Eylül Ayında Sermaye Hareketleri: Döviz ve Altına Yönelim Devam Etti
Goldman Sachs’ın eylül ayına ilişkin piyasa analizine göre, para piyasası fonlarından çıkan 13 milyar dolarlık tutarın yaklaşık yarısı, yurt içinde döviz ve altına yönlendirildi. Bu durum, yatırımcıların riskten kaçınma eğilimini ve güvenli liman varlıklarına olan ilgisini gözler önüne seriyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) rezervlerindeki düşüş ve yurt içi mevduat hareketleri de analizin odak noktalarındandı.
Eylül ayının son haftasına kadar olan süreçte, özellikle 25 Eylül haftasında döviz mevduatlarında değerleme etkisinden arındırılmış olarak 1,3 milyar dolarlık bir artış gözlemlendi. Altın mevduatlarında ise belirgin bir değişim yaşanmadı. Bu dönemde para piyasası fonlarından yaşanan çıkışlar sınırlı kaldı. Öte yandan, Türk Lirası mevduatları eylül sonu itibarıyla bir önceki haftaya göre 7 milyar dolarlık önemli bir artış gösterdi. Bu rakamlar, yatırımcıların döviz ve altın gibi varlıklara olan talebinin yanı sıra, TL’ye dönüş eğiliminin de mevcut olduğunu ortaya koyuyor.
TCMB Rezervleri ve Döviz Likiditesi Üzerine Analiz
Goldman Sachs’ın 2 Ekim tarihli Türkiye değerlendirmesi, TCMB’nin rezervlerindeki değişimlere de ışık tuttu. 30 Eylül itibarıyla TCMB’nin brüt rezervleri bir önceki haftaya göre 9 milyar dolar azalarak 173 milyar dolara indi. Altın değerleme etkisinden arındırıldığında ise bu düşüş 5 milyar dolar olarak gerçekleşti. Eylül ayı genelinde, altın değerlemesi dikkate alınarak yapılan düzeltmeyle TCMB rezervlerinde 11 milyar dolarlık bir gerileme yaşandı. İran savaşının başlamasından önceki seviyelerle kıyaslandığında ise rezervlerdeki toplam düşüş 43 milyar dolara ulaştı. Altın değerlemesi dışındaki varlıklara bakıldığında ise bu düşüş 17 milyar dolar seviyesinde hesaplandı.
Bankanın analizine göre, altın ve IMF’nin Özel Çekme Hakları (SDR) dışındaki varlıklar ile IMF’deki SDR pozisyonu hariç tutularak hesaplanan TCMB’nin döviz likiditesi, savaş öncesi döneme kıyasla 13 milyar dolar daha düşük bir seviyede bulunuyor. Bu durum, genel döviz pozisyonunda bir daralma olduğunu ve merkez bankasının dışsal şoklara karşı tamponlama kapasitesinin etkilendiğini gösteriyor.
Yabancı Sermaye Hareketleri ve Borçlanma Araçları
25 Eylül haftası itibarıyla bankaların bilanço dışı döviz pozisyonları 1 milyar dolar arttı. Bu artışla birlikte, ilgili pozisyon İran savaşı öncesindeki seviyenin biraz üzerine çıktı. Aynı dönemde yerel borçlanma araçlarına 400 milyon dolarlık yabancı sermaye girişi olurken, hisse senetlerinden 400 milyon dolarlık bir çıkış kaydedildi. Şubat ayından bu yana yerel borçlanma araçları ve hisse senetlerinden toplam yabancı sermaye çıkışı 3,4 milyar dolara ulaştı. Bu çıkışın önemli bir kısmının yerel borçlanma araçlarından kaynaklanması dikkat çekici.
Bu veriler, yabancı yatırımcıların hisse senedi piyasasından temkinli bir şekilde uzaklaştığını, ancak borçlanma araçlarına yönelik ilgilerinin sürdüğünü gösteriyor. Küresel piyasalardaki belirsizlikler ve bölgesel riskler, yabancı yatırımcı davranışlarını etkilemeye devam ediyor. Bu hareketlilik, güncel şirket haberleri ve genel piyasa dinamikleri açısından yakından takip edilmelidir.
