TCMB Anketi: Ekim’de Altın Yatırımları Zirveye Taşıdı
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından Ekim 2026 dönemini kapsayan Hanehalkı Beklenti Anketi’nin sonuçları, vatandaşların yatırım tercihlerindeki önemli bir değişimi ortaya koydu. Ankete katılanların büyük çoğunluğu, yatırım araçları arasında ilk sıraya altını yerleştirirken, gayrimenkul ve döviz gibi geleneksel yatırım araçları da ilgi görmeye devam etti. Bu eğilim, makroekonomik belirsizliklerin ve enflasyonist baskının yatırımcı davranışları üzerindeki etkisini bir kez daha gözler önüne serdi.
Anket verilerine göre, hanehalkının ‘altın alırım’ yönündeki eğilimi, bir önceki aya kıyasla 0,3 puanlık bir artışla %43,3‘e ulaştı. Bu rakam, altın fonlarının ve fiziki altının, bireysel yatırımcılar nezdindeki cazibesini koruduğunu gösteriyor. Altının, yüksek enflasyon ortamlarında bir ‘güvenli liman’ olarak algılanması, bu tercihin temel nedenlerinden biri olarak öne çıkıyor.
Öte yandan, ‘ev, dükkân, arsa gibi gayrimenkul alırım’ diyenlerin oranı ise 2 puanlık bir artışla %35,6 seviyesine yükseldi. Gayrimenkul, uzun vadeli bir yatırım aracı olmasının yanı sıra, enflasyona karşı bir koruma kalkanı olarak görülmeye devam ediyor. Ancak, bu oranın artışında, konut fiyatlarındaki artış beklentilerinin de etkili olduğu düşünülüyor.
Enflasyon Beklentilerinde Düşüş Eğilimi Sürüyor
TCMB’nin aynı anketine göre, hanehalkının 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentisi, bir önceki aya kıyasla 1,85 puanlık önemli bir düşüşle %43,75‘e geriledi. Bu düşüş, enflasyonla mücadelede atılan adımların ve ekonomik politikalara yönelik beklentilerin bir yansıması olarak yorumlanabilir. Ancak, bu seviyenin hala yüksek olması, enflasyonla mücadelede sürecin devam ettiğini ve fiyat istikrarının sağlanmasının kritik önem taşıdığını gösteriyor.
7-15 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen ve 3.152 hanehalkının katıldığı anketin sonuçları, genel ekonomik gidişata dair önemli ipuçları sunuyor. Katılımcıların birden fazla seçenek işaretleyebilme imkanı, yatırım tercihlerinin çeşitliliğini daha iyi anlamamıza olanak tanıyor.
Hanehalkının Fiyat Artışı Beklentileri: Enerji ve Gıda Başrolde
Son bir yılda fiyatları en çok artan ve gelecek 12 ayda da artması beklenen ürün ve hizmet grupları arasında yakıt ve enerji ile gıda ürünleri başı çekiyor. Katılımcıların %38,9‘u, son bir yılda yakıt ve enerji fiyatlarındaki artışın en belirgin olduğunu belirtti. Bu oran, bir önceki aya göre 2,7 puanlık bir artış gösteriyor. Gıda fiyatlarındaki artış beklentisi de hanehalkı üzerinde önemli bir baskı unsuru olmaya devam ediyor.
Konut ve Dolar Kuru Beklentileri
Gelecek 12 ay sonunda konut fiyatlarındaki artış beklentisi bir önceki aya göre 0,33 puan azalarak %30,36 olarak kaydedildi. Bu hafif düşüş, konut piyasasında bir miktar ılımlılaşma sinyali olarak değerlendirilebilir. Öte yandan, hanehalkının 12 ay sonrası ABD doları kuru beklentisi ise 0,96 lira artarak 56,86 TL seviyesine yükseldi. Bu durum, döviz kurundaki oynaklığa karşı devam eden hassasiyeti ve beklentileri yansıtıyor.
Hanehalkının yatırım tercihlerindeki bu değişimler, genel ekonomik konjonktür, enflasyonist ortam ve döviz kurlarındaki hareketlilik gibi faktörlerin birleşimiyle şekilleniyor. Altının güvenli liman olarak öne çıkması, mevcut ekonomik belirsizlik ortamında yatırımcıların riskten kaçınma eğilimini güçlendirdiğini gösteriyor. Gayrimenkuldeki artış eğilimi ise, uzun vadeli değer saklama aracı olarak algılanmasından kaynaklanıyor. Enflasyon beklentilerindeki kısmi düşüş olumlu bir gelişme olsa da, hala yüksek seviyelerde seyretmesi, fiyat istikrarına yönelik çabaların sürdürülmesi gerektiğini vurguluyor. Yatırımcıların, bu verileri dikkate alarak güncel şirket haberleri ve piyasa analizlerini takip etmeleri önem taşıyor.
Finans Hattı Yorum:
TCMB’nin açıkladığı son hanehalkı beklenti anketi, yatırım tercihlerindeki eğilimleri net bir şekilde ortaya koyuyor. Altının ilk sırada yer alması, mevcut ekonomik koşullarda vatandaşların enflasyona karşı korunma ve birikimlerini güvence altına alma çabasının bir göstergesidir. Gayrimenkulün de popüler bir yatırım aracı olmaya devam etmesi, uzun vadeli güven ve değer saklama beklentisini yansıtmaktadır. Enflasyon beklentilerindeki kısmi düşüş, atılan sıkılaşma adımlarının bir nebze olsun karşılık bulduğunu gösterse de, hedeflenen seviyelerden hala uzak olması, sürecin hassasiyetini koruduğunu belirtiyor.
Altın ve gayrimenkul gibi reel varlıklara yönelimin artması, dövizdeki beklentilerin yüksek seyretmesiyle birleşince, yerel para birimine olan güvenin henüz tam olarak tesis edilemediği endişelerini güçlendiriyor. Yakıt ve gıda gibi temel ihtiyaç kalemlerindeki fiyat artışı beklentilerinin yüksekliği, hanehalkı bütçeleri üzerindeki baskının sürdüğünü gösteriyor. Bu durum, tüketici harcamaları ve genel ekonomik büyüme üzerinde de dolaylı etkilere sahip olabilir.
Gelecek dönemde para politikasının seyri, enflasyonla mücadelede atılacak ek adımlar ve küresel ekonomik gelişmeler, hanehalkının yatırım tercihlerini şekillendirmeye devam edecektir. Altının cazibesini koruması, döviz kurlarındaki olası sert hareketlere karşı bir sigorta olarak görülmesinden kaynaklanmaktadır. Ancak, bu durumun aynı zamanda risk iştahının düşük olduğunu ve yatırımcıların belirsizliklerden kaçınma eğiliminde olduğunu da göstermektedir. Bu noktada, canlı döviz kurlarındaki seyrin ve TCMB’nin gelecekteki politika adımlarının yakından takibi büyük önem taşıyacaktır.
















