Küresel Piyasalar ve Borsa İstanbul: Yeni Haftada Seyir Nasıl Şekillenecek?
12 Ekim Pazartesi günü itibarıyla küresel piyasalarda tahvil faizlerindeki sakinleşme ve doların yükseliş trendindeki duraksama ile birlikte Borsa İstanbul’da seçici bir toparlanma bekleniyor. Uzun vadeli ABD Hazine ihalelerine gelen güçlü talep, Avrupa tahvil piyasalarına da yansıyarak borsalarda tepki alımlarına zemin hazırladı. Bu durum, yarım iletkenlerden gayrimenkul, madencilik, otomotiv, perakende, sağlık ve yazılım gibi farklı sektörlere doğru bir kaymaya işaret ediyor.
Haftaya başlarken küresel piyasalar, tahvil piyasalarındaki dalgalanmanın hafiflemesi ve ABD dolarındaki yatay seyrin etkisiyle bir toparlanma eğilimi sergiliyor. Özellikle uzun vadeli ABD Hazine ihalelerine gösterilen güçlü yatırımcı ilgisi, Avrupa’nın gelişmiş ve gelişmekte olan tahvil piyasalarında da benzer bir iyimserliğin oluşmasına katkı sağladı. Bu gelişmeler, dünya borsalarında haftayı tepki alımlarıyla tamamlama eğilimini destekledi. ABD, Avrupa vadeli işlem piyasaları ve Asya borsalarındaki mevcut seyrin, yükselişin seçici bir karakterde devam edebileceğine işaret ettiği gözlemleniyor. Son dönemde öne çıkan yarı iletken sektöründen ziyade, gayrimenkul, madencilik, otomotiv, perakende, sağlık ve yazılım gibi daha geniş bir yelpazede yer alan sektörlere yönelik yatırımcı ilgisinin arttığı belirtiliyor.
Jeopolitik gelişmeler de piyasalar üzerinde etkili olmayı sürdürüyor. Rusya ve Ukrayna arasındaki enerji altyapısına yönelik saldırıların karşılıklı olarak durdurulması ve Rusya’nın dünya piyasalarına dizel tedarik etme konusundaki taahhüdüne rağmen, Brent petrol fiyatları 104 dolar seviyesinin üzerinde seyrediyor. Husi militanlarının Suudi Arabistan’daki uluslararası bir havalimanına yönelik hafta sonu saldırıları, enerji fiyatlarındaki düşüş eğilimini sınırlıyor. Borsa İstanbul ise küresel piyasalardaki bu toparlanma eğilimine sınırlı bir katılım gösteriyor. Özellikle sistemik riske duyarlı bankacılık sektörü, banka hisselerini bünyesinde barındıran holdingler ve jeopolitik risklerden etkilenen Petkim ile Tüpraş gibi şirketlerdeki düşüşler, endeksi baskılamaya devam ediyor. Buna karşın, fon tasfiye süreçlerine ilişkin belirsizliklerin azalması, BIST 100 ve BIST Tüm-100 endekslerindeki hisselerin, büyük şirketlere kıyasla daha güçlü bir performans sergilemesine olanak tanıyor.
