiler, sektörde büyümenin önündeki en büyük engellerin vergi yükü ve altyapı yetersizliği olduğunu vurgulayarak devletin acil adım atmasını istiyor. Sektör temsilcilerine göre KDV ve ÖTV oranlarının düşürülmesi, marina yatırımlarının artırılması ve fuar desteklerinin güçlendirilmesi halinde Türkiye, küçük ve orta boy tekne üretiminde bölgesel üs haline gelebilir. Devlet desteği gelmediği takdirde sektörün mevcut potansiyelini kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğunu belirten Hüseyin Akduman, “Türkiye üretim gücüne sahip ancak destek olmadan bu potansiyel atıl kalıyor. Eğer gerekli adımlar atılırsa sektör hem iç pazarda hem ihracatta büyük ivme yakalar” mesajını verdi.
MAST İzmir Boat Show’da Fuarın Dikkat Çekenleri
MAST İzmir Boat Show‘da 3 metreden 15 metreye kadar farklı boyutlardaki tekneler, 100 bin liradan başlayıp 30 milyon liraya ulaşan fiyatlarla ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Fuarda 3 Mayıs‘a kadar sergilenen teknelerin yaklaşık yüzde 70’inin yerli üretim olması dikkat çekti.
Finans Hattı Yorum:
Tekne ve yat sektörünün Türkiye’deki mevcut durumu, potansiyeline karşın yapısal sorunlarla boğuştuğunu açıkça ortaya koyuyor. Yüksek vergi oranları, yerli üreticiyi uluslararası pazarda dezavantajlı konuma getirirken, ithalatı teşvik eden bir politika izlendiği endişesini taşıyor. KDV ve ÖTV’de yapılacak indirimler ve marina altyapısına yapılacak stratejik yatırımlar, sektörün hızla büyümesini sağlayabilir. Türkiye’nin özellikle küçük ve orta ölçekli teknelerdeki ihracat potansiyeli milyarlarca dolar değerinde. Bu potansiyeli realize edebilmek için devletin desteği kritik önem taşıyor. Sektörün “lüks tüketim” algısından kurtularak “stratejik sanayi” olarak görülmesi, hem üretim hem de istihdam açısından önemli bir sıçrama yaratacaktır. Bu sorunların çözülmesiyle Türkiye, denizcilikte bölgesel bir lider olma yolunda önemli adımlar atabilir.










