Koyun Çiçeği Salgını Yunanistan Feta Peyniri İhracatını ve İç Piyasasını Baskılıyor
Yunanistan’da, dünya çapında tanınan feta peyniri üretimi, tarım sektöründeki bir dizi krizin ve özellikle son bir yıldır etkili olan koyun çiçeği salgınının yarattığı süt üretimindeki düşüş nedeniyle ciddi bir baskı altına girdi. Bu durum, 2026 sezonunda feta üretimini doğrudan etkilerken, hem iç hem de dış piyasalarda olumsuz yansımalar yaratıyor.
2025 yılının sonlarına doğru koyun sütü arzında yaşanan belirgin gerileme, feta peyniri üreticilerini zor durumda bıraktı. Bu arz sıkıntısı, özellikle ihracata dayalı faaliyet gösteren firmaların üretim kapasitelerini sınırladı. Sektör temsilcileri, 2026 yılında feta ihracatında bir artış beklemediklerini ve geçen yıl elde edilen güçlü performansın tekrarlanmasının zor olduğunu belirtiyor.
İhracat verilerine bakıldığında, Almanya‘ya yapılan feta peyniri ihracatı 19,1 milyon Euro‘dan 17,2 milyon Euro‘ya geriledi. İngiltere pazarında ise değer bazında yaklaşık yüzde 10‘luk bir kayıp yaşandı. Öte yandan, Fransa, ABD ve Avusturya gibi pazarlarda ihracat artışı gözlemlense de, bu yükseliş toplam ihracattaki düşüşü telafi edecek düzeyde değil.
Feta üreticileri, daha düşük maliyetle üretilebilen inek sütü bazlı beyaz peynirlerle rekabet etmekte güçlük çekiyor. Bu durum, fiyatlar üzerinde ek bir baskı oluşturuyor. Hem iç piyasaya hem de ihracata yönelik çalışan firmalar, sınırlı süt arzı nedeniyle zorlu bir denge kurmaya çalışıyor. Sözleşme yükümlülükleri ve rekabet koşulları, sektördeki esnekliği azaltıyor. Üretimin sonbahar aylarında toparlanması beklenmekle birlikte, 2026 yılı genelinde ihracatın geçen yılki seviyeleri aşması öngörülmüyor.
- Koyun çiçeği salgını nedeniyle süt üretiminde düşüş yaşanıyor.
- Feta peyniri ihracatında büyüme durdu, bazı pazarlarda değer kaybı var.
- Alternatif pazarlarda artış görülse de, genel kaybı telafi etmiyor.
- Üreticiler, arz kısıtı ve rekabet nedeniyle zorlu bir denge kurmaya çalışıyor.
Finans Hattı Yorum:
Yunanistan’da yaşanan feta krizi, küresel gıda tedarik zincirlerindeki kırılganlığı ve belirli coğrafyalara bağımlılığın risklerini bir kez daha gözler önüne seriyor. Koyun çiçeği salgını gibi beklenmedik çevresel ve biyolojik faktörlerin, önemli bir tarımsal ürüne dayalı ekonomiler üzerindeki yıkıcı etkisini gösteriyor. Bu durum, özellikle ihraç pazarlarında fiyat artışları ve tedarik sürekliliği konusunda endişelere yol açabilir. Feta peyniri, Yunan mutfağının vazgeçilmez bir parçası olmanın yanı sıra önemli bir ihracat kalemi olduğu için, bu krizin ülke ekonomisine yönelik dolaylı etkileri de olacaktır.
Piyasalardaki genel yatırımcı duyarlılığı açısından bakıldığında, bu tür haberler genellikle tarım ve gıda sektörüne yönelik risk algısını artırabilir. Özellikle gelişmekte olan veya belirli tarım ürünlerine yoğunlaşmış ekonomiler için bu tür salgınlar veya çevresel olaylar, “sürpriz risk” olarak fiyatlanmaya başlar. Yatırımcılar, bu tarz belirsizlikleri yönetmek adına daha çeşitlendirilmiş portföylere veya daha dayanıklı tedarik zincirlerine sahip şirketlere yönelme eğiliminde olabilirler.
Önümüzdeki dönemde yatırımcıların dikkat etmesi gereken en önemli unsurlardan biri, Yunanistan Tarım Bakanlığı’ndan veya sektörel birliklerden gelecek resmi açıklamalar olacaktır. Koyun ve keçi yetiştiriciliğinde salgının kontrol altına alınmasına yönelik atılacak adımlar ve süt üretimini destekleyici teşvikler, toparlanma sürecinin hızını belirleyecektir. Teknik olarak ise, ilgili hisse senetlerinin (eğer halka açık ise) ve emtia fiyatlarındaki (eğer söz konusu ise) hareketler yakından takip edilmelidir. Ayrıca, Avrupa Birliği’nin bu sektöre yönelik olası destek paketleri de piyasa beklentilerini etkileyebilir.












