Çin Üretim Kısıtlamaları ve Orta Doğu Gerilimleri Alüminyumu Zirveye Taşıdı
26 Mayıs 2026 tarihinde, sanayi metali alüminyumun ton başına fiyatı Londra Metal Borsası’nda (LME) 3.697 dolara çıkarak Mart 2022’den bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Bu yükselişte, en büyük üretici konumundaki Çin’de olası üretim kısıtlamaları endişeleri ve Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmelerin küresel tedarik zincirinde yarattığı aksaklıklar etkili oldu.
Msteel Global’e göre, Çinli alüminyum döküm tesislerinin enerji kullanımı ve emisyonlarının ülke genelinde denetlenmesi nedeniyle üretimlerini azaltmaları beklentisi piyasalarda fiyatları yukarı çekti. Küresel alüminyum kıtlığından faydalanmak amacıyla yüksek kapasitede üretim yapan Çinli tesisler, bu durumla karşı karşıya kalabilir. Şubat ayı sonlarında başlayan Orta Doğu’daki çatışmalar, Hürmüz Boğazı’ndaki lojistik zorluklar nedeniyle bölgeden yapılan alüminyum arzını azaltarak LME fiyatlarını zaten yükseltmişti.
Çinli yetkililer, stokların artmasıyla birlikte aşırı üretimi kontrol altına alma çabası içerisinde. Guangxi eyaletindeki Baise’de bir döküm tesisinin erimiş alüminyum üretimini zaten azalttığına dair haberler gelirken, etkilenen hacimler henüz netleşmedi. Çin’in Sanayi ve Bilgi Teknolojileri Bakanlığı, 13 Mayıs’ta yaptığı açıklamayla çelik ve petrol rafineri sektörlerinin de bu denetimlerden etkileneceğini belirtti. Çin, dünyanın en büyük alüminyum üreticisi olup, resmi verilere göre geçtiğimiz ay günlük üretimi rekor kırarak 129 bin tona ulaştı.
Bu gelişmelerin yanı sıra, bakır fiyatları da ton başına 13.630 dolar civarında işlem görerek dalgalı bir seyir izledi. Yatırımcılar, Orta Doğu’daki savaşın sonlandırılmasına yönelik olası anlaşmaları yakından takip ediyor. Bakır, özellikle yapay zeka ile ilgili altyapı yatırımlarına yönelik yoğun talepler nedeniyle bu ay rekor seviyelere yaklaşmıştı.
Finans Hattı Yorum:
Alüminyum fiyatlarındaki bu sert yükseliş, emtia piyasalarındaki arz ve talep dengesinin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Küresel tedarik zincirlerindeki olası aksamalar ve jeopolitik riskler, sanayi metallerinin fiyatları üzerinde doğrudan ve hızlı bir etkiye sahip. Özellikle Çin’in hem en büyük üretici hem de önemli bir tüketici olması, bu tür üretim kısıtlamalarının küresel piyasalar üzerindeki etkisini katlayarak artırıyor. Bu durum, inşaat, otomotiv ve elektronik gibi birçok sektörü yakından ilgilendirmekte ve maliyet baskısını artırabilmektedir. Yatırımcıların, enerji politikaları ve bölgesel çatışmalar gibi makroekonomik faktörleri yakından izlemesi gerekmektedir.
Mevcut durumda alüminyum yatırımcıları, hem arz tarafındaki daralma beklentileri hem de jeopolitik tansiyonun devam etmesi nedeniyle bir miktar iyimserlik taşıyor olabilir. LME’deki bu seviyeler, daha önce de test edilmiş ve direnç noktası olarak çalışmış bir bölgeye işaret ediyor. Teknik olarak bakıldığında, 3.600-3.700 dolar aralığının üzerindeki kalıcılık, yeni yükseliş trendlerinin habercisi olabilirken, olası bir geri çekilmede 3.500 dolar seviyesi önemli bir destek noktası olarak takip edilecektir. Genel piyasa algısı, arz kısıtlamalarının ne kadar süreyle devam edeceğine ve Orta Doğu’daki tansiyonun seyrine bağlı olarak şekillenecektir.
Alüminyumdaki bu dikkat çekici rallinin devamlılığı açısından göz ardı edilmemesi gereken temel risk, Çin’in üretim kısıtlamalarına yönelik politikalarının beklenenden daha gevşek olması veya Orta Doğu’da sürpriz bir barış anlaşmasının sağlanmasıdır. Böyle bir senaryoda, fiyatlarda sert bir düzeltme yaşanabilir. Yatırımcıların, global emtia piyasalarındaki gelişmeler ve emtia fiyatları ile ilgili haber akışını yakından takip etmeleri, pozisyonlarını risklere karşı korumaları açısından önem taşımaktadır.










