Borsa İstanbul’da “Ateşkes” Rallisi Sürüyor: BİST100 İki Günde 200 Puan Kazandı
ABD-İran görüşmelerine dair olumlu haber akışı risk iştahını tetiklerken, piyasalar kredi derecelendirme kuruluşlarının değerlendirmelerine kilitlendi.
Borsa İstanbul, Orta Doğu’dan gelen diplomatik yumuşama sinyalleriyle yükseliş ivmesini koruyor. ABD ve İran arasındaki görüşmelerin yeniden başlayacağı ve ateşkes ihtimalinin güçlendiği yönündedir haberler, endeksi son iki günde yaklaşık 200 puanlık bir yükseliş trendine taşıdı. Geçtiğimiz işlem gününü 50 puanlık artışla tamamlayan BİST100, teknik seviyelerde kritik eşikleri birer birer geride bırakıyor.
Kısa vadede jeopolitik manşetlerin yön tayin edici olmaya devam etmesi beklenirken, yatırımcıların odağında sadece savaş haberleri değil, aynı zamanda kredi derecelendirme kuruluşlarının Türkiye ekonomisine yönelik yayımlayacağı olası raporlar bulunuyor. Endekste bugün TL bazında 14.250 seviyesi pivot noktası olarak izlenecek. Yukarı yönlü denemelerde 14.315 – 14.380 ve 14.450 dirençleri takip edilirken; olası kar realizasyonlarında 14.185 – 14.115 ve 14.050 seviyeleri destek konumunda bulunuyor. Dolar bazında ise piyasa, 320,7 pivotu üzerinde 323,6 direncini radarına almış durumda.
Hisse bazlı hareketlerde, özellikle bir süredir yatay seyreden dev kağıtlardaki canlanma dikkat çekiyor. GUBRF, HEKTS ve SASA gibi endeks ağırlığı yüksek paylar, teknik göstergelere (CCI) göre “aşırı alım” bölgesindeki güçlü duruşlarıyla ralliyi sırtlıyor. İşlem hacmi tarafında ise SASA, ECILC ve HEKTS’deki ivme artışı, yükselişin kurumsal bir alım iştahıyla desteklendiğini kanıtlıyor. Öte yandan, MIATK, ASTOR ve ECILC gibi paylar “aşırı satım” bölgesinde yer alarak tepki alımı bekleyen yatırımcılar için takip listesinde bulunuyor.
Finans Hattı Yorum:
Borsa İstanbul’un son iki günde sergilediği 200 puanlık performans, piyasanın jeopolitik risklerden arınma isteğinin ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Diplomatik kanallardan gelen “ateşkes” fısıltıları, nakitte bekleyen yatırımcıyı hızla hisse senedi piyasasına yönlendirirken; özellikle SASA, HEKTS ve GUBRF gibi bir süredir baskılanmış kağıtlardaki hacimli artış, endeksteki yükselişin genele yayılma potansiyelini artırıyor. Bu durum, piyasadaki yükselişin sadece bir “tepki alımı” değil, yeni bir trend başlangıcı olabileceğine dair umutları yeşertiyor.
Finansal perspektiften bakıldığında; piyasanın kredi derecelendirme kuruluşlarından gelecek not veya görünüm artışı beklentisi, yabancı yatırımcıların “öncü birliklerini” sahaya sürmesine neden olabilir. 320 dolar üzerindeki kalıcılık, küresel fonların Türkiye’ye yönelik risk algısının iyileştiğinin en somut teyidi olacaktır. Ancak yatırımcılar için asıl sınav, 14.450 ana direncinin hacimli geçilip geçilemeyeceği noktasında verilecek.
Finans Hattı olarak analizimiz; diplomatik süreçteki en ufak bir tıkanmanın sert kar satışlarını tetikleyebileceği, ancak makro taraftaki not artışı hikayesinin bu düşüşleri sınırlı tutacağı yönündedir. Özellikle “aşırı alım” bölgesine giren lokomotif kağıtlarda (SASA, HEKTS) yaşanabilecek kısa vadeli soğuma hareketleri, 14.250 pivotu üzerinde kalındığı sürece birer “sağlıklı düzeltme” olarak okunmalıdır. Yatırımcıların bu süreçte ASTOR ve ECILC gibi “aşırı satım” bölgesindeki şirketlerin rotasyonunu da yakından izlemesi, portföy çeşitlendirmesi açısından rasyonel bir tercih olacaktır.












