Sıcaklık Rekorları Kapıda: El Nino’nun Etkisiyle Yaz Kavuracak
Küresel Isınma Eğilimi Devam Ediyor, El Nino Tehlikesi Kapıda
Copernicus İklim Değişikliği Servisi (C3S)‘nin aylık iklim bültenleri, küresel ortalama yüzey hava sıcaklıklarının ısınma eğilimini sürdürdüğünü ortaya koyuyor. Kış ve bahar başlangıcında kaydedilen veriler, bu dönemlerin referans ortalamalarının üzerinde seyrettiğini gösteriyor.
Kış ve Bahar Aylarında Kaydedilen Sıcaklık Değerleri
Aralık 2025‘te küresel ortalama yüzey hava sıcaklığı, 1991-2020 aralığının 0,49 derece üzerine çıkarak 13,15 derece olarak ölçüldü. Bu, en sıcak beşinci aralık olarak kayıtlara geçti. Ancak bir önceki yılın, yani Aralık 2023‘ün rekor sıcaklığından 0,36 derece daha serindi. Ocak 2026‘da ise küresel ortalama sıcaklık 12,95 derece olarak kaydedildi ve bu da en sıcak beşinci ocak oldu. 1991-2020 ocak ortalamasının 0,51 derece üzerinde olan bu değer, bir önceki yılın, yani Ocak 2025‘in en sıcak ocak rekorundan 0,28 derece daha düşüktü. Şubat 2026‘da ortalama yüzey hava sıcaklığı 13,26 derece ile en sıcak beşinci şubat olarak kayıtlara geçti. Bu rakam, 1991-2020 Şubat ortalamasının 0,53 derece üzerinde, ancak Şubat 2024‘ün rekor seviyesinin 0,28 derece altında kaldı. İlkbaharın başlangıcı olan Mart ayında ise ortalama yüzey hava sıcaklığı 13,94 derece ile kayıtlara geçen en sıcak dördüncü mart ayı oldu. Bu değer, 1991-2020 Mart ortalamasının 0,53 derece üzerinde olsa da, Mart 2024‘ün rekor sıcaklığından 0,20 derece daha serindi.
Uzman Görüşleri ve Gözlemler
Prof. Dr. Levent Kurnaz, geçmiş kış dönemleriyle kıyaslandığında geçen kışın hem yeterli yağış almadığını hem de sıcaklıkların aşırı düşük seyretmediğini belirtti. Kurnaz, özellikle İstanbul‘da kış aylarında kar yağışının yetersiz kaldığını ve bunun son 15 yıldır alışıldık bir durum haline geldiğini ifade etti.
Mart ayında ise Türkiye’nin de içinde bulunduğu coğrafyada etkili yağışlar görüldüğünü vurgulayan Kurnaz, “Bütün bölgenin, özellikle de çok ciddi bir susuzluk sorunu ve kuraklık yaşayan İran‘ın yağış görmüş olması çok güzel bir şey. Ancak ülkemiz açısından bakıldığında çok da mutlu olmayalım. Çünkü her ne kadar yağışlar çok fazla olmuş olsa da barajların doluluğu henüz tepeye ulaşmış değil. Yani geçtiğimiz bazı senelerle kıyaslandığında barajlarımız daha dolu değil” şeklinde konuştu.
Kurnaz, mart ayına kadar sıcaklıkların çok yüksek seyretmediğini ancak bu aydan itibaren sıcaklıkların en sıcak yıl rekoruna doğru bir eğilim gösterdiğini, ancak bu durumun henüz yağışlara yansımadığını belirtti. 2026‘nın başlarında, özellikle 6 ve 7 Ocak tarihlerinin kayıtlara geçen en sıcak günler olduğunu sözlerine ekledi.
Yaz Dönemi ve El Nino Etkisiyle Artan Sıcaklık Beklentisi
Kurnaz, yaz döneminde sıcaklıkların yüksek seyredeceği öngörüsünde bulundu. “Yazın ilk yarısında yani yaklaşık temmuzun sonuna kadar sıcaklıkların en yüksek ilk 3 sene arasında seyretmesini bekliyoruz ama ortasını geçtiğimizde sıcaklık rekorları kırmaya başlayacağız. Temmuz sonu itibarıyla bunun olması bekleniyor yani tartışmasız en yüksek sene olması bekleniyor. Niye bunu görüyoruz? El Nino başlıyor. Şu anda epey bir zamandır konuşulan şey, El Nino‘nun başlayıp başlamayacağı değil, başladığı zaman Süper El Nino olup olmayacağı. Gün geçtikçe, başlayacak olan El Nino‘nun Süper El Nino olacağı düşüncesi ağır basmaya başlıyor bu da sıcaklıkların Türkiye açısından özellikle eylül-ekim gibi ortalamaların çok çok üstüne çıkacağını gösteriyor. Yazı belki çok ölmeden geçiririz ama eylül-ekim gibi iyiden iyiye yüksek sıcaklıklarla karşı karşıya kalacağız” dedi.
Finans Hattı Yorum:
Copernicus İklim Değişikliği Servisi (C3S) tarafından açıklanan güncel iklim verileri, küresel ortalama sıcaklıkların artış trendini sürdürdüğünü teyit ederken, özellikle El Nino fenomeninin etkisiyle yaz aylarında yaşanması beklenen rekor sıcaklıklar, finansal piyasalar açısından da önemli çıkarımlar barındırıyor. Mevsimsel ortalamaların üzerinde seyreden sıcaklıklar, tarım, turizm ve enerji sektörlerini doğrudan etkileyebileceği gibi, tüketici davranışları ve dolayısıyla perakende sektörü üzerinde de dolaylı etkiler yaratacaktır.
Uzmanların Süper El Nino uyarısı, yalnızca mevcut yaz ayları için değil, aynı zamanda önümüzdeki eylül-ekim aylarını da kapsayan bir risk iştahı yaratıyor. Yüksek sıcaklıklar, tarım ürünlerinin verimliliğini düşürebilir, sulama maliyetlerini artırabilir ve gıda fiyatlarında dalgalanmalara yol açabilir. Bu durum, tarım sektörüyle doğrudan bağlantılı şirketlerin bilançolarını ve dolaylı olarak enflasyonist baskıları etkileme potansiyeli taşımaktadır. Enerji sektöründe ise, artan iklimlendirme talebi elektrik tüketimini artırarak enerji şirketleri için gelir potansiyeli yaratırken, aynı zamanda arz güvenliği ve altyapı üzerindeki baskıyı da artırabilir.
Yatırımcılar için bu durum, iklim değişikliğine uyum sağlayabilen ve bu tür ekstrem hava olaylarından minimum düzeyde etkilenen veya hatta fayda sağlayan sektörlere ve şirketlere yönelmeyi stratejik bir öncelik haline getirebilir. Özellikle yenilenebilir enerji, su yönetimi çözümleri sunan şirketler ve iklim değişikliğine dayanıklı tarım teknolojileri geliştiren firmalar, uzun vadede öne çıkabilir. Ayrıca, sigorta sektöründe de artan doğal afet risklerine karşı prim ayarlamaları ve risk yönetimi stratejileri gündeme gelebilir.