Beklenen Şirket Performansları ve Piyasa Gündemi
Güncel piyasa analizleri, Borsa İstanbul’un küresel piyasalardaki olumlu havanın etkisiyle haftaya pozitif bir başlangıç yapabileceğine işaret ediyor. Petrol fiyatlarındaki ve dizel marjlarındaki olası düşüşler, Tüpraş hissesinde negatif bir ayrışmaya neden olabilirken, Türk Hava Yolları (THY) hissesinin ise bu durumdan olumlu etkilenmesi bekleniyor. Üçüncü çeyrek kar beklentilerimizdeki iyileşmenin, THY’nin rakibi Pegasus’a göre daha güçlü bir performans sergilemesini destekleyeceği öngörülüyor. Öte yandan, MSCI endeksinden çıkarılma beklentisi nedeniyle Sabancı Holding hissesinin negatif ayrışma eğilimini sürdürebileceği belirtiliyor. Bankacılık sektöründeki satışların devam edip etmeyeceği, piyasanın genel gücünü belirlemede kritik bir rol oynayacak. Astor hissesinin, yeni sipariş beklentileriyle birlikte pozitif bir performans sergilemesi muhtemel görünüyor. Hafta boyunca yatırımcıların ana gündem maddesi ABD enflasyon verileri olacak. Beklentilerin üzerinde gelecek bir enflasyon verisi, faiz artışı beklentilerini erteleyerek piyasalar üzerinde destekleyici bir etki yaratabilir. Cuma günü açıklanması beklenen S&P’nin Türkiye kredi notu ve görünümüyle ilgili değerlendirmesinden ise önemli bir değişiklik beklenmiyor. Bu hafta içerisinde hareketlenmesi beklenen hisseler arasında Anadolu Grubu Holding, Aksa Enerji ve Mavi yer alıyor.
- Küresel tahvil piyasalarındaki sakinleşme Borsa İstanbul’da seçici yükselişe zemin hazırlıyor.
- Petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar ve jeopolitik gelişmeler izleniyor.
- THY ve Astor gibi hisselerde olumlu ayrışma potansiyeli görülüyor.
- Sabancı Holding’in MSCI endeksinden çıkış beklentisi negatif etki yaratabilir.
- ABD enflasyon verileri hafta boyunca piyasaların ana gündemi olacak.
Küresel finansal piyasalarda yaşanan dalgalanmalar ve jeopolitik gelişmelerin yakından takip edildiği bu dönemde, Borsa İstanbul’daki şirketlerin performansı ve gelecek beklentileri yatırımcıların odağında yer alıyor. Özellikle enerji ve bankacılık sektörlerindeki gelişmelerin piyasa üzerinde önemli bir etkisi olması öngörülüyor. Bu bağlamda,Güncel Şirket Haberleri bölümümüzü takip ederek yatırım kararlarınızı daha bilinçli bir şekilde alabilirsiniz.
Finans Hattı Yorum:
Küresel piyasalardaki toparlanma eğilimi, Türkiye ekonomisi için de olumlu bir hava estirirken, Borsa İstanbul’da gözlemlenen seçici yükseliş, sektör bazlı fırsatlara işaret ediyor. Petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar ve jeopolitik risklerin kısmen de olsa kontrol altına alınması, özellikle enerji ve taşımacılık gibi dışa bağımlı sektörlerdeki şirketler için maliyet avantajı sağlayabilir. Bankacılık sektöründeki satışların seyrinin, genel piyasa likiditesi ve kredi iştahı üzerinde belirleyici olacağı öngörülüyor.
Yatırımcı duyarlılığı, ABD enflasyon verilerine odaklanmış durumda. Beklentilerden daha düşük veya sabit kalacak bir enflasyon verisi, küresel merkez bankalarının faiz artırım döngüsünü sonlandırma veya yavaşlatma beklentilerini güçlendirerek risk iştahını artırabilir. Bu durum, TL varlıkları için de olumlu bir algı yaratabilir. Ancak, enerji fiyatlarındaki mevcut seviyeler ve jeopolitik gelişmelerin beklenmedik bir şekilde tırmanması, enflasyonist baskıları yeniden artırarak piyasalarda dalgalanmaya neden olabilir.
Stratejik olarak bakıldığında, S&P’nin kredi derecelendirme görünümünde bir değişiklik beklenmemesi olumlu olsa da, Türkiye’nin dış finansman ihtiyacı ve cari açığın seyri, uzun vadeli risk unsurları olarak masada durmaya devam ediyor. Şirket bazında Astır’ın yeni sipariş beklentisi veya THY’nin operasyonel performansı gibi olumlu haber akışları, hisse özelinde yukarı yönlü potansiyeli destekleyecektir. Ancak, küresel ekonomik yavaşlama riskleri ve iç dinamiklerdeki belirsizlikler, genel bir temkinli yaklaşımı gerekli kılıyor.
















