Küresel Piyasalarda Gergin Bekleyiş: ABD Verisi Gözleri Kapatıyor
Küresel piyasalar, ABD’den gelecek kritik istihdam verileri öncesinde haftanın son işlem gününde dalgalı bir seyir izledi. Asya borsalarında satış baskısı görülürken, döviz ve tahvil piyasalarındaki sert hareketlilik yatırımcıların iştahını kaçırdı. Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmelerin etkisiyle petrol fiyatları ise yüksek seyrini korudu.
Haftanın son işlem gününe girilirken, küresel yatırımcıların odağı ABD’de açıklanacak Tarım Dışı İstihdam verisi oldu. Bu önemli veri öncesinde, tahvil piyasalarında görülen sert dalgalanmalar dikkat çekti. Gösterge niteliğindeki 10 yıllık ABD Hazine tahvil getirileri, son çeyreğin en büyük artışını kaydetmesinin ardından %5,25 seviyesinde dengelendi. Bu durum, küresel faiz beklentilerindeki belirsizliği artırdı.
Avrupa cephesinde ise Fransa’ya ilişkin mali endişeler, Fransa ve Almanya devlet tahvili getirileri arasındaki farkı 140 baz puanın üzerine taşıyarak 2012’den bu yana en geniş seviyesine çıkardı. Bu gelişme, Avrupa borsalarında satış baskısı oluştururken, euro dolar karşısında 1,1215 seviyesine kadar geriledi.
Asya-Pasifik Piyasalarında Satış Baskısı
Asya-Pasifik piyasaları genelinde satış ağırlıklı bir seyir hakimdi. MSCI’ın Japonya dışındaki en geniş Asya-Pasifik hisse senedi endeksi %0,5’lik bir düşüş kaydederken, Japonya’nın Nikkei endeksi %0,7 oranında geriledi. Çin ana karasındaki piyasalar ise resmi tatil nedeniyle kapalı kalmaya devam etti.
Gözler şimdi günün ilerleyen saatlerinde açıklanacak olan ABD tarım dışı istihdam rakamlarına çevrilmiş durumda. Ekonomistlerin beklentisi, Eylül ayı için 90.000 yeni iş artışı yönünde. İstihdam oranının ise %4,1 seviyesinde sabit kalması öngörülüyor. Son açıklanan ISM imalat sanayi anketindeki maliyet baskısı sinyallerinin ardından, saatlik kazançlardaki değişim de yakından takip edilecek. Piyasa beklentilerine göre, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) Ekim ayındaki toplantısında faiz artırma olasılığı %25 civarında fiyatlanıyor.
Petrol Fiyatları Yüksek Seviyede Tutunuyor
Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimlerin artması, küresel petrol piyasalarında tansiyonu yükseltmeye devam ediyor. ABD’nin bölgeye ek asker ve uçak gemileri göndermesi, Çin’in petrol ürünleri ihracatını askıya alma sinyalleriyle birleşince, küresel yakıt arzına ilişkin endişeler arttı. Bu durum, petrol fiyatlarını destekleyen ana faktör oldu.
Brent ham petrol vadeli işlemleri 102 dolar seviyesinin üzerinde işlem görürken, ABD hafif ham petrolü (WTI) varil başına 92,84 dolardan alıcı buldu. Bu seviyeler, küresel ekonomik aktivite üzerindeki potansiyel baskıyı ve enflasyonist riskleri de gündemde tutuyor. Yatırımcılar, hem gelişmeleri yakından takip ederken hem de canlı döviz kurlarındaki hareketliliği gözlemliyor.
Finans Hattı Yorum:
ABD istihdam verisinin açıklanacak olması, küresel piyasalarda kısa vadede bir belirsizlik ve volatilite ortamı yaratabilir. Verinin beklentilerden güçlü gelmesi, Fed’in faiz artırım döngüsünü uzatabileceği endişelerini pekiştirerek riskli varlıklarda satışları tetikleyebilir. Tersine, zayıf bir veri, küresel likidite ve faiz beklentileri açısından daha olumlu bir senaryo çizebilir, ancak bu durum aynı zamanda küresel ekonomik büyüme endişelerini de ön plana çıkarabilir.
Jeopolitik gelişmelerin petrol fiyatları üzerindeki etkisi devam ederken, enerji maliyetlerinin enflasyonist baskıları ne ölçüde artıracağı yakından izlenmelidir. Orta Doğu’daki tansiyonun düşmemesi, enerji arz güvenliği endişelerini canlı tutarak petrol fiyatlarının mevcut seviyelerinden daha da yükselme potansiyelini barındırıyor. Bu durum, hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ekonomilerde enflasyonist baskıları artırarak merkez bankalarının politika kararlarını zorlaştırabilir.
Yatırımcıların bu dönemde temkinli bir duruş sergilemesi ve küresel makroekonomik gelişmeleri, özellikle ABD istihdam verisini ve jeopolitik riskleri yakından takip etmesi önemlidir. Döviz kurlarındaki dalgalanmalar ve tahvil getirilerindeki hareketlilik, risk iştahını belirlemede kritik rol oynayacaktır. Sektörel bazda, enerji ve savunma gibi jeopolitik gelişmelerden doğrudan etkilenen alanlar ön plana çıkabilir.
















