“Girişim Savaşçısı” ile Komando Zihniyetli Girişimciler Yetiştiriliyor
Bilkent Üniversitesi mezunu Berke Sarpaş, Türkiye’ye dönmesinin ardından uluslararası pazarda organik tarım ürünleri satmak için bir web sitesi kurarak girişimcilik dünyasına adım attı. Edindiği deneyimleri gençlerle paylaşma tutkusunu bir iş fikrine dönüştüren Sarpaş, 2007 yılında Coproline adlı bir e-girişimcilik kursu başlattı. 2011 ve 2012 yıllarında Türkiye’nin ilk dijital ekonomi ve ticaret zirvelerine imza atan Sarpaş, 2007-2013 yılları arasında 7 yılda 5000 girişimciyle çalıştı.
Disiplin Odaklı Yeni Bir Program
Sarpaş, 7 yıllık deneyiminde girişimcilerin başarısızlıklarının temelinde disiplin eksikliğini tespit ettiğini belirterek, “Ben bu işi böyle yapmayacağım ve yeni bir şey kuracağım. O şeyin içindeki baş tacı konu disiplin olacak. İnsanları dayanıklı, komando gibi yetiştireceğim. Çevreyi, toplumu, sahayı gözeten insan yetiştireceğim” dedi. Bu düşüncelerle 2013 Mart ayında “Girişim Savaşçısı” adını verdiği bir program geliştirmeye başladı.
“Girişim Savaşçısı” Programının Felsefesi
Girişim Savaşçısı Kurucusu Berke Sarpaş, nitelikli girişimciler yetiştirmeyi amaçlayan programının temel felsefesini ve beş ana prensibini şu şekilde açıkladı:
- Disiplinler Arası Düşünme Yeteneği: Katılımcılara temel fizik, genetik, felsefe, hikâye anlatımı ve psikoloji gibi konularda genel kültür eğitimi verilerek geniş bir altyapı oluşturulması ve ufuklarının genişletilmesi.
- Kişisel Gelişim ve Değer Tespiti: Klinik psikologlar eşliğinde özel egzersizlerle katılımcıların hayat amaçlarını, değerlerini ve yaşam felsefelerini netleştirmelerine yardımcı olunması, böylece doğru iş fikrini bulmalarının hedeflenmesi.
- Dayanıklılık ve Çeviklik: SAT komandolarıyla iş birliği yaparak zorlu parkurlardan ve saha eğitimlerinden geçirilerek, karşılaşılan her türlü zorluğun üstesinden gelebilecek zihinsel ve duygusal dayanıklılık kazandırılması.
- Kapsamlı Teknik Donanım: Girişimcilerin bilmesi gereken her şeyi öğretmek amacıyla 51 mentor ve danışmandan oluşan geniş bir uzman kadrosu oluşturulması.
- Sosyal Girişimcilik Vurgusu: İşin merkezine sosyal faydayı koyarak, katılımcıların klasik kapitalist zenginleşme yerine kendi değerleri ve yaşam amaçlarıyla hizmet edecekleri bir sosyal fayda yaratmaları ve kazandıkları parayı bu sosyal problemi çözmek için kullanmalarına katkı sağlanması.
Programın Yapısı ve Başvuru İstatistikleri
Girişim Savaşçısı programı, 190 teknik dersten, 134 saha faaliyetinden oluşuyor ve ‘İntibak’, ‘Acemi Birliği’, ‘Usta Birliği’ olmak üzere 3 etapta toplam 472 saat sürüyor. Mezuniyet sonrası “Daimi Birlik” adında bir topluluk da bulunuyor. Program, dünyanın en organize ve ilginç girişimcilik programlarından biri olarak tanımlanıyor ve ABD ile Türkiye‘den patent başvuruları bulunuyor. Yaklaşık 1,5 yıla yayılan programa şimdiye kadar 30 binden fazla başvuru alınmış olup, toplam 3.271 kişi kabul edildi.
51 Kişilik Üst Düzey Mentor Ağı
Programın en dikkat çekici özelliklerinden biri, hemen her alanda uzman kişilerden oluşan 51 kişilik eğitim ağı. Bu ağda paralimpik yüzücü Sümeyye Boyacı, Faruk Eczacıbaşı, Leyla Alaton, Tan Sağatürk, Nasuh Mahruki, Sina Afra, Ufuk Tarhan, Solo Türk pilotu Yusuf Kurt, SAT komandosu İsmail Dud ve eski MASAK başmüfettişi Alparslan Kumaş gibi farklı disiplinlerden uzmanlar yer alıyor.
