TÜBİTAK Bi̇yoçeşitliliği Koruma Projeleri̇ne Destek Sunuyor
Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK), biyoçeşitliliğin korunması ve ekosistem değişimlerinin anlaşılmasına yönelik uluslararası araştırma projelerine 175 bin Euro’ya kadar destek sağlayacağını duyurdu. “Yeni Ekosistemler: Biyoçeşitlilik, Sosyo-Ekolojik Sonuçlar ve Gelecekteki Seyirler-BiodivFuture” başlıklı çağrı kapsamında, Avrupa Biyoçeşitlilik Ortaklığı’nın bir parçası olarak yürütülecek projelerle doğanın 2030’a kadar iyileşmesi ve 2050’ye kadar insanlarla uyum içinde yaşamasının hedeflendiği belirtildi.
Uluslararası işbirliğini teşvik eden bu önemli çağrı, biyoçeşitlilik kaybını durdurmak ve ekosistemlerin karşılaştığı zorluklara yenilikçi çözümler üretmek amacıyla hayata geçirildi. Avrupa Biyoçeşitlilik Ortaklığı’na dahil olan 40 ülkeden 81 ortağın katılımıyla, uygulamaya dönüştürülebilir bilimsel bilgilerin üretilmesi hedefleniyor.
Araştırma Konuları ve Odak Alanları
Çağrı kapsamında desteklenecek projeler, geniş bir yelpazede ekosistemleri ele alacak. Bu alanlar arasında karasal, tatlı su, deniz ve kıyı ekosistemlerindeki mevcut ve gelecekteki değişimlerin nedenleri, etkileri ve sonuçları yer alıyor. Araştırmaların temel amacı, toplumsal etki yaratacak ve karar alma mekanizmalarını destekleyecek güçlü bilimsel veriler oluşturmak.
- Yeni Ekosistemlerin İşleyişi: Bu tema altında, ekosistemlerin sosyokültürel ve sosyoekonomik dinamiklerle olan karmaşık ilişkileri incelenecek. Türlerin yok olma riskleri, devamlılıkları, iyileşme potansiyelleri ile genetik çeşitlilik ve iklim değişikliğine uyum yetenekleri gibi kritik konular araştırılacak.
- Yeni Ekosistemlere Giden Yollar: Belirsizliklerin ve değişim süreçlerinin hakim olduğu bir ortamda ekosistemlerin sürdürülebilirliğini sağlamaya odaklanan bu tema, ekosistem ve biyoçeşitlilik değişimlerinin altında yatan nedenlerin analizi, gelecek senaryolarının veri ve modellerle geliştirilmesi ve toplumun farklı gelişim yörüngelerine vereceği tepkilerin değerlendirilmesini kapsıyor.
- Yeni Ekosistemler Bağlamında Biyoçeşitlilik Faydaları: Doğa dostu dönüşüm süreçlerinde ortaya çıkan faydaların adil paylaşımını ele alan bu tema, ekosistem yönetiminin maliyet ve fayda analizlerini, alınan kararların kimleri etkilediğini ve toplulukların bilgi paylaşımı ile yönetim süreçlerine katılımını derinlemesine inceleyecek.
Bu projelerden elde edilecek bulguların, birbirine bağlı ve işlevsel ekosistemlerin korunmasına yönelik somut eylemlere zemin hazırlaması bekleniyor.
Başvuru Koşulları ve Destek Mekanizmaları
Uluslararası konsorsiyumlar, çağrıya katılan en az üç farklı ülkeden uygun ortaklar içermeli ve en az üç farklı fonlayıcı kuruluştan destek talep etmelidir. Konsorsiyumlar arasında, çağrıya katılan en az iki farklı Avrupa Birliği üyesi veya Ufuk Avrupa’ya asosiye ülkeden kuruluşun bulunması zorunludur. Türkiye’den ise üniversiteler, eğitim ve araştırma hastaneleri, araştırma altyapıları, diğer kamu kurum ve kuruluşları ile Türkiye’de yerleşik sermaye şirketleri başvuruda bulunabilecek. Uluslararası başvuruya ek olarak, Türkiye’deki ortakların TÜBİTAK’a ulusal başvuru yapması gerekmektedir.
