Ak Yatırım Müşterilerinin Borsa İstanbul’da İşlem Tercihleri
Borsa İstanbul’da Net Satış Haftasında Ak Yatırım’ın Öne Çıkan İşlemleri
Borsa İstanbul’da 13-17 Temmuz haftası genelinde satış ağırlıklı bir seyir izlenirken, BİST100 endeksi %2,38‘lik bir düşüşle haftayı tamamladı. Bu hafta özelinde Ak Yatırım nezdinde gerçekleşen müşteri işlemlerine bakıldığında, genel piyasa eğilimine paralel olarak satış yönlü bir aktivitenin hakim olduğu gözlemlenmektedir. Ak Yatırım’ın toplamda -6,57 milyar TL net satış ile haftayı kapatması, aracı kurum müşterilerinin portföylerinde belirgin bir azaltma eğiliminde olduğunu göstermektedir. Bu durum, piyasadaki genel karamsarlığın veya riskten kaçınma eğiliminin bir yansıması olarak değerlendirilebilir. Finans Hattı olarak, bu haftaki müşteri işlem verilerini derinlemesine inceleyerek, hangi hisselerin yatırımcılar tarafından daha çok tercih edildiğini veya elden çıkarıldığını analiz edeceğiz.
Geride bıraktığımız hafta, Borsa İstanbul genelinde hakim olan satış baskısı altında, Ak Yatırım müşterileri de net bir satış pozisyonu oluşturdular. Bu durum, piyasanın genelinde yaşanan dalgalanmalara ve muhtemel belirsizliklere karşı yatırımcıların takındığı temkinli tavrın bir göstergesi olarak okunabilir. Ak Yatırım, Türkiye’nin önde gelen yatırım kuruluşlarından biri olması sebebiyle, nezdindeki işlem hacimleri ve tercihlerin piyasa genelindeki eğilimler hakkında önemli ipuçları vermektedir. Haftayı -6,57 milyar TL‘lik net satışla kapatan Ak Yatırım’ın bu satış dalgasında hangi hisselere yoğunlaştığı, yatırımcıların risk iştahını ve sektör beklentilerini anlamak açısından kritik öneme sahiptir. Aşağıdaki tablo, 13-17 Temmuz haftasında Ak Yatırım müşterilerinin en çok net alım yaptıkları hisseleri ve bu işlemlere karşılık gelen hacimleri detaylandırmaktadır.
| Şirket Ünvanı (Hisse Kodu) | Net Alım (TL) |
| Aselsan Elektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş. (ASELS) | 1.041.887.376 |
| TÜPRAŞ – Türkiye Petrol Rafinerileri A.Ş. (TUPRS) | 573.518.907 |
| Koç Holding A.Ş. (KCHOL) | 314.450.692 |
| Gübre Fabrikaları T.A.Ş. (GUBRF) | 286.252.095 |
| Türkiye İş Bankası A.Ş. (ISCTR) | 284.031.109 |
Bu dönemde Ak Yatırım nezdinde en çok net alım gerçekleşen ilk hisse Aselsan (ASELS) oldu. Şirket, 1 milyar 41 milyon TL‘yi aşan net alımla yatırımcıların dikkatini çekti. Bu durum, savunma sanayii ve teknoloji alanındaki potansiyeline duyulan güvenin bir göstergesi olarak yorumlanabilir. Ardından, enerji sektörünün lokomotiflerinden TÜPRAŞ (TUPRS), 573 milyon TL‘nin üzerinde net alımla ikinci sırada yer aldı. Bu alım, petrol fiyatlarındaki hareketlilik ve rafineri karlılığındaki potansiyele yönelik beklentileri yansıtabilir. Koç Holding (KCHOL) ise 314 milyon TL‘yi aşan net alımla üçüncü sırada yer alırken, holding şirketlerinin genel piyasa performansındaki rolü ve çeşitlendirilmiş iş kolları yatırımcılar için çekici olmaya devam ettiğini gösteriyor. Gübre Fabrikaları (GUBRF) ve Türkiye İş Bankası (ISCTR) da sırasıyla 286 milyon TL ve 284 milyon TL civarında net alımlarla portföylerde yer buldu. Bu hisselerdeki alımlar, sektör bazlı beklentileri veya bankacılık sektörüne olan ilginin devam ettiğini işaret ediyor olabilir.
