Hanehalkı Beklenti Anketi: Gayrimenkul ve Döviz Beklentileri Öne Çıkıyor
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın Haziran 2026 Hanehalkı Beklenti Anketi, Türk vatandaşlarının yatırım tercihlerinde dikkat çekici bir değişim olduğunu ortaya koydu. Uzun süredir popülerliğini koruyan altına olan talep azalırken, gayrimenkul yatırımlarına olan ilgi belirgin bir şekilde artış gösterdi.
Ankete göre, “Elinizde yatırım yapabileceğiniz nakit olsa ne yaparsınız?” sorusuna “altın alırım” yanıtını verenlerin oranı haziran ayında bir önceki aya göre 4 puan azalarak %44,3 seviyesine geriledi. Bu durum, altının tasarruf sahipleri için cazibesini yitirmekte olduğunu ve yılın en düşük seviyelerinden birini gördüğünü gösteriyor.
Buna karşılık, “Ev, dükkan veya arsa alırım” seçeneğini işaretleyenlerin oranı ise bir ayda yaklaşık 4 puan artarak %37,1‘e ulaştı. Bu oran, yılın başındaki %31,2‘lik seviyeden önemli bir sıçramayı temsil ediyor ve gayrimenkulün son altı ayın en yüksek yatırım tercihi haline geldiğini vurguluyor. Vatandaşların döviz beklentileri de bir miktar yükselerek, 12 ay sonrası için dolar/TL kurunun ortalama 52,67 TL olacağı öngörülüyor.
Borsa İstanbul ve döviz gibi finansal araçlara yönelik ilgi ise sınırlı kaldı. Borsayı tercih edenlerin oranı sadece %2,8, döviz alacağını belirtenlerin oranı ise %2,5 olarak gerçekleşti. Vadeli mevduat ise %5,5 ile düşük bir ilgi gördü.
Konut fiyatları beklentisi ise artış yönünde. Katılımcıların %63,5‘i, gelecek yıl konut fiyatlarının bugünkünden daha yüksek seviyelerde olacağını öngörüyor ve 12 ay sonrası için konut fiyat artışı beklentisi %33,82 olarak ölçülüyor. Bu durum, gayrimenkul piyasasına yönelik olumlu bir bakış açısını pekiştiriyor.
Finans Hattı Yorum:
Türkiye’de hanehalkı tasarruf eğilimlerindeki bu değişim, makroekonomik koşullar ve enflasyonist baskıların bir yansıması olarak değerlendirilebilir. Altının geleneksel güvenli liman statüsü, reel getirisi belirsizleştiğinde ve alternatifleri güçlendiğinde sorgulanabilir hale geliyor. Gayrimenkulün, özellikle enflasyona karşı bir koruma kalkanı olarak görülmesi ve döviz kurundaki beklentilerin varlıkların değerini koruma motivasyonunu artırması, bu yönelimi destekliyor. Bu durum, emlak sektörüne olan talebi artırırken, inşaat ve gayrimenkul yatırım ortaklığı (GYO) gibi sektörlerde faaliyet gösteren şirketler için de potansiyel bir yükseliş sinyali olabilir.
Yatırımcı duyarlılığında gözlemlenen bu kayma, özellikle döviz bazlı varlıkların ve gayrimenkulün “enflasyona karşı koruyucu” niteliği algısını güçlendiriyor. Borsanın düşük ilgi görmesi, mevcut piyasa koşullarında genel bir temkinliliğe işaret ederken, kur beklentilerindeki artışın döviz bazlı varlıklara olan yönelimi sürdürebileceğini gösteriyor. Gelecek dönemde konut fiyatlarındaki beklenti artışı, konut geliştiricileri ve emlak yatırımcıları için olumlu bir görünüm çiziyor. Mevcut durumda, Canlı Döviz ve emlak piyasası verilerinin yakından takip edilmesi önem taşıyor.
Bu değişimde risk faktörleri de göz ardı edilmemeli. Özellikle faiz oranlarındaki olası değişimler ve gayrimenkul piyasasındaki arz-talep dengesi, genel konut fiyat beklentilerini etkileyebilir. Ayrıca, döviz kurundaki öngörülemeyen hareketler, hem altın hem de gayrimenkul gibi varlıkların reel değerlemesini farklı yönlerde etkileyebilir. Yatırımcıların, bu dinamiklerin bilincinde olarak, risk toleransları ve uzun vadeli hedefleri doğrultusunda bilinçli kararlar alması gerekmektedir.


















