USD45,04
%0.19
EURO52,85
%0.28
GBP61,02
%0.43
BIST14.409,07
%0.51
Petrol105,90
%0.79
GR. ALTIN6.815,04
%0.53
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Lefkoşa
Gazimağusa
Girne
Güzelyurt
İskele
Pristina
25 Nisan 2026, Cts
  1. Haberler
  2. EKONOMİ
  3. Araştırma: İklim krizinde bireysel aksiyon alma isteği azalıyor

Araştırma: İklim krizinde bireysel aksiyon alma isteği azalıyor

Ipsos’un 31 ülkede yaptığı 2026 araştırması, iklim kriziyle mücadelede bireysel sorumluluk hissinin azalarak kurumlara yöneldiğini ortaya koydu.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İklim Krizinde Bireysel Harekete Geçme İsteği Azalıyor: Ipsos Araştırması

Ipsos tarafından 31 ülkede gerçekleştirilen ve iklim krizinin bireyler üzerindeki etkilerini inceleyen “İnsanlar ve İklim Değişikliği 2026” araştırması, küresel ısınmanın gündemindeki yerini ve halkın bu konudaki tutumunu gözler önüne seriyor. Son dört yılın en sıcak üç yıl olduğu bir dönemde yapılan araştırmanın sonuçları, bireylerin iklim değişikliğine karşı harekete geçme isteğinde belirgin bir düşüş olduğunu ortaya koyuyor.

Bireysel Sorumluluk Algısındaki Değişim

Araştırmaya yaşları 16-74 arasında değişen ve aralarında Türkiye‘nin de bulunduğu 31 ülkeden yaklaşık 24 bin kişi katıldı. Gelecek nesilleri korumak adına bireylerin harekete geçmesi gerektiğine inananların oranı, 2022’deki yüzde 72‘den 2026’da yüzde 61‘e geriledi. Bu 11 puanlık düşüş, insanların iklim kriziyle mücadeledeki rollerini algılama biçimlerinde istikrarlı bir değişim yaşandığını gösteriyor. Katılımcıların yüzde 75‘i iklim değişikliğine karşı savunmasız hissettiğini belirtse de, araştırmalar iklim değişikliğinin bireylerin öncelikli kaygıları arasında üst sıralarda yer almadığını gösteriyor. ‘Dünyayı Ne Endişelendiriyor 2026’ araştırmasında iklim değişikliği, enflasyon, suç oranları ve işsizlik gibi konuların ardından 11. sırada yer alıyor.

Kurumsal Beklentiler ve Ekonomik Baskılar

Bireysel çabanın yeterli olmayacağına dair inancın azalmasıyla birlikte, beklentiler kurumlara yönelmiş durumda. 2026 araştırmasına göre, katılımcıların yüzde 65‘i iklim değişikliğiyle mücadelede hükümetlerin öncelikli sorumlu olması gerektiğini düşünüyor. Ancak, katılımcıların yalnızca yüzde 30‘u hükümetlerinin net bir planı olduğuna inanırken, yüzde 32‘si bu konuda bir planın olmadığı görüşünde. Ülkeleri iklim eylemi konusunda lider olarak görenlerin oranı ise sadece yüzde 27.

Şirketlere yönelik beklentiler de oldukça yüksek. Küresel olarak katılımcıların yüzde 57‘si, şirketlerin bu konuda acil harekete geçmemesi halinde müşterilerine ve çalışanlarına karşı sorumluluklarını yerine getirmemiş olacağını düşünüyor.

Araştırmanın öne çıkan bir diğer önemli bulgusu ise bireylerin üzerindeki ekonomik baskı. Katılımcıların yüzde 74‘ü artan enerji fiyatlarından endişe duyduğunu belirtiyor. Bu bağlamda, yüzde 50‘si sera gazı emisyonları artsa bile enerji fiyatlarını düşük tutmanın öncelikli olması gerektiğini savunurken, yüzde 55‘i ise daha fazla enerji bağımsızlığı sağlamak adına daha yüksek maliyetleri desteklemeye razı.

Günlük Alışkanlıklara Yansıyan İklim Politikaları

Ekonomik kaygıların yanı sıra, iklim kriziyle mücadele desteği de sürüyor. Ulaşım konusunda, daha temiz seçeneklere yönelmenin önemi genel kabul görse de, katılımcıların yalnızca yüzde 47‘si elektrikli araç kullanımının kendilerine cazip geldiğini ifade ediyor.

Umutsuzluğa Karşı Kalan Şans

Harekete geçmek için çok geç kaldığını düşünenlerin oranı ise umutsuz bir tablo çizmiyor. Katılımcıların yaklaşık yüzde 50‘si iklim krizinin kontrolden çıkmadığını ve alınabilecek aksiyonlar olduğunu düşünüyor. Ancak, yüzde 25‘lik bir kesim ise artık yapabilecek hiçbir şeyin kalmadığına inanıyor.