Başarıları Tescilli Girişimler
Girişim Savaşçısı programından mezun olan başarılı girişimlerden bazıları şunlar:
- Poligon Mühendislik: Okan Nahit tarafından kurulan ve 3D teknolojileri alanında faaliyet gösteren firma, fikir aşamasından seri üretime kadar katma değerli mühendislik hizmeti sunuyor.
- Factory of Us: Betül Karaca‘nın kurduğu marka, %100 geri dönüştürülebilir biyokompozitlerle sürdürülebilir mobilya tasarımı ve üretimi yapıyor. Zeytin çekirdeği, yumurta kabuğu gibi farklı ürünleri hammadde olarak kullanıyor.
- Misafirliq: İstanbul merkezli online catering hizmeti olarak öne çıkan firma, mezunlardan Tuğçe Erkaya tarafından kuruldu.
- Diyethanem: Zinnur Küçükköseleci‘nin kurucusu olduğu sağlık odaklı marka/portal, beslenme, diyet ve sağlıklı yaşam içerikli hizmetler sunuyor.
Zorlayıcı Görevler ve Sürekli Teyakkuz
Eğitim katılımcısı girişimci adaylarına verilen zorlayıcı görevler arasında, üzerinde hiç para olmadan şehir içinde tamamlanması gereken görevler bulunuyor. Bu görevler, tanımadıkları insanlardan yardım isteme, iş birliği yapma, birilerini ikna etme gibi yollarla sonuçlandırılıyor. Ayrıca, gece WhatsApp üzerinden teyakkuz verildiğinde katılımcıların 300 saniye gibi kısa bir sürede “görevde” yazarak sürekli göreve hazır bulunmaları bekleniyor.
Yurt Dışına Açılma Hedefi
Berke Sarpaş, gelecek vizyonlarını dünyaya açılmak olarak özetliyor. “Venture Warrior” adıyla yurt dışı sitelerinin bu sene açıldığını belirten Sarpaş, yurt dışı mentorlarla görüşmelerin sürdüğünü ve kadronun uluslararası formata çevrileceğini ifade etti. Amerika ve İngiltere ile temasların devam ettiğini söyleyen Sarpaş, üçüncü baskısı çıkacak olan “Girişim Savaşçısı” kitabının İngilizceye çevrildiğini de ekledi. Ayrıca, 2021 yılında başlattıkları Purpose Pact inisiyatifiyle şirketleri sosyal şirketlere dönüştürmeyi ve bu hareketi yaygınlaştırmayı hedefliyorlar. Purpose Pact, şirketlerin çalışan maaşları, patronların geliri, kâr dağıtımı ve marka manifestosu gibi konularda sosyal faydayı merkeze alan ekonomik modeller sunuyor.
Finans Hattı Yorum:
Berke Sarpaş‘ın geliştirdiği “Girişim Savaşçısı” programı, geleneksel girişimcilik eğitimlerinin ötesine geçerek, katılımcılara disiplin, dayanıklılık ve sosyal fayda odaklı bir zihniyet kazandırmayı hedefliyor. 51 kişilik geniş mentor ağı ve SAT komandolarıyla yapılan saha eğitimleri, programın sıra dışı ve etkili yapısını ortaya koyuyor. Programın 30.000’in üzerinde başvuru alması ve 3.271 kişinin kabul edilmesi, nitelikli ve bu tür bir eğitime ilgi duyan bir kitleye ulaşıldığını gösteriyor. Özellikle dezavantajlı gruplar için de fırsat eşitliği sunma potansiyeli taşıyan programın, sosyal girişimcilik ve Purpose Pact gibi inisiyatiflerle toplumsal etkiyi artırma çabası dikkat çekici. Yurt dışına açılma hedefi, programın küresel ölçekte de ses getirebileceğinin bir işareti olarak değerlendirilebilir. Bu tür yenilikçi yaklaşımlar, Türkiye’deki girişimcilik ekosistemini daha da güçlendirecek potansiyele sahip.












