İş Yatırım: KCHOL 1Ç26 Net Kârı Beklentilerin Altında Kalsa da Toparlanma İşaretleri Var
Koç Holding A.Ş. (KCHOL), 2026 yılının ilk çeyreğinde 1.85 milyar TL net zarardan 522 milyon TL net kâr elde ettiğini duyurdu. Bu sonuç, piyasa beklentisi olan 5.3 milyar TL’nin altında kalsa da, ana segmentlerdeki toparlanma dikkat çekiyor.
İş Yatırım Menkul Değerler A.Ş.’nin analizi, şirketin 1Ç26 finansal sonuçlarını detaylandırıyor. Önceki yılın aynı döneminde kaydedilen 1.85 milyar TL’lik net zarara karşılık, bu çeyrekte elde edilen 522 milyon TL’lik net kâr, finans ve enerji segmentlerindeki belirgin iyileşmeyi gösteriyor. Ancak, diğer segmentlerdeki zayıf operasyonel performans ve holdingin solo nakit pozisyonundan kaynaklanan 4.3 milyar TL’lik net zarar etkisi ile otomotiv segmentindeki cansız sonuçlar, net kâr büyümesini sınırladı. Grup, konsolide bazda 1Ç26’da 2.8 milyar TL parasal kayıp yaşarken, bu rakam 1Ç25’te 5 milyar TL seviyesindeydi. Finans segmenti ise parasal zararını 6.9 milyar TL’ye indirerek bir önceki yılın 7.9 milyar TL’lik seviyesinin altına çekti. Enflasyon muhasebesinin karlılık üzerindeki olumsuz etkisinin beklentilerin üzerinde olması, net kâr rakamına hafif olumsuz yansıyabilir.
Kombine gelirler, enerji ve otomotiv segmentlerinin katkısıyla reel %7 artışla 1.2 trilyon TL’ye ulaştı. TUPRS’ın döviz bazlı gelirlerinin de dahil edilmesiyle uluslararası gelirlerin toplam gelirlerdeki payı %47’ye yükseldi. Finans ve enerji segmentlerindeki güçlü marj performansı sayesinde kombine faaliyet kârı yıllık bazda %33 artış gösterdi. Konsolide bazda efektif vergi oranındaki ve parasal kayıptaki düşüş de net iyileşmeyi destekledi.
Holdingin solo net nakit pozisyonu, 4Ç25 sonundaki 815 milyon ABD Doları’ndan, 1Ç26’daki temettü giriş/çıkışları ve TUPRS paylarının satışından elde edilen gelir sonrası 969 milyon ABD Doları’na yükseldi. Bu tutara Nisan ayında EYAS’tan alınan 73 milyon ABD Doları’lık temettü geliri dahil değil. Ayrıca, 5 yıllık 600 milyon ABD Doları’lık bir kulüp kredisi de kullanıldı. Holdingin solo nakit pozisyonunun %84’ü döviz cinsinden bulunurken, bu oran 4Ç25 sonunda %69 seviyesindeydi. 1Ç25 sonu itibarıyla iştiraklerden alınan temettü miktarı 18.8 milyar TL’ye ulaştı.
Holding hisseleri, cari Nav’ına (Net Aktif Değer) göre %34’lük bir iskonto ile işlem görmekte. 1 yıllık ve 3 yıllık ortalama iskontolar sırasıyla %36 ve %31 seviyelerinde seyrediyor.
| Metrik | 1Ç26 (Milyon TL) | 1Ç25 (Milyon TL) | Beklenti (Milyon TL) |
| Net Kâr / (Zarar) | 522 | -1,850 | 5,300 |
| Kombine Gelirler (Trilyon TL) | 1.2 | – | – |
| Kombine Faaliyet Kârı (Yıllık Değişim) | – | – | +33% |
| Solo Net Nakit (Milyar ABD$) | 0.969 | 0.815 (4Ç25 Sonu) | – |
- Koç Holding, 1Ç26’da 522 milyon TL net kâr açıklayarak önceki yılın zararından kâra döndü.
- Ana segmentlerdeki (Finans ve Enerji) toparlanma dikkat çekerken, diğer segmentlerdeki zayıflıklar kârı sınırladı.
- Holdingin solo net nakit pozisyonu 969 milyon ABD Doları’na yükselirken, hisseler NAD’ına göre %34 iskonto ile işlem görüyor.
Finans Hattı Yorum:
Koç Holding’in açıkladığı 1Ç26 finansal sonuçları, sektördeki dinamik bir toparlanma sürecini ve şirket özelindeki operasyonel zorlukları aynı anda sergiliyor. Özellikle finans ve enerji segmentlerindeki güçlü performans, grubun ana faaliyet alanlarındaki direncini ortaya koyuyor. Ancak, diğer segmentlerdeki zorluklar ve otomotiv sektöründeki yavaşlama, holdingin genel karlılığını baskılamaya devam ediyor. Enflasyon muhasebesinin etkilerinin hala hissediliyor olması, sonuçların tam potansiyeline ulaşmasını engelliyor. Bu durum, sektördeki genel enflasyonist baskıların şirket bilançoları üzerindeki uzun vadeli etkilerini de gözler önüne seriyor.
Yatırımcılar, KCHOL hissesinde cari Nav değerine göre %34’lük iskontoyu cazip bulabilir. Ancak, raporlanan net kârın piyasa beklentisinin altında kalması, kısa vadeli sentimanda bir miktar baskı yaratabilir. Holdingin artan solo döviz nakit pozisyonu ve finansal segmentlerdeki parasal zarar azaltımı, uzun vadeli finansal sağlığına işaret ediyor. Bu durum, özellikle kur dalgalanmalarına karşı bir tampon görevi görebilir. Şirketin mevcut iskontosu, potansiyel bir yukarı yönlü hareket için alan yaratma potansiyeli taşıyor.
Önümüzdeki dönemde yatırımcıların dikkat etmesi gereken ana faktörler arasında, otomotiv sektöründeki toparlanma ivmesi ve holdingin “diğer segmentlerindeki” operasyonel verimliliğin artırılması yer alıyor. Ayrıca, küresel ve yerel enflasyonist ortamın devam edip etmeyeceği ve bunun holdingin finansman maliyetleri ile iştiraklerinin karlılıkları üzerindeki etkisi yakından izlenmelidir. Kredi kullanımındaki artışın, potansiyel faiz artışları karşısındaki riskleri de göz ardı edilmemelidir. Teknik olarak, hisse senedinin mevcut iskontosu göz önüne alındığında, temel destek seviyelerinin korunması, yukarı yönlü bir hareketin sürdürülebilirliği açısından kritik olacaktır.