Gelir durumuna göre yapılan ülke kırılımları ise farklılıklar gösteriyor. Orta gelirli ülkelerde yaşayanların yüzde 71‘i daha fazla adım atılması gerektiğini düşünürken, yüksek gelirli ülkelerde bu oran yüzde 53‘te kalıyor. Ancak, iklim değişikliğinin nedenleri açısından bakıldığında yüksek gelirli ülkelerin daha fazla sorumluluk taşıması gerektiği vurgulanıyor.

Ipsos Türkiye Değerlendirmesi

Ipsos Türkiye CCO’su Yasemin Özen Gürelli, araştırmanın sonuçlarını değerlendirerek, iklim kriziyle mücadelede toplumsal psikoloji ve beklentilerde bir değişim yaşandığına dikkat çekti. Gürelli, “Araştırmanın en çarpıcı çıktısı net; bireyler artık iklim krizinin yükünü tek başlarına değil şirketlere ve hükümetlerle birlikte taşımak gerektiğini düşünüyor. 2021 ile 2026 yılları arasındaki verileri karşılaştırdığımızda, araştırmaya dahil edilen 26 ülkenin tamamında ‘bireylerin hemen harekete geçmesi gerektiğine’ inananların oranında ciddi bir düşüş görüyoruz,” dedi. Küresel ortalamada bu oran yüzde 61 seviyesinde olsa da, Polonya‘da yüzde 29, Almanya‘da ise yüzde 21‘lik sert düşüşler yaşandığını belirtti. Türkiye’de ise “Bireyler şimdi harekete geçmezse gelecek nesillere karşı sorumluluğumuzu yerine getirmemiş oluruz” diyenlerin oranının son beş yılda yüzde 17 azalarak yüzde 64‘e gerilediğini ekledi. Gürelli, bu durumun insanların iklim krizini önemsemediği anlamına gelmediğini, aksine bireysel çabaların devasa kriz karşısında yetersiz kaldığı hissine kapıldıklarını gösterdiğini vurguladı.


Finans Hattı Yorum:

Ipsos’un “İnsanlar ve İklim Değişikliği 2026” araştırması, iklim kriziyle mücadelede bireysel sorumluluk algısının dönüşümüne ışık tutuyor. Araştırmanın ortaya koyduğu en önemli bulgu, bireylerin artık yükü tek başına taşımak istemediği ve beklentilerini hükümetler ile şirketlere yönlendirdiği yönünde. Bu durum, küresel ölçekte yaşanan ekonomik dalgalanmalar ve artan yaşam maliyetlerinin de etkisiyle, bireylerin iklim eylemine katılım motivasyonunda düşüşe neden oluyor.

Özellikle ekonomik önceliklerin öne çıktığı bu dönemde, bireylerin enerji fiyatları gibi somut maliyetler karşısında iklim hedeflerini erteleme eğiliminde olması dikkat çekici. Yüksek gelirli ülkelerde daha düşük katılım oranları görülmesi de, bu konunun sosyoekonomik statü ile ilişkili olduğunu gösteriyor.

Bu dönüşüm, şirketler ve hükümetler için yeni bir stratejik yaklaşım gerektiriyor. Bireylerin desteğini yeniden kazanmak için, sadece çevresel kaygıları değil, aynı zamanda ekonomik gerçekleri de göz önünde bulunduran kapsamlı ve şeffaf politikalar geliştirmek büyük önem taşıyor. Şirketlerin sürdürülebilirlik çabalarını daha görünür kılmaları ve toplumsal fayda odaklı adımlar atmaları, bireylerin güvenini yeniden inşa etmelerine yardımcı olabilir. Hükümetlerin ise net eylem planları oluşturması ve bu planları halkla etkili bir şekilde paylaşması, kararlılığın artmasına katkı sağlayacaktır. Gelecek nesillerin refahı için atılacak adımların, ekonomik gerçeklerle uyumlu ve toplumsal beklentileri karşılar nitelikte olması, bu küresel mücadelenin başarısı için kritik öneme sahiptir.

Araştırma: İklim krizinde bireysel aksiyon alma isteği azalıyor
0
Sorumluluk Reddi Beyanı:

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, yatırım ve kalkınma bankaları ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde ve yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihleri dikkate alınarak kişiye özel sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler ise genel niteliktedir. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Gerek bu yayındaki, gerekse bu yayında kullanılan kaynaklardaki hata ve eksikliklerden ve bu yayındaki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların ve/veya ilgili kişilerin uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan, kâr yoksunluğundan, manevi zararlardan ve her ne şekil ve surette olursa olsun üçüncü kişilerin uğrayabileceği her türlü zararlardan dolayı FinanHatti.Com sorumlu tutulamaz.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Finans ve İş Dünyası ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

FinAI ile Sohbet

FinAI ile Sohbet

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir