Powell’a Baskı Artıyor: Trump’tan Kovma Tehdidi!
ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell’ın görev süresinin bitimine yaklaşırken, Başkan Donald Trump’ın Powell’ı görevden alma tehdidi, Merkez Bankası’nın bağımsızlığı ve küresel finans piyasaları üzerinde endişe yaratıyor. Bu durum, küresel ekonomik yavaşlama endişelerinin arttığı bir dönemde piyasalarda ek bir istikrarsızlık potansiyeli taşıyor.
Fed Bağımsızlığı Tehlikede mi?
ABD Başkanı Donald Trump, görev süresi bitimine üç haftadan az kalan Jerome Powell‘ı görevden alma tehdidiyle gündeme geldi. Bu durum, Merkez Bankası’nın uzun süredir devam eden bağımsızlığı ilkesini zedeleme riski taşırken, İran ile yaşanan gerilim ve küresel ekonomik yavaşlama sinyalleriyle birlikte finansal piyasalarda ek bir çalkantı yaratabilir. Uluslararası Para Fonu (IMF) geçen hafta uluslararası büyüme tahminini yüzde 0,2 düşürerek %3,1 seviyesine çekmişti; bu gelişme, mevcut küresel ekonomik durumun ciddiyetini ortaya koyuyor.
Trump’ın Powell Üzerindeki Baskısı Devam Ediyor
Trump, ABD Merkez Bankası’nın mevcut başkanı Jerome Powell hakkında, kurumun eski merkez binasının yenilenme maliyetiyle ilgili başlattığı cezai soruşturmayı sonlandırmayacağını açıkladı. Daha da ötesinde, Powell‘ın 15 Mayıs tarihindeki görev süresinin son gününe kadar görevde kalması durumunda kendisini kovacağını belirtti.
Kevin Warsh’ın Adaylığı ve Senato Süreci
Bu hamleler, Jerome Powell yerine Fed başkanlığına aday gösterilen Kevin Warsh‘ın önünü zorlaştırıyor. Ancak Warsh‘ın adaylığının Senato’da onaylanması da belirsizliğini koruyor. Cumhuriyetçi Senatör Thom Tillis, Adalet Bakanlığı mevcut soruşturmayı kapatana kadar Fed adayları üzerindeki blokajı sürdürme sözü verdi. Senato Bankacılık Komitesi içinde Tillis‘in oyu olmadan Warsh‘ın adaylığı askıda kalacaktır. Cumhuriyetçiler arasında geniş destek görmesine rağmen, Warsh‘ın ortalama Amerikalılar yerine varlıklı kesime öncelik vereceği yönündeki Demokratların endişeleri devam ediyor.
Warsh’ın Mali Durumu ve Varlık Beyanları
Kevin Warsh, salı günü mali durumunu ve faiz oranı görüşlerini inceleyen iki saatlik bir onay oturumu kapsamında senatörlerle bir araya geldi. Bu ayın başlarında Warsh, Hükümet Etik Ofisi’ne 131 milyon ile 209 milyon dolar arasında finansal varlığa sahip olduğunu bildirdi. Bu rakam, önceki tüm Fed başkanlarının sahip olduğu varlıkların oldukça üzerinde bir meblağ olarak dikkat çekiyor. Varlıklar arasında Polymarket ve SpaceX hisseleri ile yatırımcı Stanley Druckenmeyer‘ın danışmanlığından elde edilen 10 milyon dolarlık gelir yer alıyor.
Demokratların Bağımsızlık Endişeleri
Eski Federal Ticaret Komisyonu üyesi Rohit Chopra, sol eğilimli Groundwork Collaborative düşünce kuruluşu tarafından düzenlenen bir basın toplantısında, Warsh‘ın adaylık anketlerini defalarca doldurduğunu ve tüm bu yatırımların içinde gerçekte ne olduğunu açıklamakta isteksizliğinin daha önce hiç görülmediğini belirtti. Warsh ise gizlilik anlaşmalarının yatırımları hakkında ne kadar spesifik açıklama yapabileceğini sınırladığını ve onaylanması halinde federal etik direktiflerine uymak için iki ayrı endeks fonundaki hisselerini elden çıkaracağını söyledi. Demokrat senatörler, salı günkü oturumda onun Silikon Vadisi ve Wall Street bağları hakkında sorular yöneltti. Warsh, onaylandıktan sonra varlıklarını elden çıkarmak için etik ofisi ile yaptığı anlaşmaya bağlı kalacağını savundu. Demokratlar ayrıca onu faiz oranları ve Merkez Bankası özerkliği hakkındaki görüşlerini paylaşmaya zorladı. Massachusetts Senatörü Elizabeth Warren, Warsh‘ı Trump‘ın emirlerini yerine getirecek bir kukla olarak suçladı. Warsh ise Beyaz Saray yönetiminden bağımsız hareket edeceğine dair ısrarını sürdürdü.