Mevduat ve Kredi Faizleri Güncellendi
25 Eylül haftasında TL mevduat faizlerinde 0,2 puanlık bir düşüş yaşanarak yıllık yüzde 43,4 seviyesine geriledi. Tüketici kredisi faizleri 0,5 puan azalışla yüzde 60,6’ya, ticari kredi faizleri ise 0,6 puan düşüşle yüzde 52,3’e indi. Yıllıklandırılmış politika faizinin yaklaşık yüzde 45 olduğu varsayımı altında, tüketici kredisi faizleri ile politika faizi arasındaki fark yaklaşık 16 puan, ticari kredi faizlerindeki fark ise 8 puan olarak hesaplandı. Mevduat faizleri ise politika faizinin 1,2 puan altında seyretti. Bu faiz oranları, kredi maliyetlerinin hala yüksek olduğunu ancak düşüş eğiliminin başladığını gösteriyor.
TCMB Fonlaması ve Kredi Büyümesi Analizi
Goldman Sachs raporuna göre, 30 Eylül itibarıyla bankalara sağlanan TCMB fonlaması, bir haftada 583 milyar TL artış göstererek negatif 632 milyar TL’ye ulaştı. Bu durum, piyasada likidite fazlasının devam ettiğine işaret ediyor. 28 Eylül itibarıyla TL cinsinden kredi büyümesi, üç aylık hareketli ortalamaya dayalı yıllıklandırılmış aylık hesaplamada bir önceki haftaya göre yaklaşık 4 puan gerileyerek yüzde 31’e indi. Döviz cinsinden kredi büyümesi ise 0,5 puan artışla yüzde 12’ye yükseldi. Toplam ağırlıklı kredi büyümesi ise hem TL hem de döviz kredilerini kapsayarak yıllık yüzde 27 seviyesinde sabit kaldı. Bu oran, 2024 ortasındaki en düşük seviyelere yakın bir seyir izliyor.
Finans Hattı Yorum:
Eylül ayındaki sermaye hareketleri, küresel ve yerel ekonomik gelişmelerin bir yansıması olarak değerlendirilebilir. Para piyasası fonlarından çıkan paranın yarısının döviz ve altına yönelmesi, yatırımcıların mevcut belirsizlik ortamında riskten kaçınma stratejisini benimsendiğini gösteriyor. Özellikle jeopolitik risklerin artmasıyla birlikte altın gibi güvenli liman varlıklarına olan talebin devam etmesi bekleniyor. TCMB rezervlerindeki düşüş ve döviz likiditesindeki azalma, ilerleyen dönemde döviz kurları üzerinde baskı oluşturabilecek unsurlar arasında yer alıyor.
Yabancı yatırımcıların hisse senedi piyasasından çıkış yaparken borçlanma araçlarına yönelmesi, global finansal kuruluşların Türkiye varlıklarına yönelik temkinli ancak seçici yaklaşımını sürdürdüğünü ortaya koyuyor. Mevduat ve kredi faizlerindeki gerileme, kredi talebini canlandırma potansiyeli taşısa da, genel ekonomik yavaşlama ve enflasyonist baskılar bu etkiyi sınırlayabilir. Likidite fazlasının devam etmesi, merkez bankasının para politikası aktarım mekanizması ve faiz oranları üzerindeki etkileri açısından yakından izlenmelidir.
Önümüzdeki dönemde, küresel enflasyonist baskılar, faiz politikalarındaki olası değişimler ve bölgesel jeopolitik gelişmeler, sermaye akımları üzerinde belirleyici olacaktır. Türkiye ekonomisi açısından, enflasyonla mücadele, dış ticaret dengesi ve cari işlemler açığı gibi makroekonomik göstergelerdeki iyileşme, yabancı yatırımcı güvenini yeniden tesis etmek ve sermaye girişlerini teşvik etmek adına kritik önem taşıyor.
















