Borsa İstanbul’da “Savaş Belirsizliği” Satışları Derinleştiriyor: BİST100 Pivot Seviyesinin Altında
ABD-İran hattındaki iyimserliğin yerini tırmanan gerilime bırakmasıyla endeks bu hafta toplam 213 puan değer kaybetti.
Borsa İstanbul BİST100 endeksi, küresel jeopolitik risklerin gölgesinde haftalık bazda negatif seyrini sürdürüyor. Geçtiğimiz işlem gününü 109 puanlık düşüşle kapatan endeks, bu hafta genelinde toplam 213 puan gerileyerek yatırımcıların risk iştahındaki sert daralmayı tescilledi. Geçtiğimiz hafta ABD ve İran arasındaki görüşmelere dair oluşan iyimser havanın kısa süreli kalması ve bu hafta gerilimin yeniden tırmanması, piyasalarda belirsizlik ortamını tetikleyerek panik satışlarına neden oldu.
Yeni işlem gününde teknik açıdan 14.455 seviyesi pivot (denge) noktası olarak takip edilecek. Endeksin bu seviyenin altında kalması satış baskısını artırırken, aşağı yönde 14.295 – 14.215 ve 14.055 seviyeleri kritik destekler olarak öne çıkıyor. Yukarı yönlü olası tepki alımlarında ise 14.535 – 14.695 ve 14.775 direnç bölgeleri izlenecek. Dolar bazında ise piyasa, 324,5 direnci ile 319,1 desteği arasında yön arayışını sürdürüyor. Hisse bazlı hareketlerde; KTLEV, TUKAS ve EREGL gibi kağıtlar teknik göstergelere göre “aşırı alım” bölgesindeki dirençli duruşlarıyla ayrışırken; SOKM, TAVHL ve ECILC gibi hisseler “aşırı satım” bölgesinde tepki alımı bekleyen kağıtlar arasında yer alıyor.
Finans Hattı Yorum:
Borsa İstanbul’daki mevcut tablo, finans piyasalarının en sevmediği olgu olan “belirsizlik” kavramının tam bir yansımasıdır. Geçtiğimiz hafta “ateşkes” fısıltılarıyla 14.500 üzerine tırmanan endeks, bu hafta manşetlerin yeniden “askeri hareketlilik” ve “abluka” retoriğine dönmesiyle bu kazanımlarını hızla geri verdi. Finansal açıdan bakıldığında; endeksin 14.455 pivot seviyesinin altına sarkması, kısa vadeli teknik görünümün “sat” sinyaline döndüğünü ve piyasa yapıcıların hafta sonu riskini şimdiden minimize etmeye çalıştığını gösteriyor.
Analizimizdeki en çarpıcı detay, işlem hacmi dağılımıdır. Bankacılık ve havacılık gibi endeks lokomotiflerindeki (GARAN, YKBNK, THYAO) işlem hacminin düşmesi, büyük fonların “bekle ve gör” moduna geçtiğini; buna karşın EREGL ve GLRMK gibi emtia ve sanayi odaklı kağıtlarda hacmin canlı kalması, yatırımcıların jeopolitik risklere karşı “reel varlık” korumasına geçtiğini kanıtlıyor. Özellikle TAVHL gibi ulaştırma hisselerinin “aşırı satım” bölgesine girmesi, artan petrol fiyatları ve savaşın hava sahası üzerindeki tehdidinin doğrudan fiyatlandığını gösteriyor.
Finans Hattı olarak öngörümüz; ABD-İran arasındaki diplomatik trafikten somut bir “çerçeve anlaşma” haberi gelmedikçe, endeksteki bu volatilitenin (oynaklık) ve aşağı yönlü baskının devam edeceği yönündedir. Yatırımcıların bu süreçte 14.055 ana desteğini bir “son kale” olarak izlemeleri, bu seviyenin kırılması durumunda ise nakit oranlarını artırmaları sağlıklı bir risk yönetimi olacaktır. Piyasada şu an rasyonel bilançolardan ziyade, askeri ve diplomatik manşetler fiyatlanmaktadır; bu da teknik analizden ziyade “haber takibi” odaklı bir piyasa atmosferi yaratmaktadır.











