ABD Askeri Varlığı Irak’ta Tamamen Sona Erdi
ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinin Irak’tan çekilme kararını resmen duyurarak, Irak’taki Amerikan askeri misyonunun sona erdiğini açıkladı. Bu gelişmeyle birlikte, 2014 yılından bu yana DEAŞ’a karşı yürütülen ‘Doğal Kararlılık Harekâtı’ da tamamlanmış oldu. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), Erbil Hava Üssü’nden gerçekleştirilen düzenli ayrılıklarla birlikte operasyonun tamamlandığını bildirdi.
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da yaptığı açıklamada, Irak’taki askeri varlığın sonlandırıldığını vurgulayarak, ülkesinin bu uzun soluklu operasyondan ayrıldığını ilan etti. Trump, bu durumu “Bugün, ABD için zafer günüdür” şeklinde nitelendirerek, Amerika’nın artık eve dönme vakti geldiğini belirtti. Bu çekilme kararı, Irak’taki ABD varlığının geçmişte alınan kararlarla şekillendiğini ve artık bir sonlandırma aşamasına gelindiğini gösteriyor. Uzun yıllar süren ve Trump’ın “bataklık” olarak nitelendirdiği bu süreç, askeri ve ekonomik maliyetleri açısından da dikkat çekiyor.
ABD’nin Irak’taki DEAŞ Karşıtı Misyonu Tamamlandı
ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) tarafından yapılan açıklamada, Irak’taki Doğal Kararlılık Harekâtı’nın (Operation Inherent Resolve) sona erdiği resmen duyuruldu. Erbil Hava Üssü’nden yapılan düzenli ayrılıklarla birlikte ABD güçlerinin ve ekipmanlarının ülkeden çıkarılması tamamlandı. Pentagon da bu gelişmeyle birlikte Irak’taki yaklaşık 12 yıllık DEAŞ karşıtı askeri misyonun tamamlandığını teyit etti. Bu operasyon, DEAŞ’ın 2014 yılında Irak’ta genişlemesinin ardından başlatılmıştı.
Trump: “Tüm Teçhizatı Aldık, Yerde Bir Vidanın Bile Kalmasına İzin Vermedik”
Başkan Trump, çekilme süreci sırasında askeri ekipmanların geride bırakılmaması konusunda özel talimatlar verdiğini belirtti. Afganistan’dan çekilme sırasında bazı ekipmanların geride kaldığına atıfta bulunan Trump, Irak’tan ayrılırken kullanılan tüm teçhizatın geri alınmasını sağladığını vurguladı. Trump, “Çekilirken yerde bir vida bile varsa alın” şeklinde kesin bir talimat verdiğini ifade ederek, bu konudaki hassasiyetini dile getirdi.
Irak Savaşı’nın Maliyeti: Binlerce Şehit ve Yaralı
Donald Trump, Irak savaşının ABD için ağır bir maliyeti olduğunu da rakamlarla ortaya koydu. Irak’ta 23 yıl boyunca süren askeri varlık boyunca 4.500’den fazla Amerikan askerinin hayatını kaybettiğini ve 31.000’den fazla askerin ise yaralandığını belirtti. Trump, bu süreci Venezuela’daki çatışmalarla karşılaştırarak, Venezuela’daki müdahalenin daha kısa sürdüğünü ve ABD asker kaybı yaşanmadığını savundu.
İran ve Hürmüz Boğazı Mesajları
Konuşmasında İran’a da değinen Trump, ülkenin askeri kapasitesinin büyük ölçüde zayıflatıldığını iddia etti. Hürmüz Boğazı’nın büyük ölçüde ABD kontrolünde olduğunu ve bu bölgeden önemli miktarda petrol geçişi olduğunu öne sürdü. İran ile süren gerilimlere ilişkin ise Trump, “Bu savaşı şu veya bu şekilde hızlıca sona erdireceğiz” şeklinde bir açıklama yaptı.
Güvenlik Sorumluluğu Irak’a Devrediliyor
ABD’nin çekilmesiyle Irak’taki Doğal Kararlılık Harekâtı sona ermiş olsa da, Washington’ın Irak ile güvenlik ilişkilerinin tamamen kesilmesi beklenmiyor. Yapılan açıklamalara göre, güvenlik sorumluluğunun büyük ölçüde Irak makamlarına devredileceği ve bölgedeki ABD güçlerinin olası DEAŞ tehditlerine karşı hazırlıklı olmaya devam edeceği belirtildi. Bu durum, Irak’ın kendi güvenliğini sağlama kapasitesinin geliştirilmesi hedefini yansıtıyor.
Finans Hattı Yorum:
ABD’nin Irak’tan çekilme kararı, küresel jeopolitik dengeler ve Ortadoğu’daki güvenlik mimarisi üzerinde önemli etkilere sahip olacaktır. Bölgedeki güç boşluğunun nasıl doldurulacağı, yerel aktörlerin ve diğer bölgesel güçlerin bu durumdan nasıl etkileneceği yakından izlenmelidir. İran’ın bölgedeki konumu ve etkisinin artıp artmayacağı, ayrıca terör örgütlerinin yeniden güçlenmesi riskleri gibi konular, önümüzdeki dönemde piyasalar üzerinde belirsizlik yaratabilir. Canlı döviz kurlarında yaşanabilecek dalgalanmalar ve emtia fiyatlarındaki değişimler, bu jeopolitik gelişmelerin ekonomik yansımaları olarak takip edilecektir.
Bu tür büyük ölçekli askeri çekilmeler, genellikle ilgili ülkelerin savunma harcamalarında ve uluslararası askeri iş birliklerinde değişikliklere yol açabilir. ABD’nin stratejik önceliklerini yeniden gözden geçirmesi, savunma sanayii üzerindeki baskıları ve teknoloji yatırımlarını etkileyebilir. Küresel tedarik zincirleri üzerindeki potansiyel riskler ve enerji güvenliği konuları da bu bağlamda önem kazanmaktadır. Altın ve petrol gibi emtia fiyatları, jeopolitik risk primindeki değişimlere duyarlı hale gelebilir.
Yatırımcılar açısından bakıldığında, bu tür gelişmeler küresel risk iştahını etkileyebilir. Güvenli liman varlıklarına olan talep artarken, riskli varlıklarda satış baskısı görülebilir. Ortadoğu’daki mevcut istikrarsızlık ve belirsizlik ortamının devam etmesi, küresel ekonomiye yönelik genel bir endişe kaynağı olmaya devam edecektir. Bu nedenle, makroekonomik göstergelerdeki değişimler ve bölgesel gelişmelerin yakından takibi, yatırım stratejilerinin oluşturulmasında kritik rol oynayacaktır.
