Öte yandan, aynı hafta Ak Yatırım müşterilerinin en çok net satış yaptığı hisseler de dikkat çekiciydi. Bu satışların başında, yaklaşık 5,35 milyar TL ile Yapı Kredi Bankası (YKBNK) yer aldı. Bankacılık sektöründeki genel hareketlilik ve risk iştahındaki değişimler bu satışta etkili olmuş olabilir. Ardından, Türk Hava Yolları (THYAO), 976 milyon TL‘nin üzerinde net satışla ikinci sırada yer alırken, küresel havacılık sektöründeki belirsizlikler veya karlılık beklentilerindeki değişimler bu satışın arkasındaki nedenler arasında sayılabilir. Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları (EREGL) de 883 milyon TL civarında net satışla üçüncü sırada yer alarak, demir-çelik sektöründeki döngüsel eğilimlerin veya emtia fiyatlarındaki dalgalanmaların etkisini gösterdi. Turkcell (TCELL) ve Hacı Ömer Sabancı Holding (SAHOL) ise sırasıyla 466 milyon TL ve 388 milyon TL civarında net satışla bu listede yer aldılar. Bu durum, telekomünikasyon sektöründeki rekabet dinamikleri veya holding şirketlerinin portföylerinde yapılan yeniden düzenlemelerle ilgili olabilir.
| Şirket Ünvanı (Hisse Kodu) | Net Satış (TL) |
| Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. (YKBNK) | -5.350.215.877 |
| Türk Hava Yolları A.O. (THYAO) | -976.595.069 |
| Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları T.A.Ş. (EREGL) | -883.007.761 |
| Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. (TCELL) | -466.578.210 |
| Hacı Ömer Sabancı Holding A.Ş. (SAHOL) | -388.791.469 |
- BİST100 endeksi 13-17 Temmuz haftasında %2,38 düşüşle kapandı.
- Ak Yatırım müşterileri, haftayı genel olarak -6,57 milyar TL net satışla tamamladı.
- Ak Yatırım’ın en çok net alım yaptığı hisse Aselsan (ASELS) oldu (~1,04 Milyar TL).
- En çok net satım yapılan hisse ise Yapı Kredi Bankası (YKBNK) olarak kayıtlara geçti (~-5,35 Milyar TL).
Finans Hattı Yorum:
Geride bıraktığımız haftada Borsa İstanbul’da gözlenen genel düşüş eğilimi ve Ak Yatırım nezdinde kaydedilen yüksek net satış rakamları, piyasa katılımcılarının risk iştahındaki belirgin bir gerilemeye işaret ediyor. Özellikle bankacılık sektöründe Yapı Kredi Bankası (YKBNK) özelinde görülen yüksek satış hacmi, sektörün genel olarak yatırımcılar tarafından riskli bir alana kaydığına veya kar realizasyonu yapmak isteyen önemli oyuncuların olduğuna dair bir sinyal olarak okunabilir. Buna karşılık, Aselsan (ASELS) gibi savunma ve teknoloji odaklı hisselerde görülen güçlü alım ilgisi, piyasanın belirli sektörlere olan güvenini koruduğunu ve bu alanlarda potansiyel gördüğünü ortaya koyuyor. Bu durum, yatırımcıların portföylerini daha savunmacı veya belirli büyüme potansiyeli taşıyan alanlara kaydırma eğiliminde olduğunu göstermektedir.
Yatırımcı duyarlılığı açısından bakıldığında, genel piyasa endişeleri nedeniyle ‘riskten kaçınma’ eğilimi hakim görünüyor. Bu tür haftalarda, yatırımcılar genellikle volatil hisselerden kaçınarak daha defansif veya temettü ödeme potansiyeli yüksek olan, aynı zamanda güçlü bilanço yapısına sahip şirketlere yönelme eğiliminde olabilirler. Aselsan (ASELS) gibi hisselerdeki alımların devamı, teknoloji ve savunma sektörlerinin makroekonomik dalgalanmalara karşı nispeten daha dirençli olabileceği beklentisini yansıtabilir. Sektörel bazda, bankacılık hisselerinde yaşanan satış baskısı devam ederse, ilgili sektördeki genel Fiyat/Kazanç (F/K) oranları ve Piyasa Değeri/Defter Değeri (PD/DD) oranlarında düşüşler gözlemlenebilir. Teknik olarak ise, BIST100 endeksinin ana destek seviyeleri yakından takip edilmelidir. Mevcut satış baskısının kırılması ve endeksin tekrar yükselişe geçmesi için bu seviyelerden güçlü bir tepki gelmesi beklenir.
Önümüzdeki dönemde yatırımcıların dikkat etmesi gereken en önemli risk faktörlerinden biri, küresel ekonomik görünümdeki belirsizliklerin devam etmesi ve faiz oranlarındaki olası değişimlerdir. Özellikle gelişmekte olan piyasalara yönelik sermaye akışlarının yönü, Borsa İstanbul üzerinde belirleyici olacaktır. Ayrıca, şirketlerin ikinci çeyrek bilanço açıklamalarının başlamasıyla birlikte, finansal sonuçların beklentilerin altında kalması durumunda hisse bazlı satış baskısı artabilir. Yatırımcıların, portföy çeşitliliğini sağlamaları ve volatiliteden korunmak adına, likiditesi yüksek ve temel analizleri güçlü olan şirketlere odaklanmaları tavsiye edilir. Özellikle kuraklık gibi tarımsal riskler veya jeopolitik gelişmelerin yakından takibi, sektör bazlı değişimleri öngörmek açısından önem taşımaktadır.