Faiz Oranı Kararları ve Toplantı Süreçleri
Warsh, yaptığı açıklamada Trump‘ın görüşmelerin hiçbirinde kendisinden herhangi bir faiz oranı kararını önceden belirlemesini veya sabitlemesini istemediğini vurguladı. Ayrıca böyle bir talep gelse bile bunu asla kabul etmeyeceğini dile getirdi. Faiz oranlarını yönlendiren Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) içindeki 12 oy hakkı bulunan üyeyi hizaya getirmek için zor kullanmaya kalkışmayacağını da öne sürdü. Warsh, insanların ezberlenmiş metinlerle gelmediği ve iyi bir aile kavgası yapılabilecek daha dağınık toplantıları tercih etme eğiliminde olduğunu söyledi.
Görev Süresi ve Hukuki Süreç İhtimalleri
Şimdilik Powell, eğer Warsh Senato tarafından zamanında onaylanmazsa kenara çekilmeyeceğini gösterdi. Kendisi geçici başkan olarak görev yapmaya devam edebilecek. Başkan Trump, mart ayındaki bir basın toplantısında yasanın bunu gerektirdiğini ve daha önce birkaç kez bu durumu yaşadıklarını ve bu durumda da aynı yolu izleyeceklerini belirtmişti. Trump başkanı görevden alırsa, bu durum neredeyse kesinlikle Yüksek Mahkeme’ye taşınacak hukuki bir itirazı tetikleyecektir. Yüksek Mahkeme, halihazırda başkanın geçen yıl Fed yönetim kurulu üyesi Lisa Cook‘u görevden alma girişiminin yasallığını belirlemeye devam ediyor. Bu dava sonuçlanana kadar Cook Merkez Bankası Yönetim Kurulu üyesi olarak görev yapmaya devam edecek.
Piyasa Dinamikleri ve Uzun Vadeli Eğilimler
Yine de Merkez Bankası gözlemcileri, Trump‘ın nihayetinde başkanı kovarak ve kurumu ele geçirmeye çalışarak geri dönüşü olmayan bir noktayı geçmeyeceğine inanıyor. Brookings Enstitüsü para politikası uzmanı Aaron Klein, Trump‘ın evi havaya uçurmak için esip gürleyebileceğini ancak Fed’in bir malikane inşa ettiğini ve ne kadar sert eserse essin kurumu yıkamayacağını savundu. Yaşanan bu liderlik krizi ve siyasi baskı ortamı, uluslararası piyasalardaki belirsizliği artırarak yılın geri kalanında dolar endeksi ve Nasdaq Bileşik endeksi gibi temel alanlardaki dalgalı genel görünümü doğrudan etkilemeye devam ediyor. Jerome Powell ve halefi arasındaki bu çekişmeli süreç, uzun vadeli makroekonomik eğilimlerin ve faiz politikalarının seyrini belirleyecek belirleyici bir zemin yaratıyor.
Finans Hattı Yorum:
Jerome Powell ve Donald Trump arasındaki bu gerilim, ABD Merkez Bankası’nın bağımsızlığı konusunda ciddi soruları beraberinde getiriyor. Başkan’ın görevdeki bir Fed başkanını doğrudan görevden alma tehdidi, benzeri görülmemiş bir durum olup, finansal piyasalarda önemli bir belirsizlik kaynağı oluşturmaktadır. Küresel ekonominin kırılgan bir dönemden geçtiği bu zamanlarda, Merkez Bankası’nın siyasi baskı altında kalması, para politikasının etkinliğini ve güvenilirliğini zedeleyebilir.
Kevin Warsh‘ın adaylığı süreci de kendi içinde önemli tartışmaları barındırıyor. Adayın muazzam serveti ve bu servetin şeffaf bir şekilde açıklanmasındaki zorluklar, Demokrat senatörlerin ciddi endişelerine yol açıyor. Özellikle teknoloji ve finans sektöründeki güçlü bağlantıları ve olası çıkar çatışmaları, sıkı bir denetimi gerektiriyor. Senato’daki onay sürecinin uzaması ve siyasi kutuplaşmanın etkisi, Warsh‘ın göreve gelmesini zorlaştırabilir.
Eğer Trump, Powell‘ı görevden alırsa, bu durumun Yüksek Mahkeme’ye taşınması neredeyse kesindir. Bu tür bir hukuki süreç, Fed’in karar alma mekanizmalarını daha da karmaşık hale getirecek ve piyasalarda öngörülemezliği artıracaktır. Uzmanların görüşleri, Trump‘ın kurumu tamamen ele geçirme potansiyelinin düşük olduğunu gösterse de, yaşanan siyasi belirsizlik, küresel piyasalar üzerindeki olumsuz etkisini sürdürecektir. Dolar endeksi ve büyük teknoloji endeksleri gibi kritik göstergelerdeki dalgalanmaların devam etmesi bekleniyor. Bu süreç, uzun vadeli makroekonomik eğilimlerin ve küresel faiz politikalarının yönünü belirlemede kilit rol oynayacaktır.












