ABD Yüksek Mahkemesi, Fed Üyesi Cook’u Görevden Alma Girişimini Engelledi
Amerika Birleşik Devletleri Yüksek Mahkemesi, Başkan Donald Trump’ın Federal Rezerv (Fed) Yönetim Kurulu Üyesi Lisa Cook’u görevden alma girişimine yönelik hukuki süreçte önemli bir karar alarak, Cook’un dava devam ederken görevinde kalabileceğini hükmetti.
Mahkeme, alt mahkemenin Cook’un görevden alınmasını engelleyen ihtiyati tedbir kararının durdurulması yönündeki hükümetin talebini 5’e karşı 4 oyla reddetti. Bu karar, Trump yönetiminin Fed içindeki bir üyeyi görevden alma çabalarını şimdilik engelledi.
Başyargıç John Roberts tarafından kaleme alınan kararda, Fed’in 111 yıllık tarihinde bir Yönetim Kurulu üyesinin ilk kez görevden alınmaya çalışıldığına dikkat çekildi. Trump, Ağustos 2025’te Cook’u “mortgage sözleşmelerinde yanlış beyanlarda bulunduğu” iddiasıyla görevden aldığını açıklamıştı. Ancak Yüksek Mahkeme, bu iddiaların doğruluğundan bağımsız olarak, Cook’a yasaların gerektirdiği bildirim ve savunma hakkının tanınmadığını belirtti.
Mahkeme, yasalardaki “haklı neden” korumasının, başkanın istediği kişiyi keyfi olarak görevden alabileceği bir istihdam modeline dönüştürülemeyeceğini vurguladı. Kararda ayrıca, Cook’a en azından iddiaların açıklanması, resmi bir yanıt yolu sunulması ve savunma için bir son tarih verilmesi gerektiği kaydedildi. Fed’in olağan siyasi süreçten uzak, bağımsız bir kurum olarak faaliyet gösterdiği ve siyasi müdahaleden korunmasının kurumun işleyişi için kritik öneme sahip olduğu belirtildi.
Bu kararla birlikte dava, iddia edilen gerekçelerin doğruluğunun incelenmesi ve haklı neden oluşturup oluşturmadığının tespiti için alt mahkemeye geri gönderildi.
Başkan Trump ise sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, kararın yalnızca “usule ilişkin gerekçelerle” alındığını belirterek, “Uygunsuz eylemlerde bulunmuş bir kişinin ABD’nin refahına dair hayati kararlar almasının önüne geçmek için derhal gerekli adımları atacağız.” dedi. Bu, Trump yönetiminin süreci farklı bir yasal zeminde devam ettirme niyetini gösteriyor.
Fed Yönetim Kurulu Üyesi Lisa Cook ise yaptığı açıklamada, davanın mortgage belgeleriyle ilgili olmadığını, faiz oranlarını Amerikan halkının yararına belirlemeye devam ettiği için siyasi baskıya boyun eğmeyi reddettiği için uydurulmuş bir gerekçeyle görevden alınma girişimi olduğunu savundu. Yüksek Mahkeme’nin kararının Fed’in bağımsızlığı ilkesini de desteklediğini belirtti.
Finans Hattı Yorum:
Bu karar, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) siyasi müdahalelerden korunması ve kurumsal bağımsızlığının sürdürülmesi açısından önemli bir dönüm noktasıdır. Başkanın bir Fed üyesini görevden alma girişiminin Yüksek Mahkeme tarafından usul eksikliği nedeniyle durdurulması, Fed’in para politikası kararlarının siyasi baskılardan uzak kalması gerektiği yönündeki piyasa beklentilerini pekiştiriyor. Bu durum, küresel ekonomik istikrar ve yatırımcı güveni açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendirilebilir. Ayrıca, bu gelişme, Canlı Döviz kurları üzerinde de dolaylı etkiler yaratma potansiyeli taşımaktadır.
Yatırımcılar açısından bakıldığında, Fed’in bağımsızlığının korunması, gelecekteki faiz oranı kararlarının daha öngörülebilir ve verilere dayalı olacağı algısını güçlendirir. Bu durum, özellikle faiz oranlarına duyarlı varlık sınıflarında (tahviller, dövizler, gelişmekte olan ülke varlıkları) sentimendini olumlu etkileyebilir. Teknik olarak, bu tür kurumsal bağımsızlık kararları, gelişmiş ülke merkez bankalarının güvenilirliğini artırarak küresel risk iştahını destekleyebilir.
Olası bir risk faktörü olarak, Trump yönetiminin bu karara karşı başka yasal yollar araması ve Fed’in bağımsızlığı ile başkanın yetkileri arasındaki gerilimin devam etmesi öne çıkabilir. Ancak mevcut kararla, Fed’in karar alma süreçlerindeki özerkliği şimdilik güvence altına alınmış görünüyor. Piyasa katılımcılarının, ABD’deki siyasi gelişmelerin yanı sıra Fed’in gelecek politikalarına ilişkin açıklamalarına odaklanmaya devam etmesi önem taşıyor.












