SEO TITLE: Autoliv Türkiye’deki Üretimini Kapatıyor, 2.200 Kişi Etkilenecek
Autoliv’den Türkiye’de Üretimi Tamamen Durdurma Kararı: 2028’de Veda
İsveç merkezli küresel otomotiv güvenlik sistemleri üreticisi Autoliv, Türkiye’deki üretim operasyonlarını kademeli olarak sonlandırma kararı aldığını duyurdu. Şirket, yaklaşık 2.200 çalışanı ilgilendiren bu süreçle birlikte, direksiyon simidi, hava yastığı ve emniyet kemeri üretimini 2028 yılının ilk yarısında tamamen durduracak.
Autoliv’in Türkiye’deki üretim faaliyetlerini sonlandırma kararı, şirketin Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EMEA) bölgesindeki diğer üretim tesislerine kaydırılmasını kapsayacak. Bu stratejik hamle, şirketin toplamda yaklaşık 142 milyon dolar vergi öncesi maliyet öngörmesine neden olacak. Bu maliyetin büyük bir kısmı, yani 129 milyon doları, kıdem tazminatları ve çalışanları elde tutma ödemeleri gibi nakit giderlerden oluşacak. Sabit kıymet ve stok silme gibi nakit dışı giderlerin ise 13 milyon dolarlık bir tutarı bulması bekleniyor.
Şirket, Türkiye’deki operasyonlarına 1993 yılında Cankor Otomotiv ile kurduğu ortaklıkla başlamış, 1999 yılından itibaren ise Autoliv Grubu’na bağlı olarak faaliyetlerini sürdürmüştü. İlk olarak İstanbul Sefaköy’de başlayan üretim, daha sonra Kocaeli’nin Gebze ilçesindeki 35 bin metrekarelik kapalı alana sahip tesislerine taşınmıştı. Kapanış sürecinde kıdem tazminatı maliyetlerinin hesaplanmasında, 1 dolar için 53 Türk Lirası ağırlıklı ortalama döviz kuru dikkate alındı.
Autoliv EMEA Bölgesi Başkanı Magnus Jarlegren, kararın piyasa koşullarındaki değişikliklere uyum sağlama ve üretim ağını optimize etme amacıyla alındığını belirtti. Gelecekteki talepler ile mevcut üretim kapasitesini daha uyumlu hale getirmeyi ve uzun vadeli rekabet gücünü artırmayı hedeflediklerini ifade eden Jarlegren, şeffaflık ilkesinin ön planda tutulacağını vurguladı. Üretim hatlarının taşınması kademeli bir takvimle planlanırken, müşteri teslimatlarında aksama yaşanmaması için lojistik altyapının güçlendirildiği bilgisi paylaşıldı.
- Autoliv’in Türkiye’deki üretimini 2028’in ilk yarısında tamamen sonlandırması planlanıyor.
- Karardan yaklaşık 2.200 çalışan doğrudan etkilenecek.
- Şirket, bu kapanış süreci için tahmini 142 milyon dolarlık vergi öncesi maliyet öngörüyor.
- Maliyetin büyük bölümü (129 milyon dolar) nakit giderlerden oluşacak.
- Türkiye’deki müşteri ilişkileri operasyonları, kapanış sürecinde ve sonrasında devam edecek.
Finans Hattı Yorum:
Autoliv’in Türkiye’deki üretimini sonlandırma kararı, küresel otomotiv yan sanayisindeki mevcut daralma eğilimini ve maliyet optimizasyonu baskısını net bir şekilde ortaya koyuyor. Elektrikli araçlara geçiş gibi sektörel dönüşümler ve küresel tedarik zincirindeki maliyet artışları, üreticileri verimlilik ve bölgesel üretim ağlarını yeniden değerlendirmeye zorluyor. Bu durum, Türkiye’deki otomotiv yan sanayi firmaları için hem bir tehdit hem de stratejik yeniden yapılanma fırsatı sunuyor. Üretim üssünün EMEA bölgesindeki diğer tesislere kaydırılması, bölgesel üretim maliyetleri arasındaki rekabetin ve lojistik avantajların ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gösteriyor.
Piyasa genelinde bu tür haberler, özellikle otomotiv tedarik zincirinde yer alan firmalar için bir tedirginlik yaratabilir. Ancak Autoliv’in müşteri ilişkileri operasyonlarını sürdürme kararı, Türkiye pazarının tamamen terk edilmediğini ve bölgesel bir yeniden yapılanma olduğunu gösteriyor. Yatırımcılar, bu durumun diğer otomotiv yan sanayi şirketlerinin karlılıkları ve gelecek stratejileri üzerindeki potansiyel etkilerini yakından izlemeli. EMEA bölgesindeki diğer tesislerin kapasite artışı ve potansiyel yeni yatırımları da takip edilmesi gereken unsurlar arasında.
Önümüzdeki dönemde, Autoliv’in bu geçiş sürecini ne kadar sorunsuz tamamlayacağı ve Türkiye’deki çalışanlar için öngörülen hakların tam olarak yerine getirilip getirilmeyeceği yakından izlenecek. Sektördeki diğer büyük oyuncuların benzer stratejik hamleler yapıp yapmayacağı da piyasa beklentilerini şekillendirecektir. Özellikle bölgesel üretim maliyetleri, döviz kurlarındaki dalgalanmalar ve küresel otomotiv talebindeki değişimler, gelecekteki kararları etkilemeye devam edecektir. Yatırımcıların, bu tür makroekonomik ve sektörel dönüşümleri dikkate alarak portföylerini gözden geçirmeleri önem taşıyor.











