Asya Piyasaları Haftaya Karışık Başladı
ABD’den Güçlü Karlar Sonrası Asya’da Dalgalı Seyir
ABD borsalarındaki rekor şirket karlarının ardından Asya piyasaları haftaya dalgalı bir başlangıç yaptı. Hürmüz Boğazı’na ilişkin açıklamalar sonrası petrol fiyatları yatay seyrederken, teknoloji hisselerindeki alımlar Güney Kore ve Tayvan borsalarını yukarı taşıdı.
ABD borsalarındaki güçlü şirket karlılıkları, küresel piyasalarda iyimserliği desteklemeye devam ederken, Asya borsaları haftanın ilk işlem gününde karışık bir seyir izledi. Özellikle teknoloji hisselerine gelen yoğun alımlar, Güney Kore’de Kospi endeksinin yüzde 3,8 oranında yükselmesine ve Tayvan Taiex endeksinin yüzde 4,2 oranında artış kaydetmesine neden oldu. Hong Kong Hang Seng endeksi ise %1,4‘lük bir yükselişle 26.135,47 puana ulaştı.
Çin ve Japonya piyasaları “Altın Hafta” tatili nedeniyle kapalıyken, Avustralya S&P/ASX 200 endeksi %0,3‘lük bir düşüşle 8.704,70 puana geriledi. Bu dalgalı başlangıç, küresel ekonomik belirsizliklerin ve bölgesel gelişmelerin piyasalar üzerindeki etkisini gözler önüne seriyor.
Geçtiğimiz hafta ABD’de Wall Street tarafında S&P 500 endeksi %0,3 artışla 7.230,12 puana ulaşarak beşinci haftasını da kazançla kapatırken, Nasdaq Bileşik endeksi %0,9‘luk bir yükselişle 25.114,44 puandan rekor kapanış gerçekleştirdi. Dow Jones Sanayi Endeksi ise %0,3 düşüşle 49.499,27 puana geriledi. Özellikle Apple‘ın beklentileri aşan kar açıklaması, hisselerinde %3,3‘lük bir değer artışına yol açtı.
Orta Doğu’daki gerilim ve Hürmüz Boğazı’na yönelik ABD Başkanı Donald Trump‘ın açıklamaları, küresel ekonomi için temel belirsizlik kaynağı olmaya devam ediyor. Trump’ın, bölgedeki gemilere yardım edeceklerini duyurması ve İran’ın bu plana tepki göstermesi, petrol fiyatları üzerinde etkili oldu. ABD gösterge ham petrolünün varil fiyatı 21 sent düşüşle 101,74 dolara gerilerken, Brent petrol 5 sent artışla 108,19 dolardan işlem gördü.
SPI Asset Management analisti Stephen Innes, Körfez bölgesinde yüzlerce tankerin ve kargo gemisinin mahsur kaldığını belirtirken, Trump’ın “Özgürlük Projesi” adını verdiği askeri operasyonun başlayacağını duyurması dikkat çekti. ABD Merkez Komutanlığı’nın operasyonun kapsamına ilişkin açıklamaları, piyasalarda tansiyonu yükseltme potansiyeli taşıyor. Brent petrolün savaş öncesi dönemde varil başına 70 dolar civarında seyretmesi, olası bir gerilimin enerji maliyetlerini artırabileceği endişesini pekiştiriyor.
Şirket bilanço sezonu, küresel piyasalarda olumlu etkisini sürdürüyor. S&P 500 endeksindeki şirketlerin dörtte birinden fazlasının bilançolarını açıkladığı ve bu şirketlerin %84‘ünün beklentileri aştığı FactSet verileriyle doğrulandı. Döviz piyasalarında ise dolar, Japon yeni karşısında 157,18 seviyesine yükselirken, euro dolar karşısında 1,1746‘dan 1,1724 seviyesine geriledi.
Mevcut veriler, enerji piyasalarındaki arz darboğazının fiyatlar üzerinde baskı oluşturmaya devam edeceğine işaret ediyor. Ancak ABD borsalarındaki güçlü bilanço sezonu ve Asya piyasalarındaki teknoloji odaklı iyimserlik, yıllık bazda hisse senedi piyasalarındaki büyüme trendinin dirençli kalmasını destekliyor.
- ABD borsalarındaki güçlü şirket karlılıkları ve teknoloji hisselerine gelen alımlar Asya piyasalarını destekliyor.
- Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim ve petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar küresel belirsizlikleri artırıyor.
- Şirketlerin beklentileri aşan bilançoları, genel piyasa iyimserliğinin sürmesine katkı sağlıyor.
Finans Hattı Yorum:
Asya piyasalarındaki karışık seyrin temelinde, ABD’den gelen güçlü kurumsal karlılıkların yarattığı pozitif havanın, Orta Doğu’daki jeopolitik riskler ve enerji fiyatlarındaki dalgalanmalarla dengelenmesi yatıyor. Teknoloji sektöründeki dirençli performansın, Güney Kore ve Tayvan gibi ekonomilerdeki endeksleri yukarı çekmesi, sektör bazlı ayrışmanın belirginleştiğini gösteriyor. Bu durum, genel piyasa duyarlılığının, sektörel gelişmelere daha fazla odaklandığına işaret ediyor.
Yatırımcıların genel eğiliminin, riskten kaçınma ile büyüme fırsatlarını değerlendirme arasında bir denge arayışında olduğunu söylemek mümkün. Bir yandan, jeopolitik gerilimlerin küresel tedarik zincirleri ve enerji maliyetleri üzerindeki potansiyel etkileri endişe yaratırken, diğer yandan şirketlerin güçlü bilanço sonuçları ve teknoloji alanındaki inovasyonlar, iyimserliği canlı tutuyor. Döviz piyasalarındaki hareketlilik de bu karmaşık tabloyu destekliyor.
Önümüzdeki dönemde yatırımcıların gözü, Orta Doğu’daki gelişmelerin seyrinde, petrol fiyatlarındaki olası değişimlerde ve ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz politikalarına ilişkin sinyallerde olacaktır. Asya piyasaları özelinde ise teknoloji hisselerindeki performans ve Çin ekonomisine dair gelebilecek olumlu veriler, yükseliş trendini destekleyebilir. Teknik olarak, endekslerin önemli direnç ve destek seviyelerini kırması, piyasanın yönü hakkında daha net ipuçları verecektir.