Program kapsamında proje süreleri en fazla 36 ay ile sınırlandırılmıştır. TÜBİTAK’tan talep edilebilecek toplam katkı, proje başına 175 bin Euro’yu geçemeyecektir (kurum hissesi ve proje teşvik ikramiyesi hariç). Yürütücü kuruluş bazında üst sınırlar; üniversiteler, eğitim ve araştırma hastaneleri, araştırma altyapıları ile diğer kamu kurum ve kuruluşları için 100 bin Euro, özel kuruluşlar için ise 175 bin Euro olarak belirlenmiştir. Kabul edilen bütçeler üzerinden destek oranları; üniversiteler, eğitim ve araştırma hastaneleri, araştırma altyapıları ve diğer kamu kurum ve kuruluşları için %100, büyük ölçekli özel kuruluşlar için %60, KOBİ’ler için ise %75 olarak uygulanacaktır.
Son Başvuru Tarihleri ve Takvim
Başvuru ve değerlendirme süreci iki aşamalı olarak yürütülecektir. İlk aşama uluslararası proje önerilerinin sunulması için son tarih 10 Kasım‘dır. TÜBİTAK’a yapılacak ulusal başvurular ise 16 Kasım‘a kadar kabul edilecek, elektronik imza işlemleri ise 19 Kasım‘da tamamlanacaktır. İkinci aşamaya davet edilecek projeler için uluslararası son başvuru tarihi 16 Nisan 2027 olarak belirlenmiştir. Desteklenmesi uygun görülen projelerin Eylül 2027‘de ilan edilmesi ve çalışmaların 1 Aralık 2027 ile 1 Nisan 2028 tarihleri arasında başlaması öngörülmektedir.
Finans Hattı Yorum:
TÜBİTAK’ın biyoçeşitlilik odaklı uluslararası araştırma projelerine sağladığı bu finansal destek, Türkiye’nin küresel bilimsel çalışmalara entegrasyonunu güçlendirmesi açısından önemli bir adımdır. Bu tür projeler, ekolojik dengenin korunması ve iklim değişikliğiyle mücadele gibi küresel sorunlara çözüm üretme potansiyeli taşımaktadır. Finansal piyasalar açısından doğrudan bir etkisi olmasa da, sürdürülebilirlik ve yeşil ekonomi trendlerinin yükselişte olduğu bir dönemde, bu tür bilimsel ve çevresel projelerin desteklenmesi, uzun vadede ülkenin teknolojik ve bilimsel altyapısını güçlendirerek dolaylı yoldan ekonomik değer yaratabilir.
Bu çağrı, özellikle üniversiteler, araştırma kurumları ve bu alanlarda faaliyet gösteren özel şirketler için önemli bir fırsat sunmaktadır. Uluslararası işbirliği gerekliliği, Türk bilim insanlarının ve kurumlarının küresel ağlara erişimini kolaylaştırırken, elde edilecek bulguların ulusal politikalara ve sektör uygulamalarına entegre edilmesi, biyoçeşitlilik ve ekosistem yönetimi konusunda önemli ilerlemeler kaydedilmesini sağlayabilir. Projelerin somut sonuçlar üreterek karar mekanizmalarını desteklemesi, doğa tabanlı çözümlerin ekonomik ve sosyal faydalarını ortaya koyacaktır.
Yatırımcılar ve iş dünyası açısından bakıldığında, biyoçeşitliliğin korunması ve sürdürülebilir ekosistem yönetimi, geleceğin ekonomik modellerinde giderek daha fazla yer bulacaktır. Bu tür projeler, çevreye duyarlı teknolojiler, yeşil finansman ve döngüsel ekonomi gibi alanlarda yeni iş modellerinin ve yatırım fırsatlarının doğmasına zemin hazırlayabilir. Riskler açısından ise, proje önerilerinin uluslararası standartlarda rekabetçi olması ve beklenen sonuçların zamanında ve etkin bir şekilde elde edilmesi kritik öneme sahiptir. Başarılı projeler, Türkiye’nin sürdürülebilirlik alanındaki uluslararası görünürlüğünü artıracaktır.
















